Adnan Oktar davasında yeni gelişme

Adnan Oktar davasında yeni gelişme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin Adnan Oktar ’ın da aralarında bulunduğu 215 sanığa beraatten 9 bin 803 ’er yıl hapse kadar değişen oranlarda verdiği kararı inceledi.

Daire, yerel mahkemenin açılmamış davalar hakkında hüküm kurduğunu ve bu hükmün de hukuka aykırılık hallerinden kabul edildiğini kararında kaydetti. Daire, nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan davada soruşturması devam eden bir kısım etkin pişmanlık gösteren sanıkların bu dava ile birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden karar oluşturulduğunu incelemesinde ifade etti.

MÜŞTEKİLERİN ŞİKAYETİ ALINMADAN KARAR VERİLDİ

Bazı müştekilerin duruşmaya davet edilerek şikayetlerinin sorulması gerektiğini belirten daire, yerel mahkemenin mağdurların yokluğunda davaya devam edilerek hüküm kurduğunu vurguladı.

İstinaf, aynı suçun müşterek faili olduğu iddiasıyla dava açılan ve İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi ’nde görüldüğü anlaşılan dosyanın birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğunun da gözetilmediğini kararında belirtti.

HATALI DEĞERLENDİRME KURULDU

Bazı sanıklar hakkında uzlaşma prosedürü uygulanmadan karar verildiği kaydedilirken örgüt üyeliği, örgüt yöneticiliği, siyasi ve askeri casusluk, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, FETÖ örgütüne yardım gibi diğer suçlar yönünden eksik kovuşturma ile hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulması nedeniyle verilen kararı usulden bozdu.

ADNAN OKTAR ’IN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

İstinaf, bozma kararıyla birlikte tutuklulukta geçirdikleri süreyi dikkate alarak 68 sanığın tahliyesine karar verdi. İstinaf Adnan Oktar, Alev Babuna, Aylin Atmaca, Ayşegül Hüma Babuna, Bora Yıldız, Hakan Kurtul, Halil Hilmi Müftüoğlu, İbrahim Tuncer, Mehmet Noyan Orcan, Mert Sucu, Merve Büyükbayrak, Oğuzhan Sevinç, Sinem Hacer Tezyapar, Tarkan Yavaş, Ulviye Didem Ürer ve Yeliz Aksoy ’un aralarında bulunduğu 16 sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.

DOSYA YENİDEN GÖRÜLECEK

İstinaf, dosyayı usulü eksikliklerin giderilmesi için yeniden İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi ’ne gönderdi. (DHA)

15 Temmuz’a ilişkin davada karar

15 Temmuz'a ilişkin davada karar

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 15 Temmuz darbe girişimi esnasında 9 eski subayın görevlendirildiği Maltepe 2 ’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı ’nda yaşananlara ilişkin Yargıtay ’ın bozma kararının ardından yeniden görülen dava karara bağlandı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada bazı tutuklu sanıklar ile avukatları hazır bulunurken, bazı tutuklu sanıklar SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.

“TELEFONUMDA BULUNAN PROGRAMLARI SİLMEDİM, ÇÜNKÜ SUÇLU DEĞİLİM”

Duruşmada esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan tutuklu sanık Necati Soner Sutmak, şunları söyledi:

* Askere elindeki silah gücünü kesinlikle kullandırtmadım. Emrim altındaki askerlere ‘Yaralansanız bile halka ateş etmeyecek, silah kullanmayacaksınız ’ dedim. Hatta tanık er Veysel Ateş bile ifadesinde bunu doğrulamıştır. Vatandaşı sakinleştirmek, sükunete erdirmek, darbe teşebbüsüne engel olmaya yönelik eylemlerdir. Her şey bir kenara halkımızla hareket ettiğimizden ötürü tek bir kişi bile hakkımda şikayetçi olmamıştır.

* 19 Temmuz Salı gününe kadar normal mesaime devam ettim, kaçmadım. Telefonumda bulunan programları silmedim, çünkü suçlu değilim. Darbecilerle herhangi bir ilişkim yoktur. İddia makamı o geceki yüzlerce eylemimin sadece ikisi alınmış ve cımbızla çekilmiştir.

* Halbuki diğer eylemlerimle bir bütün olarak bakılsaydı hepsinin darbe teşebbüsünü engellemeye yönelik eylemler olduğunu göreceklerdir. Tahliyemi ve beratımı talep ediyorum.

