’35 bin zeytini ya kesin ya taşıyın’ denilen İkizköylüler soluğu Danıştay ’da aldı

'35 bin zeytini ya kesin ya taşıyın' denilen İkizköylüler soluğu Danıştay ’da aldı

Muğla ’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy sınırları içerisinde yaklaşık 790 dönümlük zeytinlik ve ormanlık alanda Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri için maden ocağı açılmasını 240 gündür engelleyen ve nöbet tutan İkizköylüler, bugün gönüllü avukatları Arif Ali Cangı öncülüğünde 1 Mart 2022 tarihinde çıkarılan ve zeytin arazilerinde maden ocağı açılabileceğinin önünü açan yönetmeliğin iptalini ve yürütmenin durdurulması için Danıştay ’da dava açtı.

“BİLİRKİŞİNİN KEŞİF YAPACAĞI GÜN YASAYI DEĞİŞTİRDİLER”

Avukat Arif Ali Cangı yaptığı açıklamada 1 Mart 2022 Salı gününe Resmi Gazete ’de yayınlanan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ’le uyandıklarını belirterek, şunları söyledi:

* Oysa o sabah tek telaşımız, Akbelen Ormanında kömür madeni işletilmesine izin veren Tarım ve Orman Bakanı imzalı kararın iptali için açtığımız davada tekrar edilen bilirkişi keşfi olmalıydı.

* Akbelen Ormanı davasının bilirkişi keşif gününe ‘denk gelen ’ yönetmelik değişikliği,  Akbelen Ormanı içindeki ve çevresindeki zeytinliklerin de kömür madenine dahil edilebilmesinin yolunu açıyor.

* Akbelen Ormanı çevresinde, 2017 yılında hukuksuz biçimde kamulaştırıldığı halde İkizköylülerin Zeytincilik Kanununu dayanak göstererek kesilmesini engellediği 215 dönüm zeytinlik alanda binlerce zeytin ağacı var.

“3 GÜNDE 35 BİN ZEYTİNİ YA KESİN YA TAŞIYIN DEDİLER”

Yönetmeliğin yayınlanmasından hemen sonra, 7 Mart ’ta Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ (YK Enerji) yetkilileri İkizköy muhtarı aracılığı ile köylülerden 215 dönümlük zeytinlik alan içinde kalan zeytin ağaçlarını taşımalarını ya da kesmelerini istendiğini belirten Avukat Cangı, şu ifadeleri kullandı:

* Bunun için 3 günleri olduğu köylülere iletildi. 105 İkizköylü, zeytin mevzuatının uygulanmasından sorumlu mülki idare olan Kaymakamlığa dilekçe ile başvurarak, yeni yayınlanan yönetmeliğin hukuka aykırı olduğu ve uygulamasının yapılmaması gerektiğini belirtmiş; kamulaştırılmış alandaki zeytinlerin korunmasını talep etmişti. İkizköylüler dilekçelerini toplu olarak doğrudan Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ’ye elden vermişti.

* Ayrıca Akbelen Ormanı ’nda planlanan maden sahasını çevreleyen ve İkizköy, Karacahisar ve Çamköy mahalleleri sınırları içinde kalan 1354 dönümlük alanda tahmini olarak 35 bin civarında zeytin ağacı bulunuyor. Yöre halkı için zeytin ve zeytinyağı üreticiliği temel bir gelir getirici tarımsal faaliyet.

* Bu zeytinlikleri satın almak için kömür madenini işleten Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ (%50 LİMAK-%50 IC İÇTAŞ ortaklığı) tam 3 yıldır İkizköylülere noter ihtarnameleri ile kamulaştırma tehdidi savuruyor. Bu tehditlere boyun eğmeyen İkizköylüler, tam 3 yıldır zeytinliklerini kömürcü şirkete satmıyor.

“DAVAMIZI AÇTIK ZEYTİN İÇİN ADALET BEKLİYORUZ”

Avukat Arif Ali Cangı dava ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

* Kızılçamları, zeytinleri, meşeleri ve diğer ağaçları, börtü böceği ile 238 günden bu yana Akbelen Ormanını koruyoruz. Orman işletmesinden, YK Enerji ’den, yangından koruduk. Tarım ve Orman Bakanlığı ’nın Akbelen Ormanını linyit kömür ocağı için YK Enerji ’ye verdiği günden beri mücadelemiz sürüyor.

* Yaşam alanlarını koruma sorumluluğu taşıyan  yurttaşlar olarak, Anayasadan doğan haklarımıza  dayanarak dava yoluyla, demokratik  tepkilerimizle, yanlışın önüne dikilerek Akbelen Ormanını bu güne kadar koruduk, korumakta kararlıyız.

* Keşiften sonra bir hafta geçmeden, yasa dışı yönetmelik değişikliğinin mürekkebi kurumadan, hukuka aykırı şekilde kamulaştırılan alanlardaki zeytin ağaçları için YK Enerji; ‘zeytinleri kesin, taşıyın yoksa biz keseceğiz ’ diye İkizköylüleri tehdit etti. Buna karşılık, kesmeyiz, sökmeyiz, kestirmeyiz, söktürmeyiz dedik ve Milas Kaymakamını göreve çağırdık.

* Bugün de Derneğimiz olan Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği  (KARDOK) ile zeytinci köylülerimizle zeytinlerin idam fermanı olan yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açtık. Şimdi, zeytinlerimize kimsenin dokunmaması için Danıştay 8. Dairesi ’nin 2022/1904 Esasına kaydedilen dosyamızdan yürütmeyi durdurma kararı verilmesini bekliyoruz.

Mertcan Avcı ’nın iddianamesi geri iade edildi

Mertcan Avcı ’nın iddianamesi geri iade edildi

14 Şubat ’ta görülen celsede karar açıklanması beklenirken, Pınar Gültekin ’in aile avukatı Dr. Rezan Epözdemir tarafından katil zanlısı Cemal Metin Avcı ’nın kardeşi Mertcan Avcı ’nın da cinayete iştirak ettiği gerekçesi ile Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine karar 11 Nisan ’da yapılacak duruşmaya ertelenmişti.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan suç duyurusu sonrası Mertcan Avcı ’nın Pınar Gültekin ’in öldürüldüğü saatte olay yerinde bulunduğunun Adli Tıp raporları ile sabit olduğunu belirterek Mertcan Avcı hakkında ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirakten ’ ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırladı ve iddianameyi Muğla 3 ’üncü Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.

İddianameyi inceleyen Muğla 3 ’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Mertcan Avcı hakkında hazırlanan iddianameyi Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına iade etti. İade gerekçesi olarak ‘Ölüm zamanının tespitine yönelik adli tıptan rapor alınması, ortaya çıkan yeni delilleri mevcut iddianame ile ilişkilendirilmesi ’ istendi.

“EKSİKLİKLER TAMAMLANIP TEKRAR GÖNDERİLECEK”

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı iade edilen iddianame ile ilgili itirazını yaparken, ölüm zamanı ile ilgili Adli Tıp raporunun zaten mevcut olduğunu, dokuların yandığı için ve maktulün diri diri yakıldığını, yeni delillerin de kovuşturma aşamasında çıkan adli tıp raporlarında maktul Pınar Gültekin ’in diri diri yakıldığının anlatıldığı, sanık Mertcan Avcı ’nın da olay yerinde olduğu için ölüm üzerinde ortak hakimiyet kurduğu cinayete iştirakten cezalandırılmasını gerekçe gösterdi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamenin geri gönderilmesine itirazı üzerine konu Muğla 1 ’inci Ağır Ceza Mahkemesinde çözülecek. Pınar Gültekin ’in aile avukatı Dr. Rezan Epözdemir, “Bu durumu Muğla 1 ’inci Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirecek. Yerleşik yargı uygulamalarında çok olağan bir durum değil. Artık nihai olarak Muğla 1 ’inci Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kabul ve reddedecek. Eğer kabul ederse iddianame kabul edilmiş olacak ve yargılama 3 ’üncü Ağır Ceza ’da reddederse ve varsa iddianamede eksiklikler tamamlanıp tekrar gönderilecek” dedi. (İHA)

Adnan Menderes Havalimanı’nda ‘taksi ihalesi’ tartışması

Adnan Menderes Havalimanı'nda 'taksi ihalesi' tartışması

İzmir Adnan Menderes Havalimanı ’nda bu yıl Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) tarafından taksi taşımacılığı ihalesi yapıldı. İhaleye İzmir Taksi Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi ile İzmir ’de 37 yıldır İzmir ’de havalimanı taşımacılığını yapan İzmir Sivil Havalimanı Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi girdi. İhaleyi 10 bin 10 lira teklif veren İzmir Taksi Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi kazandı.

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı ve aynı zamanda İzmir Sivil Havalimanı Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı da olan Celil Anık, havalimanında taşımacılık yapan taksi sahiplerinden araç başına alınan masraflarla birlikte aylık 1700 liranın, ihaleyi kazanan yeni kooperatifle birlikte 10 bin 500 liraya çıktığını söyledi.

Kooperatif üyeleriyle birlikte basın açıklaması yapan Anık, “Buraya ithal olarak gelen kooperatif, eksik evrakları olmasına rağmen ihaleye girdi. Bu kooperatif sadece 5 evrakla gelip ihaleye katıldı. Firmanın sorumluluğu olmadığı gibi üzerine kayıtlı arabası bile yok. DHMİ ve bakanlığa güveniyorum” dedi. Sözleşmelerinin hiçbir gerekçe gösterilmeden feshedildiğini savunan Anık, gerekli itirazları yaptıklarının da altını çizdi.

“ARADA 500 LİRA FARK VAR”

İhaleyi kazanan İzmir Taksi Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi ’nin Başkanı Yılmaz Sarıtaş ise Anık ’ın iddialarını yanıtladı. Anık ’ın teklif ettiği ücretle aralarında 500 liralık bir fark olduğunu söyleyen Sarıtaş, “Kooperatifimiz 3 yıl önce kuruldu ve Muğla ’da faaliyet gösterdi. Ancak kanunlarda da belirtiği gibi kooperatiflerin başka bir ile nakli mümkün. İhalede karşı taraf itiraz etti ancak evraklar incelendikten sonra yasal eksiklik olmadığından ihaleye devam edildi. Zaten açık ihale yapıldı. Celil bey 9 bin 510 lira teklif verirken, biz de 10 bin 10 lira teklif ettik ve ihale bizde kaldı. Bir gün sonra Anık ile görüştük. Kendisi bu bedelin çok olduğunu söyledi. Biz de 9 bin 500 ile 10 bin arasında bir fark olmadığını söyledik. Hatta mevcut çalışanların çalışmaya devam edebileceklerini de belirttik” dedi.