“BİRLİKTEN AYRILMANIN YOLLARINI ARADIM”

Tutuklu sanık Yüksel Koçak ise savunmasında şu ifadeleri kullandı:

* Yıllarca tutuklu kalmamın sebebi bir asker olarak emre itaat etmemdi. Amirim ‘Genelkurmaydan bir emir geldi, başka bir kışlaya gideceksin ’ dedi. Ben de emire itaat ettim. Birliğe gittiğimde kesinlikle darbe girişiminden haberim yoktu. Darbe olduğunu anladığımda emir aldığım zaman ben kendimi irtica ettim. Birlikten ayrılmanın yollarını aradım. Ne 2008 öncesi ne de sonrası FETÖ ile bir bağlantım olmamıştır.

* Telefonumdan aranma durumunu ise şöyle değerlendirin başkanım. Yıl 2008 ve o zamanlar doğu görevlerinde bulunuyorduk. Telefonumuz çekmiyordu ve kimin telefonu çekiyorsa, birlik içinde çeken kişinin telefonunu kullanıyorduk. Belki birlik içinden biri aramıştır. Yaklaşık 6 yıldan beri tutukluyum.

* Gençliğimin en güzel yıllarında Siirt, Şırnak, Hakkari gibi şehirlerde terörle mücadele ettim. Ben çok sevdiğim mesleğimden ve ailemden koparıldım. Bu tutuklama fazlasıyla cezaya dönüşmüştür. Sayın başkanım vicdanınıza sesleniyorum, adalet istiyorum, hukuk istiyorum. Öncelikle tahliyemi, ardından beraatımı talep ediyorum.

4 SANIK HAKKINDA 15 YIL, 5 SANIK HAKKINDA 13 YIL 4 AY HAPİS CEZASI

Mahkeme, tüm sanıkların eylemlerinin ‘anayasayı ihlale teşebbüse yardım ’ suçu aşamasında kaldığına kanaat getirdiklerini belirterek, sanıklar Abdullah Sezgin, Fatih Hacıpaşalıoğlu, Hakan Bolat ve Hakan Erol ’un 15 ’er yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Heyet, sanıklar Ali Cömert, Celil Aybar, Hakan Tanrıkoluoğlu, Necati Soner Sutmak ve Yüksel Koçak ’ın ise 13 ’er yıl 4 ’er ay hapis cezasına çarptırılmalarına ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde 14 ’ü tutuklu, 12 ’si tutuksuz toplamda 26 sanığın yargılandığı dava, 23 Mart 2018 ’de karara bağlandı. Davada eski Yarbay Hakan Bolat, eski Binbaşılar Hakan Tanrıkoluoğlu ve Hakan Erol, eski yüzbaşılar Selim Çalışkan, Abdullah Sezgin, Ali Cömert, Celil Aybar, Fatih Hacıpaşalıoğlu, Yüksel Koçak ve Teğmen Süleyman Polatöz ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Eski Yüzbaşı sanık Olgun Yıldız ’ı ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptıran heyet, eski yüzbaşı sanık Necati Soner Tutmak ’ın bu suçtan beraatına, ‘terör örgütüne üye olmak ’ suçundan ise 7 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetmişti. Mahkeme, sanık eski Üsteğmen Murat Karakaş, uzman çavuşlar Muhammet Murat Duman, Selçuk Başeğmez ve Necettin Keleş ile erler Mertaş Çilali, Aykut Daşdemir, Selçuk Sarıkaya, İbrahim Can, Süleyman Fidan, Cihat Taştan, Yunus Emre Karapınar, Mehmet Yılmaz ve Astsubay Süleyman Akgün ’ün tüm suçlardan beraatına, eski Astsubay Murat Akkaya hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığına karar vermişti.

Beraat kararı verilen tutuklu sanıklar Süleyman Akgün ve Murat Akkaya ’nın tahliyesine karar veren mahkeme, hapis cezası alan 12 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetmişti. Heyet, firari sanık eski Yarbay İsmail Girgin ’in ise dosyasını ayırmıştı. Yerel mahkemenin kararını inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesi, eksik soruşturma ile hatalı değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle 9 sanık yönünden kararın bozulmasına hükmetmişti. İHA

Mustafa Resul Erkmen hakkında yeniden yakalama kararı

Mustafa Resul Erkmen hakkında yeniden yakalama kararı

İskenderun ’da 15 Aralık 2021 tarihinde yaşanan olayda G.Ç.T. ’nin yalnız yaşadığı eve giden eski erkek arkadaşı Mustafa Resul Erkmen, kadının yüzüne kızgın yağ döktüğü ve işkence ettiği iddiaları ile tutuklanmıştı. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Resul E. (34) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Duruşma salonunda tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada sanığın savunması alındı, avukatlar dinlenildi. Mahkeme hakimi, sanığın tutuksuz yargılanmasına karar verdi ve tahliyesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

BAŞSAVCILIK İTİRAZ ETTİ

İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı, İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına itiraz etti. Başsavcılık, 1. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı başvurunun ardından sanık Mustafa Resul Erkmen hakkında yeniden tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı.

“YARGILAMA BİTMEDİ, DEVAM EDİYOR”

Mağdur bayan G.Ç.T. ’nin avukatı Mehtap Sert, davanın devam ettiğini belirterek “Yargılama bitmedi, devam ediyor. Sadece tahliye oldu. Adli Tıp Kurumundan kati rapor bekleniyor. Ayrıca savcılık ‘nitelikli istismar ’ suçundan dolayı kadının beyanından farklı bir delil olmadığı için takipsizlik vermişti, ona da itiraz ettik. Onunla ilgili de ‘nitelikli istismar ’ suçundan da dava açılmasını bekliyoruz.” dedi. (İHA)

Mertcan Avcı’nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Mertcan Avcı'nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020 ’de kayboldu. Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin ’i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti.

Avcı ’nın gösterdiği yerde bulunan varilde, Gültekin ’in kısmen yanmış cesedine ulaşıldı. Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı çıkarıldığı mahkemece ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek adam öldürmek ’ suçundan tutuklandı.

Avcı ’nın kardeşi Mertcan Avcı ’nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüpheliler hakkında dava açıldı.

Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021 ’deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi. Pınar Gültekin ’in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, sanık Cemal Metin Avcı ’nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eski eşi Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan ’ın da ‘delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme ’ suçunu işlediğini iddia ederek şikayetçi oldu.

Muğla Cumhuriyet Savcılığı, 2 Ekim 2020 ’de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Avukat Epözdemir ise karara itiraz etti. Muğla Sulh Ceza Hakimliği de itirazın kesin olarak reddine hükmetti.

HER İKİ DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ

Avukatı Rezan Epözdemir, Muğla Sulh Ceza Hakimliği ’nin verdiği kesin kararın Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ’na başvurdu.

Başsavcılık, kararı bozarak 4 şüpheli hakkında iddianame hazırlanmasına karar verdi. Savcılık, şüpheliler Selim Avcı, Ayten Avcı, Eda Karagün ile Şükrü Gökhan Orhan ’ın kasten adam öldürme sonrasındaki zaman diliminde, olay mahalline birlikte gidip, suç delillerini yok ederek, gizlediklerine dair haklarında yeterli şüphe bulunduğuna kanaat getirerek ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, ilerleyen süreçte, her iki dosyanın birleştirilmesine karar verdi.

Geçen yıl 27 Eylül ’de görülen 6 ’ncı duruşmada, cinayetten sonra olay yerine giderek delilleri gizlemeye çalıştıkları iddia edilen sanığın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan ’ın da savunmaları alındı. Şüphelilerin tamamı savunmalarında, suçlamaları reddetti.

SAVCI 9 ’UNCU DURUŞMADA MÜTALAASINI VERDİ

Davanın 24 Ocak günü görülen 9 ’uncu duruşmasında savcı mütalaasını açıkladı. Savcı Pınar Gültekin ’in hayattayken yangına maruz kaldığının oy birliği ile kabul edildiğini belirterek, Cemal Metin Avcı ’nın ‘canavarca hisle öldürme ’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Mertcan Avcı ’nın da ‘suç delillerini gizleme ve değiştirme eyleminde bulunması ’ suçundan cezalandırılmasını, Cemal Metin Avcı ’nın eski eşi Eda Karagün, iş ortağı Şükrü Gökhan Orhan, annesi Ayten ve babası Selim Avcı ’nın da ‘suç delillerini yok etmek ve gizlemek ’ suçundan cezalandırılmasını istedi.