“TAKSİCİLERDEN MADDİ TALEBİMİZ YOK”

Sarıtaş, “Burada 37 yıldır hizmet eden bir kooperatif vardı. Bunu şöyle düşünmek lazım. Bir kiracı 10 sene aynı evde oturursa kirası da piyasanın altında kalacaktır. 4 ay önce DHMİ tarafından karşı tarafın sözleşmesi bu sebeple iptal edilmiş. Kira çok düşük kalmış. Ancak İzmir Sivil Havalimanı Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi bu sözleşme feshini kimseye bildirmemiş. Bildirmiş olsalar belki de başka şoför arkadaşlar da bu ihaleye girebilirdi. Oradaki rantın İzmir ’deki taksicilere dağıtılmasını istiyoruz. Herhangi bir maddi talebimiz yok. Sadece devlete ödeyeceğimiz toplam 10 bin 500 lira karşılığında hizmet edebilecekler. Biz ihaleyi 10 bin 10 liraya aldık. Diğer giderlerle beraber 10 bin 500 liraya tekabül ediyor. Bu kiranın da normal olduğunu düşünüyoruz. Türkiye ’nin 3 ’üncü büyük şehrindeyiz, turizm şehrindeyiz ve bu havalimanına yılda 15 milyon kişi geliyor. 120 aracın hizmet vermesi bile zor. Kooperatif olarak eskiye göre daha şeffaf, kurallara uygun ve etiğe uygun olacağız. Eskiden orada iş yapmış kooperatif başkanı ve üyeler oraya başkasının girmesini istemiyor” diye konuştu. (DHA)

CHP’li Sarıbal: AKP, ‘ölmez ağacı’ zeytini öldürmek istiyor

CHP'li Sarıbal: AKP, 'ölmez ağacı' zeytini öldürmek istiyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Mecliste yaptığı basın toplantısında, elektrik üretimi için zeytinlik alanlarında arama yapma imkanı tanıyan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Maden Yönetmeliği ’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“AKP YASAYI ÇİĞNİYOR”

Sarıbal, AKP ’nin iktidara geldiği günden itibaren, yasal koruma altındaki zeytinlik alanları maden aramalarına açmak istediğini belirterek, “8 defa getirdikleri değişiklikler kabul edilmeyen AKP, şimdi yönetmelikle yasayı çiğneyerek bunu hayata geçirmek istiyor. Bu yönetmelik geri çekilmelidir. Yönetmelikler yasaya aykırı olamaz” dedi.

“ZEYTİN, DOĞANIN BİZE BİR ARMAĞANI”

Zeytinin doğanın bize armağanı olduğunu, zeytin meyvesinin ve yağının sağlık için çok değerli gıda ürünü olduğunu ifade eden Sarıbal, “Onun içindir ki Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ülkemizde zeytinciliğin gelişmesi için büyük çabalar gösterildi. Bunun sonucu olarak da 1939 yılında Zeytincilik Yasası olarak bilinen yasanın tam adı ’26/1/1939 tarih ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ’ çıkarıldı. Kısacası Zeytincilik Yasası olarak bilinen bu yasa ile hem zeytin üretimi teşvik edilirken hem de mevcut alanların korunmasını yasa güvencesine alınıyor” ifadelerini kullandı.

“YASAYA AYKIRI YÖNETMELİK OLMAZ”

Sarıbal, AKP ’nin iktidara geldiği günden beri tarım alanlarını, denizleri, gölleri, nehirleri, doğal ve tarihi SİT alanlarını ranta açtığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

* AKP ’nin iktidara geldiği günden beri değiştirmek istediği yasalardan biri de 1939 yılında çıkarılan Zeytin Yasası. Yasa ile korunan zeytinlik alanlarını talan etmek üzere tam 9 defa girişimde bulundu AKP.

* 2003, 2006, 2008, 2009, 2010, 2013, 2014 ve 2017 ’de olmak üzere 8 defa değişiklik önerisi getiren AKP ’nin talepleri ya TBMM ’den ya da yargıdan döndü. Ama Tek Adam Keyfi Yönetimine geçildikten sonra şimdi 9. kez Zeytin Yasası yönetmelikle delinmek isteniyor. AKP, ‘Ölmez Ağacı ’ zeytini öldürmek istiyor. Oysa yönetmelikler yasalara aykırı olamaz.

“ÜÇ YÜZ-BİN YAŞINDAKİ ZEYTİN AĞAÇLARINI NEREYE TAŞIYACAKSINIZ”

Getirilen yönetmelikle maden firmalarına tahrip ettiği zeytinlik alanları rehabilite etme şartı getirdiğini de hatırlatan Sarıbal, “Kamu yararı denilerek yok edilecek olan zeytinliklerin kamuoyundan tepki göreceğini bildikleri için söz konusu yönetmeliğe bir de tahrip edilen alanların ‘rehabilite ’ edileceği söyleniyor. Öncelikle şunu belirtmek gerekir, zeytin, çıkarılacak madenden çok daha değerli bir üründür. Kamu yararı aranacaksa zeytin korunarak kamu yararı sağlanır. 100 yaşında, 200 yaşında, 300 yaşında hatta bin yaşında zeytin ağaçlarını nasıl, nereye taşıyacaksınız?” diye sordu.