Duruşmaya SEGBİS sistemi ile bağlanan sanık Cemal Metin Avcı ise mütalaayı kabul etmediğini söyledi. Mahkeme heyeti, ara kararında Cemal Metin Avcı ’nın tutukluluk hali ile Mertcan Avcı ’nın adli kontrol şartının uygulamasının devamına; Ayten Avcı, Mertcan Avcı, Şükrü Orhan ve Eda Karagül ’ün toplanan delillerin yeterli olması nedeniyle sonraki duruşmaya katılmamalarına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, adli kontrol şartıyla daha önce serbest bırakılan Mertcan Avcı ’nın tutuklanması amacıyla bir kez daha savcılığa başvurdu. Mertcan Avcı 21 Şubat tarihinde avukatıyla birlikte Muğla Adliyesi ’ne giderek Muğla Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği ’nde verdiği ifadenin ardından ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirakten tutuklandı.

“AVCI ’NIN AVUKATI TUTUKLANMA KARARINA İTİRAZI REDDEDİLDİ”

Avcı ’nın avukatı Mert Kürüm, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi ’ne dilekçe vererek tutuklama kararına itirazda bulundu. İtiraz dilekçesi üzerine mahkeme, Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliği ’nin tutuklama kararını yerinde görerek, suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli deliller, (Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu ’nun kararı) Pınar Gültekin ’in kesin ölüm zamanının tespitinin mümkün olmaması, hayattayken yangına maruz kalmış olabileceğine dair mütalaa, HTS kayıtları, savunmalar, olay yerinden eve saat 20.00 sıralarında gelmesi, Pınar ’ın içinde bulunduğu varilin o saat itibarıyla yanıyor olması, Cemal Metin Avcı ’nın ayrıldıktan sonra da Mertcan ’ın olay yerinde yaklaşık bir saat tek başına kalması ve suç alanında hakimiyetinin bulunması, suça kanunda öngörülen ceza miktarı gözetildiğinde kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz, tutuklama tedbirininse ölçülü kalacağı hususları bir arada gözetilerek tutuklamaya itirazın reddine karar verildi. DHA

TBB, tartışmalı yönetmelik değişikliğini yargıya taşıyor

TBB, tartışmalı yönetmelik değişikliğini yargıya taşıyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kesin korunacak ve hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ile sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının tespitine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı yönetmelikte değişikliğe gitti. Bakanlıkça hazırlanan “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu kapsamda, Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen ve “alan kullanımı ve alana tüm etkilerin sınırlandırıldığı, gerektiğinde insanların bölgeye girişlerinin engellendiği, bilimsel araştırma, eğitim ya da çevresel izleme amacıyla özel önlemler alınarak korunacak kara, su, deniz alanları” olarak tanımlanan kesin korunacak ve hassas alanlar için düzenleme yapıldı.

Bu alanlarda, kesin yapı yasağı olmakla birlikte faaliyetlerin niteliğine, içeriğine ve zorunluluk haline ilişkin Bölge Komisyonları tarafından yapılacak değerlendirmeye göre, kamu menfaati gereği zorunluluk arz eden hallerde mevcut yol güzergahı kullanılması koşuluyla atıksu, içme suyu, doğal gaz ve elektrik hatları, ulusal güvenlik için zaruret arz eden tesisler, orman yangın yolu açılmasına, ormanların bakım ve onarımına, biyotik zararlılarla ve abiyotik (yangın, sel, fırtına) etkenlerle mücadele edilmesine yönelik çalışmalar yapılabilecek.

TBB, DÜZENLEMEYİ YARGIYA TAŞIYOR

Türkiye Barolar Birliği ’nden (TBB) yapılan açıklamada, 5 Mart tarihli Resmi Gazete ’de, “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik Değişikliği”nin yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile “Korunan Alanlar”ın daha fazla insan faaliyetine açıldığı değerlendirmesi yapıldı. Türkiye Barolar Birliği (TBB), yönetmelik değişikliğini yargıya taşıyacağını duyurdu.