“AMAÇ YANDAŞA KÖMÜR SAĞLAMAK”

Pandemi ve savaş koşullarında gıda fiyatlarının arttığı bir dönemde, bütün dünyanın tarımsal üretime yöneldiği bir dönemde getirilen bu kararın akılla açıklanamayacağını belirten Sarıbal, “Son yaşadığımız kriz bize gösterdi ki eğer bir ülkede ekmek yoksa o ülke bağımsız değildir. Biz ne yapıyoruz? Tarıma dair ne varsa yok ediyoruz. Amaç bellidir. Muğla Akbelen bölgesinde bir yandaş müteahhitte yaptırılacak bir termik santral için kömür sağlamaya dönük bir düzenlemedir. Bu yönetmelikle hızlıca, daha yargı karar vermeden o bölgede katliam yapmak istenmektedir. Elbette halk izin vermeyecek” diye konuştu.

“4 MİLYAR DOLARLIK ZEYTİN ÜRÜNÜ İHRACATI YAPTIK”

Zeytin ürünlerinin önemli bir ihracat kalemi olduğuna da vurgu yapan Sarıbal, “2003 yılından bugüne kadar 4 milyar 700 milyon dolarlık zeytin ürünü ihracatı yaptık. Siz aklınızı peynirle mi yediniz? Daha ne istiyorsunuz? O ağaçlar kesilir mi? Tam tersi yasaların öngördüğü gibi bu alanları korumalı ve büyütmelisiniz” dedi.

“YARGI DUR DEMİŞTİ, YİNE DİYECEK”

Benzer bir girişimin daha önce Manisa ’nın Soma ilçesinde yaşandığını ve yargının buna dur dediğini hatırlatan Sarıbal, “2013-2015 ’te Manisa ’nın Soma İlçesi ’ne bağlı Yırca Mahallesi ’nde yapılmak istenen termik santrali için Zeytin Yasası ’na (3573 Sayılı Yasa) dayanılarak çıkarılan Yönetmelik ’te yapılan değişiklikle tıpkı 1 Mart 2022 tarihinde çıkarılan yönetmelik gibi zeytinlikler ‘kamu yararı ’ aranmak koşuluyla maden ve yenilenebilir enerji projelerine açılmak istenmişti. Çevre örgütleri yönetmeliği dava etti ve Danıştay bu kararı iptal etti. Bu yönetmelik de yine yargıdan dönecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Resmi Gazete’de yayımlanan karar isyan ettirdi! Çadır nöbeti başlattılar

Resmi Gazete'de yayımlanan karar isyan ettirdi! Çadır nöbeti başlattılar

Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ’nın zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin yönetmeliğine tepkiler dinmiyor.

Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Muğla illeri başta olmak üzere bir çok kentte düzenlenen eylem ve etkinliklerle yönetmeliğin iptali istendi.

image small

AYÇEP ’in Atatürk Kent Meydanı ’nda düzenlediği etkinliğe Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay, CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, çevre derneklerinin temsilcileri, zeytinlik alanlarını korumak isteyen zeytin üreticileri ve yasaya karşı çıkan çok sayıda vatandaş katıldı.

image small

“KARARIN BİZİM İÇİN KARŞILIĞI YOK”

Alınan kararların mantığını anlamakta güçlük çektiklerini söyleyen AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili, şunları söyledi;

*Ölmez ağaç zeytin tükenmez bir mirastır. Bu miras oligarşik bir grubun doğayı, çevreyi ve zeytini tüketerek hızlıca para kazanabilmeleri için feda edilmek isteniyor.

*Her şeyin sahibi olduğunu düşünenler SİT alanlarını yok etmeyi ve korunan alanları bir rant alanına dönüştürmeyi amaçlayanların çıkardığı yönetmelik Anayasa ve Yasalara aykırıdır.

*Hukuksuz değişikler sonucunda üreticilerin ellerinde ne ekilebilecek alan ne de üretecek takat kalacak. Toplum bu süreçte, maden sahalarının yayacağı kirlilikle zehirlenecek.

*Sadece Aydın ’da değil tüm Türkiye ’de yükselen ses bu tehlikenin farkında olmamızdandır. Nefes alınmaz sonuçlar doğuracak bu kararların derhal geri çekilmesini istiyoruz. Hem zeytincilik ile ilgili, hem de SİT alanları ile ilgili yönetmelik derhal iptal edilmelidir.

*Zeytin karası kömürden daha değerlidir. Sit alanları ranta peşkeş çekilemeyecek kadar değerlidir.

image small

“ANAYASAL HAKLARI İÇİN DİRENİYORLAR”

Vatandaşların anayasal haklarını kullandıklarını belirten Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay ise, şunları söyledi;

*Zeytin üreticileri emek verdikleri, atalarından kalan zeytin ağaçlarının rant için yok olmasını istemiyorlar, tüm amaçları bu. Bu toplantının hiçbir siyasi amacı yok. Bu toplantı sermayeye, üretime karşı değil.

*Bu toplantı zeytin ağaçlarının yok olmasını istemeyen emekçilerin direnişi. Olayı hiç kimse hiçbir yere saptırmasın. Bu insanlar zeytin ağaçlarıyla yıllarca yaşamlarını sürdürdüler, çocuklarını okuttular, evlendirdiler, torun sahibi oldular.

*Yaşamlarını zeytinden elde ettikleri gelirle sürdürüyorlar. Elbette ki anayasal haklarıyla direneceklerdir.

ZEYTİN NÖBETİ BAŞLADI

“Doğanın ve kentin talanına hayır”, “Temiz hava su toprak olmazsa yaşam olmaz” gibi çevreci mesajlar taşıyan pankartların açıldığı gösteride “Havama, suyuma, zeytinime dokunma”, “Aydın uyuma zeytinine sahip çık” sloganları atıldı. Yasaya karşı çıkan vatandaşlar kent meydanına kurdukları çadırla zeytin nöbeti tutmaya başladı.

Mertcan Avcı’nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Mertcan Avcı'nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020 ’de kayboldu. Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin ’i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti.

Avcı ’nın gösterdiği yerde bulunan varilde, Gültekin ’in kısmen yanmış cesedine ulaşıldı. Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı çıkarıldığı mahkemece ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek adam öldürmek ’ suçundan tutuklandı.

Avcı ’nın kardeşi Mertcan Avcı ’nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüpheliler hakkında dava açıldı.

Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021 ’deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi. Pınar Gültekin ’in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, sanık Cemal Metin Avcı ’nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eski eşi Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan ’ın da ‘delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme ’ suçunu işlediğini iddia ederek şikayetçi oldu.

Muğla Cumhuriyet Savcılığı, 2 Ekim 2020 ’de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Avukat Epözdemir ise karara itiraz etti. Muğla Sulh Ceza Hakimliği de itirazın kesin olarak reddine hükmetti.

HER İKİ DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ

Avukatı Rezan Epözdemir, Muğla Sulh Ceza Hakimliği ’nin verdiği kesin kararın Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ’na başvurdu.

Başsavcılık, kararı bozarak 4 şüpheli hakkında iddianame hazırlanmasına karar verdi. Savcılık, şüpheliler Selim Avcı, Ayten Avcı, Eda Karagün ile Şükrü Gökhan Orhan ’ın kasten adam öldürme sonrasındaki zaman diliminde, olay mahalline birlikte gidip, suç delillerini yok ederek, gizlediklerine dair haklarında yeterli şüphe bulunduğuna kanaat getirerek ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, ilerleyen süreçte, her iki dosyanın birleştirilmesine karar verdi.

Geçen yıl 27 Eylül ’de görülen 6 ’ncı duruşmada, cinayetten sonra olay yerine giderek delilleri gizlemeye çalıştıkları iddia edilen sanığın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan ’ın da savunmaları alındı. Şüphelilerin tamamı savunmalarında, suçlamaları reddetti.

SAVCI 9 ’UNCU DURUŞMADA MÜTALAASINI VERDİ

Davanın 24 Ocak günü görülen 9 ’uncu duruşmasında savcı mütalaasını açıkladı. Savcı Pınar Gültekin ’in hayattayken yangına maruz kaldığının oy birliği ile kabul edildiğini belirterek, Cemal Metin Avcı ’nın ‘canavarca hisle öldürme ’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Mertcan Avcı ’nın da ‘suç delillerini gizleme ve değiştirme eyleminde bulunması ’ suçundan cezalandırılmasını, Cemal Metin Avcı ’nın eski eşi Eda Karagün, iş ortağı Şükrü Gökhan Orhan, annesi Ayten ve babası Selim Avcı ’nın da ‘suç delillerini yok etmek ve gizlemek ’ suçundan cezalandırılmasını istedi.

Duruşmaya SEGBİS sistemi ile bağlanan sanık Cemal Metin Avcı ise mütalaayı kabul etmediğini söyledi. Mahkeme heyeti, ara kararında Cemal Metin Avcı ’nın tutukluluk hali ile Mertcan Avcı ’nın adli kontrol şartının uygulamasının devamına; Ayten Avcı, Mertcan Avcı, Şükrü Orhan ve Eda Karagül ’ün toplanan delillerin yeterli olması nedeniyle sonraki duruşmaya katılmamalarına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, adli kontrol şartıyla daha önce serbest bırakılan Mertcan Avcı ’nın tutuklanması amacıyla bir kez daha savcılığa başvurdu. Mertcan Avcı 21 Şubat tarihinde avukatıyla birlikte Muğla Adliyesi ’ne giderek Muğla Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği ’nde verdiği ifadenin ardından ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirakten tutuklandı.

“AVCI ’NIN AVUKATI TUTUKLANMA KARARINA İTİRAZI REDDEDİLDİ”

Avcı ’nın avukatı Mert Kürüm, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi ’ne dilekçe vererek tutuklama kararına itirazda bulundu. İtiraz dilekçesi üzerine mahkeme, Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliği ’nin tutuklama kararını yerinde görerek, suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli deliller, (Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu ’nun kararı) Pınar Gültekin ’in kesin ölüm zamanının tespitinin mümkün olmaması, hayattayken yangına maruz kalmış olabileceğine dair mütalaa, HTS kayıtları, savunmalar, olay yerinden eve saat 20.00 sıralarında gelmesi, Pınar ’ın içinde bulunduğu varilin o saat itibarıyla yanıyor olması, Cemal Metin Avcı ’nın ayrıldıktan sonra da Mertcan ’ın olay yerinde yaklaşık bir saat tek başına kalması ve suç alanında hakimiyetinin bulunması, suça kanunda öngörülen ceza miktarı gözetildiğinde kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz, tutuklama tedbirininse ölçülü kalacağı hususları bir arada gözetilerek tutuklamaya itirazın reddine karar verildi. DHA

Cemal Metin Avcı’nın kardeşine müebbet hapis talebi

Cemal Metin Avcı'nın kardeşine müebbet hapis talebi

Pınar Gültekin ’in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir ’in itirazı üzerine suç delilerini gizleyip, yok ettiği iddiasıyla tutuksuz yargılanırken, ağabeyi Cemal Metin Avcı ’ya cinayeti işlemesinde yardım ettiği yönünde kuvvetli suç şüphesi olduğu gerekçesiyle ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmeye iştirak ’ suçundan 21 Şubat tarihinde tutuklanan kardeşi Mertcan Avcı hakkındaki iddianame tamamlandı.