“TURİZM YERLEŞİMLERİNE İZİN VERİLEBİLECEĞİNE DAİR DÜZENLEMELER İÇERİYOR”

TBB ’nin açıklaması şu şekilde;

*Değişiklikle, mutlak yapılaşma yasağı olan kesin korunacak hassas alanlarda, birtakım altyapı hizmetleri ve ulusal güvenlik için zorunlu olan tesisler, orman yolları ve balıkçılığa izin verilebileceğine dair düzenleme ile mutlak yapılaşma yasağına çeşitli istisnalar getirilmiştir.

*Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında ise daha önce ilke kararı değişikliği ve yönetmelik değişikliği ile elde edilemeyen tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğine, iskele ve balıkçı barınaklarına, kültür balıkçılığı faaliyetlerine, güvenlik tesislerine, kurulu gücüne göre belirli bir kapasiteyi aşmayacak HES, rüzgar ve güneş santrallerine, atık su arıtma tesislerine, otoparklara, trafo ve enerji nakil hatlarına, içme suyu amaçlı baraj ve göletlerin yapılmasına imkan verilmiştir.

*Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında ise Bölge Komisyonu değerlendirmesi ile kesin korunacak hassas alanlarda ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak düşük yoğunluklu çeşitli faaliyetler ile tarım ve hayvancılık amaçlı entegre tesislere, herhangi bir kapasite sınırı olmaksızın hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerji santrallerine ve turizm ve yerleşimlere izin verilebileceğine dair düzenlemeler içermiştir.

“SİYASİ İKTİDAR MAHKEME KARARLARINI YOK SAYIYOR”

*Maden yönetmeliği ve korunan alanlara dair yapılan bu son düzenlemeler, siyasi iktidarın mahkeme kararlarını yok sayarak özellikle maden, enerji ve endüstriyel tarım şirketlerine yeni bir sermaye transferi dalgası yarattığını bize göstermektedir.

*Öncesinde 1. Derece, 2. Derece, 3. Derece doğal sit olarak tanımlanan, sonradan kesin korunacak, nitelikli koruma alanı, sürdürülebilir koruma ve kullanma alanları olarak tanımlanan alanlarda pek çok kez yapılaşmaya dönük düzenlemeler gündeme gelmiş, açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararları, iptal kararları verilmişti.

*Türkiye Barolar Birliği olarak, Koruma ilke ve politikaları ile bağdaşmayan, uluslararası anlaşmalara aykırı ve yargı kararlarını hiçe sayan, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan yönetmelik değişikliğine karşı hukuksal yola başvurulacağını duyurmak isteriz. Zeytin Kanunu ’nu delme girişimleri gibi doğal SİT alanlarının da parçalanmasına, yok olmasına izin vermeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

‘Teminat göstermeden evlerimizi gasp etmek istiyorlar’

'Teminat göstermeden evlerimizi gasp etmek istiyorlar'

Adana ’nın merkez Yüreğir ilçesinde kentsel dönüşüm için müteahhitle anlaşamayan vatandaşlar, müteahhidin Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile iş birliği yaparak evlerini yıkmak istediğini ileri sürdü. Vatandaşlar bunun için, rızaları olmadığı halde polis eşliğinde evlerine zorla girilerek karot testi yapıldığını kaydetti.

Yüreğir ilçesinin Kazım Karabekir Mahallesi ’ndeki evler Yeni Adliye binasının buraya taşınmasıyla değer kazandı. Büyük bölümü müstakil evlerden oluşan mahalle de bu haliyle müteahhitlerin iştahını kabarttı. Ancak, vatandaşın ellerindeki evleri ucuz fiyatla almak isteyen müteahhitlerin tavrı vatandaşı isyan ettirdi.

“EVİME RIZAM OLMADIĞI HALDE BENİ İTTİREREK GİRDİLER”

Mahkeme ya da savcılık kararı olmadan evlerin riskli yapı olduğunu belirlemek için karot testi almak isteyen müteahhitin evlere zorla girdiği belirtildi. Merhum eşi Kıbrıs Gazisi olan Sevim Ceylan, “Ben 68 yaşında dul bir kadınım. Gazi eşiyim. Evime rızam olmadığı halde beni ittirerek girdiler ve duvarları delerek karot testi aldılar. Bu tavır karşısında polis seyirci kaldı” dedi.