Muğla Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün tarafından hazırlanan iddianamede, Cemal Metin Avcı ’nın 16 Temmuz 2020 günü bağ evine getirdiği Pınar Gültekin ’i darbederek düşürüp, önce elleriyle boğazını sıktığı, sonra da boğazına halat dolayıp sıkıştırarak etkisiz hale getirdikten sonra bir demir varilin içerisine koyup, akaryakıt istasyonundan aldığı benzini üzerine döküp yakmaya başladığı anlatıldı.

İddianamede, Mertcan Avcı ’nın ifadesine göre saat 19.00 sıralarında ağabeyinin telefonla WhatsApp üzerinden kendisini arayıp olay yerine çağırdığı, olay yerine geldiği saatlerde varildeki yangının devam ettiği, mevcut verilerle Pınar ’ın henüz hayattayken yangına maruz kaldığı ve ölüm zamanı bilinemediğinden, Mertcan Avcı ’nın olay yerine gelip varildeki yangını gördüğü zaman diliminde Pınar ’ın hayatta olup olmadığının kesin biçimde tespitinin mümkün olmadığına dikkat çekildi.

İddianamede, Mertcan Avcı ’nın olay yerinde Cemal Metin Avcı ayrıldıktan sonra 1- 1,5 saat kadar tek başına kaldığı süre boyunca varilde ne yakıldığını görmediğine ve bununla hiç ilgilenmediğine, ağabeyinin bozulmuş kokoreçleri yaktığına dair sözlerine inandığını, bunu hiç sorgulamadığına dair savunmasının inandırıcı bulunmadığına, Pınar ’ın yakıldığı varili ne şekilde ve nerede görüp görmediğine dair 1 Ekim 2020 tarihinde polisteki ve aynı tarihte Sulh Ceza Hakimliği sorgusundaki beyanları ile sonraki aşamalarda alınan savunmalarındaki beyanlarının birbirleri ile çeliştiğine yer verildi.

Pınar ’ın konulduğu varil içerisinde yakıldığı sırada olay yerine geldiği ve hatta Cemal Metin Avcı ’nın ayrılması ile kendi beyanına göre 1- 1,5 saat boyunca burada tek başına kalarak olay yerini ve maktulün yakıldığı varili bu süre zarfında hakimiyeti altına alan şüpheli Mertcan Avcı ’nın yangını önleyecek, sonlandıracak veya ağabeyini engelleyecek hiçbir eylemde bulunmayarak suçun icrai hareketlerine katılmak suretiyle, bu andan itibaren Cemal Metin Avcı ’nın ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme ’ suçuna iştirak ettiğine dair hakkında atılı suçtan kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğine yer verildi.

İddianamede, Mertcan Avcı hakkında Pınar Gültekin ’i ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmeye iştirak ’ suçuna iştirakten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istendi.

Avukat Rezan Epözdemir, “Mertcan Avcı ’nın olay gününde orada olduğu HTS kayıtlarında mevcut. Cinayete iştirak ettiği ortada. Hukuki sürecin takipçisi olmasaydık ve mevcut süreci kabullenseydik dava 1 kişi üzerinden kapanmış olacaktı. Hak arama özgürlüğümüzü sürdüreceğiz. Yaşanılan gelişmeler, bizim başından beri ileri sürdüğümüz iddiaların ne kadar haklı olduğunu göstermiş oldu” dedi. (DHA)

Akbelen Ormanı’ndaki bilirkişi keşfi eylem ve protestoya dönüştü

Akbelen Ormanı'ndaki bilirkişi keşfi eylem ve protestoya dönüştü

Muğla ’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy ’deki Akbelen Ormanı ile zeytinlik alanların Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür sağlamak için maden ocağı haline getirilmek istenmesi nedeniyle çevreciler ve köylülerin Muğla 1. İdare Mahkemesi ’nde açtıkları Maden Ruhsatı İptal Davası ’nın bilirkişi keşfi bugün yapıldı.

Muğla ’nın Bodrum, Milas, Yatağan, Marmaris ile İzmir, Çanakkale ve Aydın ’dan gelen çevrecilerin de pankartlar açarak İkizköylülere destek verdiği keşif, eylem ve protestoya dönüştü. ‘Akbelen Ormanlarını vermeyeceğiz ’, ‘Akbelen için adalet ’, ‘yaşam alanlarımız müştereklerimizdir ’, ‘zeytin için adalet ’ ve ‘Muğla cennet kalsın ’ pankartları açan çevreci ve köylülerden oluşan yaklaşık 300 kişilik grup, yağan yağmura rağmen zeytinlik arazilerin madenlere açılmasını da protesto etti. Eyleme Mandalya Çevre Platformu, Bodrum Yurttaş İnsiyatifi, Milas Kent Konseyi üyeleri ile siyasi parti temsilcileri de destek verdi.