“AKP ’YE YAKIN MÜTEAHHİTLER”

Kazım Karabekir ’de oturan vatandaşlardan Veysel Karani Demirbaş, Mehmet Doğan, Sevim Ceylan, Nurettin Demir, İsa Azgın, Hasan Doğan, Muhlis Narin, Murat Bebek, Eşref Narin, Sevim Ceylan şunları söyledi:

* Biz evlerimizi kentsel dönüşüme vermek isteriz ancak müteahhitten teminat istediğimiz için bunlar başımıza geldi. Müteahhit bize teminat vermek istemiyor. Evlerimizi ucuza kapatmak istiyor. Teminat alamazsak yarın bir gün müteahhit kaçarsa ne yapacağız?

* Bunlar AKP ’ye yakın müteahhitler. Teminat vermemek için Çevre Şehircilik Müdürlüğüyle işbirliği yapıp evimizi riskli yapı olarak göstermek istiyorlar. Bunun için de karot testi alıyorlar.

* Riski yapı olarak gösterip evimizi zorla yıkacaklar. Bizi anlaşmaya zorlayacaklar. Fakat biz de yasal yolları kullanıyoruz. Mahkemeye dava açıyoruz.

Doktoru silahla yaralayan sanığa hapis cezası

Doktoru silahla yaralayan sanığa hapis cezası

Kayseri Adalet Sarayı 1. Ağır Ceza Mahkemesi ’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar M.G., S.D. ve İ.A. tutuklu bulundukları ceza infaz kurumundan Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tutuklu sanık S.D. duruşma da yer aldı.

Müşteki doktor Erdal K. ile taraf avukatları da duruşmaya katıldı. Cumhuriyet savcısı tutuklu sanıklar M.G. ve S.D. ’nin ‘tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs ’ suçundan, tutuklu sanıklar İ.A. ve S.D. ’nin ise ’tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme ’ suçundan cezalandırılması yönünde verdiği mütalaayı tekrar etti.

“GEREKLİ CEZAYI ALMASINI İSTİYORUM”

Çalıştığı hastanenin çıkışında silahlı saldırıya uğrayan doktor Erdal K., “Beni öldürmek istediler. Gerekli cezayı almalarını istiyorum” dedi.

Azmettirmekle yargılanan sanıklardan S.D. ise savunmasında, “Benim üzerimde oyun oynadılar. Bana komplo kurdular. Ben inançlı bir insanım benim inancım birinin canına kıymaya izin vermez. Yapmadığım bir şeyler yargılanıyorum. Ben kimseye Erdal K. ’yı öldürmesini söylemedim” ifadelerini kullandı.

Tutuklu sanıklardan S.D. ve M.G. ’de doktorla konuşmak için oraya gittiklerini, kimseyi öldürmek ya da yaralamak gibi bir amaçlarının olmadığını söyleyerek, beraatlerini ve tahliyelerini talep etti.

HAPİS CEZASI VERİLDİ

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan M.G. ’ye ’ruhsatsız silah taşıma ’ ve ’yaralama ’ suçundan 6 yıl hapis ve 4 bin 800 TL para cezası verirken, sanıklardan S.D. ve İ.A. ’yı ’yaralama ’ suçundan 4 ’er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Tutuklu sanıklardan S.D. ’ye ’yaralama ’ suçundan 4 yıl hapis cezası verilirken, sanığın samimi ifadelerinden dolayı ceza 2 yıl 8 aya düşürüldü. 4 sanık kararla birlikte tahliye edildi. İHA

Akbelen Ormanı’ndaki bilirkişi keşfi eylem ve protestoya dönüştü

Akbelen Ormanı'ndaki bilirkişi keşfi eylem ve protestoya dönüştü

Muğla ’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy ’deki Akbelen Ormanı ile zeytinlik alanların Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür sağlamak için maden ocağı haline getirilmek istenmesi nedeniyle çevreciler ve köylülerin Muğla 1. İdare Mahkemesi ’nde açtıkları Maden Ruhsatı İptal Davası ’nın bilirkişi keşfi bugün yapıldı.

Muğla ’nın Bodrum, Milas, Yatağan, Marmaris ile İzmir, Çanakkale ve Aydın ’dan gelen çevrecilerin de pankartlar açarak İkizköylülere destek verdiği keşif, eylem ve protestoya dönüştü. ‘Akbelen Ormanlarını vermeyeceğiz ’, ‘Akbelen için adalet ’, ‘yaşam alanlarımız müştereklerimizdir ’, ‘zeytin için adalet ’ ve ‘Muğla cennet kalsın ’ pankartları açan çevreci ve köylülerden oluşan yaklaşık 300 kişilik grup, yağan yağmura rağmen zeytinlik arazilerin madenlere açılmasını da protesto etti. Eyleme Mandalya Çevre Platformu, Bodrum Yurttaş İnsiyatifi, Milas Kent Konseyi üyeleri ile siyasi parti temsilcileri de destek verdi.