“AKBELEN ORMANINDA MADEN AÇILIRSA SU KAYNAKLARI KURUYACAK”

Bilirkişi keşfi sonrası, İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün Akbelen Ormanı ’nda maden ocağı açılmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı ’nın vermiş olduğu iznin iptal davasında ikinci kez keşfe gittik. Daha önceki keşifte hakarete uğramıştık, yok sayılmıştık. İtirazlarımız üzerine keşif tekrar edildi. Şuan ki işletilen maden sahasının alanı ne hale getirdiğini gösterdik bilirkişi heyetine. Ayrıca, Akbelen Ormanı ’nın altından geçen su kaynaklarının çıktığı su kuyularını gösterdik ki bu su kuyuları Bodrum ’un, Güllük ’ün, havaalanının ve bölgenin suyunu sağlayan kaynaklar. Şayet Akbelen Ormanı ’nda maden açılırsa, bu su kaynaklarının kuruması ya da kirlenmesi riski var. O nedenle bilirkişilerden özellikle bu konuya dikkat etmelerini istedik.”

“AKBELEN ORMANLARINI VERMEYECEĞİZ YAŞAMI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bölgedeki zeytin arazilerinin de madenciliğe açıldığını belirten Cangı, “Bu sabah Zeytincilikle ilgili olarak Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği ’nde bir değişiklik yapıldı. Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılmasına Dair Kanunun 20. Maddesine aykırı olarak zeytinlikler madenciliğe açıldı. Sanki bizim keşfimizi bekler gibi ya da keşfimize müdahale edercesine böyle bir yönetmelik değişikliği oldu. Ancak sabahtan beri “Akbelen Ormanı için Adalet”,” Zeytin için adalet” sloganları çınlıyor burada. Bugünkü keşfimiz aynı zamanda zeytinliklerin madenciliğe feda edilmemesi için yapılan mücadelenin bir simgesi olacak. Bu kitle ve yaşamı savunan, destekleyen tüm yaşam savunucuları Akbelen Ormanı ’nı vermeyecekler, zeytinlikleri vermeyecekler. Yaşamı savunmaya devam edecekler” ifadelerini kullandı.

“TOPRAKLARIMIZDAN, DOĞAMIZDAN, HAYVANLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ”

İkizköy Kardok Derneği Başkanı Nejla Işık ise keşfi şöyle değerlendirdi:

* Bugün İkizköylüler için, Akbelen Ormanı için önemli bir gündü. Sabahtan bu yana buradayız. Akbelen Ormanı İkizköylüler için niçin önemli bunu anlattık hakime, bilirkişilere. Buranın akciğerimiz olduğunu, en başta temiz havamız olduğunu anlattık.

* Buradan sularımızın, kuyularımızın nasıl beslendiğini anlattık. Buradan geçimimizi nasıl sağladığımızı anlattık. Keçilerimizi, koyunlarımızı, hayvanlarımızı, en önemlisi zeytinlerimizi anlattık. Zeytin şifadır dedik.

* Kömür öldürür, zeytin yaşatır dedik. İstediğimiz her şeyi elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce anlattık. Akbelen Ormanı ’ndan da, İkizköy ’ün topraklarından da vazgeçmiyoruz.

“BİZİM AÇIMIZDAN GÜZEL BİR KEŞİF OLDU”

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa ise konunun sağlık boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

* Neşeliyiz. Bugün Akbelen Ormanı ’nın kömür madenciliğine feda edilmemesi için açtığımız davanın keşfi bizim açımızdan güzel bir keşif oldu. Halk sağlığı açısından Akbelen Ormanı ’nın ne denli önemli olduğunu anlatmaya çalıştık.

* Akbelen Ormanı ’nın korunmasıyla buradaki hava kalitesinin nasıl iyi olacağını, kömüre feda edilirse madencilik faaliyetleri nedeniyle havanın, toprağın, suyun nasıl kirleneceğini ve bunların da insan sağlığı açısından, diğer yaşam öğeleri açısından nasıl riskler doğuracağını mahkeme heyetine anlatmaya çalıştık.

Yaklaşık 4 saat süren eylem ve bilirkişi incelemesinin ardından çevreciler ve köylüler ayrıldı.

Meteoroloji uyardı! İstanbul ve birçok ile kar geliyor

Meteoroloji uyardı! İstanbul ve birçok ile kar geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hava durumu tahmin raporunu sosyal medyadan duyurdu. 28 Şubat-6 Mart tarihleriyle ilgili tahminde şu ifadeler yer aldı;

“Hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak ülkemiz genelinde azalacağı ve genellikle mevsim normalleri civarında seyredeceği, Salı gününden itibaren iç ve batı kesimlerde mevsim normalleri altına düşeceği tahmin ediliyor.”

Resim

Öte yandan Meteoroloji birçok bölgeye de uyarılarda bulundu. Marmara ve Ege ’yle ilgili uyarıda şu ifadelere yer verildi;

* Marmara ’nın batısı (Edirne, Kırklareli ve Çanakkale ile Tekirdağ ve Balıkesir ’in batısı) ve İzmir il geneli ile Manisa ’nın kuzey ve batısında yerel kuvvetli (21-50 kg/m2) olması bekleniyor. Yağışların, gece yarısından sonra Edirne ve Kırklareli ’nin kuzey ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde olacağı tahmin ediliyor.

* Meydana gelebilecek ani sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

KUVVETLİ YAĞIŞ

Pazartesi günü ilk saatlerden itibaren Antalya ’nın doğusu, Muğla ve Isparta çevreleri ile Burdur ’un doğusunda görülecek sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışların yerel olarak kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli (30-75 kg/metrekare) olması beklendiğinden su baskını, yıldırım, dolu yağışı, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

SARI UYARI VERİLDİ

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü Burdur için sarı uyarıda bulundu. Sağanak yağış beklendiği belirtilen uyarıda, “Sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlarının yerel olarak kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması beklendiğinden su baskını, yıldırım, dolu yağışı ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” ifadeleri yer aldı.

İSTANBUL ’A KAR GELİYOR

2 Mart Çarşamba günü İstanbul ’da karla karışık ve kar yağışlı havanın gün boyu etkili olması bekleniyor. Havanın 3 Mart Perşembe günü ise yağmurlu olması tahmin ediliyor.

Türkiye’de Rusya protestoları sürüyor

Türkiye'de Rusya protestoları sürüyor

Muğla ’nın Marmaris ilçesinde yaşayan Ukraynalılar ile Marmarisliler savaş karşıtı gösteri yaptı. Atatürk Meydanı ’ndaki protesto etkinliğine Ukraynalılar ve onların Türk yakınlarından oluşan yüzlerce kişi katıldı.

image small

Katılımcılar, savaş, Rusya ve Putin karşıtı, barış yanlısı pankartlar taşıdı. Ukrayna Kültür ve Dayanışma Derneği ’nin Marmaris Temsilcisi Olena Topçu etkinlikte bir konuşma yaptı.

image small

SİZİ UKRAYNA ’YI DESTEKLEMEYE ÇAĞIRIYORUZ

Ukrayna Kültür ve Dayanışma Derneği ’nin Marmaris Temsilcisi Olena Topçu etkinlikte savaş karşıtı sözleriyle birlikte şunları söyledi:

*Biz Türkiye ’deki Ukrayna toplulukları, tüm ülkelerin liderlerine ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Sizi Ukrayna ’yı desteklemeye çağırıyoruz. Ukrayna, Türkiye gibi demokratik ilke ve değerlere dayanmaktadır. Ukrayna, Türkiye gibi barışçıl bir ülkedir, hiçbir zaman yabancı topraklara tecavüz etmemiştir.

*Ancak, kendi topraklarını ve devletini cesurca savunmak amacındadır. Türk dostlarımıza ve Türk Cumhurbaşkanına siyasi, askeri ve manevi destekleri için teşekkür ederiz. Türkiye ’deki Ukraynalılar adına sivil nüfusunu, egemenliğini ve topraklarını koruma mücadelesinde Ukrayna ’yı içtenlikle desteklemenizi talep ediyoruz.”

image small

Yaklaşık yarım saat süren eylem boyunca katılımcılar sık sık savaş karşıtı, barış yanlısı sloganlar attıktan sonra sessizce dağıldı.

image small

RUS KONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE TOPLANDILAR

Antalya ’da bir grup Ukrayna vatandaşı ise, Muratpaşa ilçesinde bulunan Rus konsolosluğu önünde eylem düzenledi.

Sayfa 1 of 21 2
  • Akbatı Escort Bayan

    ögretmenimle ilk anal

    Tarafından AÇIK 06 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    ögretmenimle ilk anal Slm arkadaslar bu anımı yozgattan yazıyorum ben 32 yasında yakısıklı oldukca karızmalı bır erkeım bu anım bun dan 2 ay once gerceklestı yozgatta ısmını vermek ıstemedım bı okulda bır oretmen dıkkatımı cektı. Kısa bı arastırma yaptım yanlız yasıyodu bunla tanısmalıydım yanına vardım meraba dedım buyurun dedı usta ben kıvırmayı sewmem harbı cok […]

  • 'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    Tarafından AÇIK 13 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ’nin 7- 8 Şubat 2022 tarihlerinde Londra ’da bankacı ve yatırımcıların üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmesini değerlendirdi. Öztrak, ziyaretin ardındaki sebep için dış finansman ihtiyacına işaret etti. “25 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VAR” Konuyla ilgili sosyal medya hesabından […]

  • Tesettürlü Escort

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim Ben normalde işim gereği ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir ilde yaşıyorum. Bu yaşadığım yerde çok uzak olduğundan mecburen senede bir defa ailemin yanına geliyor ve onları görüyorum. Geldiğim zaman bütün kardeşlerim ve özellikle de ailem beni gördüğü için çok sevinir ve çok mutlu olur. Şimdi ben geldiğim zaman bütün yeğenlerim […]

  • Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Tarafından AÇIK 21 Mart 2022 - 0 Yorumlar

    Cinsel birlikteliği bir türlü yaşayamayan çiftlerin gözden kaçırdığı ve aslında çokta basit sebepleri bulunmaktadır. Biraz durup düşündüğünüzde eşinizle bir türlü birliktelik yaşayamamanızın sebebini bulacaksınız. İşte onlardan bazıları. Zamansızlık Özellikle çocuğu olan çiftlerin zamansızlıktan yakındığı sıklıkla olan bir durumdur. Gün boyu iş yerinde çalıştıktan sonra eve gelip çocuklarla ve ev işleri ile ilgilendikten sonra bir anda saatin geç olduğunu ve artık uyumanız gerektiğini […]

  • Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Tarafından AÇIK 26 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Ermeni güçlerin, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin yaptığı soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı şehrinde 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk toplam 613 Azerbaycanlı yaşamını yitirdi. Tarihin en kara lekelerinden olan ve Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyan bu acıyı, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Mammadov İhlas Havadis Ajansı’na […]