“AKBELEN ORMANINDA MADEN AÇILIRSA SU KAYNAKLARI KURUYACAK”

Bilirkişi keşfi sonrası, İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün Akbelen Ormanı ’nda maden ocağı açılmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı ’nın vermiş olduğu iznin iptal davasında ikinci kez keşfe gittik. Daha önceki keşifte hakarete uğramıştık, yok sayılmıştık. İtirazlarımız üzerine keşif tekrar edildi. Şuan ki işletilen maden sahasının alanı ne hale getirdiğini gösterdik bilirkişi heyetine. Ayrıca, Akbelen Ormanı ’nın altından geçen su kaynaklarının çıktığı su kuyularını gösterdik ki bu su kuyuları Bodrum ’un, Güllük ’ün, havaalanının ve bölgenin suyunu sağlayan kaynaklar. Şayet Akbelen Ormanı ’nda maden açılırsa, bu su kaynaklarının kuruması ya da kirlenmesi riski var. O nedenle bilirkişilerden özellikle bu konuya dikkat etmelerini istedik.”

“AKBELEN ORMANLARINI VERMEYECEĞİZ YAŞAMI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bölgedeki zeytin arazilerinin de madenciliğe açıldığını belirten Cangı, “Bu sabah Zeytincilikle ilgili olarak Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği ’nde bir değişiklik yapıldı. Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılmasına Dair Kanunun 20. Maddesine aykırı olarak zeytinlikler madenciliğe açıldı. Sanki bizim keşfimizi bekler gibi ya da keşfimize müdahale edercesine böyle bir yönetmelik değişikliği oldu. Ancak sabahtan beri “Akbelen Ormanı için Adalet”,” Zeytin için adalet” sloganları çınlıyor burada. Bugünkü keşfimiz aynı zamanda zeytinliklerin madenciliğe feda edilmemesi için yapılan mücadelenin bir simgesi olacak. Bu kitle ve yaşamı savunan, destekleyen tüm yaşam savunucuları Akbelen Ormanı ’nı vermeyecekler, zeytinlikleri vermeyecekler. Yaşamı savunmaya devam edecekler” ifadelerini kullandı.

“TOPRAKLARIMIZDAN, DOĞAMIZDAN, HAYVANLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ”

İkizköy Kardok Derneği Başkanı Nejla Işık ise keşfi şöyle değerlendirdi:

* Bugün İkizköylüler için, Akbelen Ormanı için önemli bir gündü. Sabahtan bu yana buradayız. Akbelen Ormanı İkizköylüler için niçin önemli bunu anlattık hakime, bilirkişilere. Buranın akciğerimiz olduğunu, en başta temiz havamız olduğunu anlattık.

* Buradan sularımızın, kuyularımızın nasıl beslendiğini anlattık. Buradan geçimimizi nasıl sağladığımızı anlattık. Keçilerimizi, koyunlarımızı, hayvanlarımızı, en önemlisi zeytinlerimizi anlattık. Zeytin şifadır dedik.

* Kömür öldürür, zeytin yaşatır dedik. İstediğimiz her şeyi elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce anlattık. Akbelen Ormanı ’ndan da, İkizköy ’ün topraklarından da vazgeçmiyoruz.

“BİZİM AÇIMIZDAN GÜZEL BİR KEŞİF OLDU”

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa ise konunun sağlık boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

* Neşeliyiz. Bugün Akbelen Ormanı ’nın kömür madenciliğine feda edilmemesi için açtığımız davanın keşfi bizim açımızdan güzel bir keşif oldu. Halk sağlığı açısından Akbelen Ormanı ’nın ne denli önemli olduğunu anlatmaya çalıştık.

* Akbelen Ormanı ’nın korunmasıyla buradaki hava kalitesinin nasıl iyi olacağını, kömüre feda edilirse madencilik faaliyetleri nedeniyle havanın, toprağın, suyun nasıl kirleneceğini ve bunların da insan sağlığı açısından, diğer yaşam öğeleri açısından nasıl riskler doğuracağını mahkeme heyetine anlatmaya çalıştık.

Yaklaşık 4 saat süren eylem ve bilirkişi incelemesinin ardından çevreciler ve köylüler ayrıldı.

Dilek Kaya ’yı öldüren astsubaya müebbet hapis cezası

Dilek Kaya ’yı öldüren astsubaya müebbet hapis cezası

Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Çalışkan hazır bulunurken, tekerlekli sandalyeyle Mutlu, annesi Hanım, ablası Songül Kaya ve tarafların avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaasında sanığın cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi.

Söz konusu olaya ilişkin savunma yapan sanık Çalışkan ifadesinde, “İddia makamının mütalaasına katılmıyorum. Mesaj içeriklerinde şiddet uyguladığım hiçbir konu bulunmuyor. Olaydan bir hafta önce Dilek benim evimde kalıyordu. Kendisini sevdiğim için aramızda kıskançlık oluyordu. Olay günü Dilek ’in evinde yemek yedik film izledik. Aramızdaki kıskançlık yüzünden tavırlıydık. Sosyal medyada kızları eklediğim iddiasıyla tartışma yaşadık. Çok bağırıyordu. Sesini bastırmak için elini tuttum ve masaya vurdum. Eline ne geçtiyse fırlattı. Evden çıkmak istedim. Benim omuzumdan ve kolumdan tuttu. Silah ve telefon elimdeyken yere düştük. Ondan sonra Dilek kanlar içindeydi” dedi.

“RAHMETLİYİ ÖLDÜRMEK İSTEMEDİM”

Hayatında hiçbir insana karşı şiddete yönelik eğiliminin olmadığını öne süren Çalışkan, “Yaşadığım olay bir kazadır. Hiçbir şekilde rahmetliyi öldürmeyi istemedim. Böyle bir şey varsa Allah beni cezaevinden ve cehennemden çıkarmasın. Kaderimin böyle olmasını istemezdim. Keşke ben ölseydim” şeklinde konuştu.

Maktulün annesi Hanım, kardeşi Mutlu ve ablası Songül Kaya ise sanığın cezalandırılması talebinde bulundu. Mahkeme, sanık Çalışkan ’a “kasten öldürmek” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını kararlaştırdı. Kararın ardından duruşma salonundan çıkan maktulün yakınları fenalık geçirdi.

“YENİDEN YARGILANMASINI İSTEYECEĞİM”

Adliye önünde gazetecilere kararı değerlendiren Mutlu Kaya, “Cani hakkettiği cezayı aldı. İnşallah kararı Yargıtay ’da onar. Zaten ablam öldü ve gitti. Buradaki amacım bu karar tüm katledilen tüm kadınlara karşı uygulansın. Bu kararlar kadın cinayetlerine güç olur. Bana saldıran kişi hakkettiği cezayı almadı. Ablamın mahkemesini kazandık. Bundan sonra ki süreçte bana saldıran kişiye yeniden dava açacağım. Onun yeniden yargılanmasını isteyeceğim” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Barosu üyesi Zülal Erdoğan Bilal, soruşturmanın başlangıcından bugün karar aşamasına gelene kadar Dilek Kaya ’nın sanık tarafından “kasten” öldürüldüğünü belirttiklerini açıkladı. Tüm delillerin bunu doğruladığını aktaran Bilal, “Hukuka uygun bir karar verildi. Dosya içerisinde bulunan tüm deliler mahkeme tarafından hukuka uygun bir şekilde analiz edildi. Sanığın savunmalarına itibar edilmedi. Bu olayın bir kaz sonucu değil, kasten işlendiği sonucun vardılar. Yargılama aşamasındaki tutumlarını da dikkate alarak kendisi hakkında taktiri indirim hükümlerini uygulamadılar. Bu bizim önemle üzerinde durduğumuz bir husustu” diye konuştu

OLAYIN GEÇMİŞİ

Merkez Kayapınar ilçesinde 22 Mart 2020 ’de TOKİ sosyal konutlardaki evinde Dilek Kaya (35) ile erkek arkadaşı Yusuf Çalışkan (29) arasında çıkan tartışma sonucu Kaya tabancayla vurularak öldürülmüştü. (İHA)

Tacizle suçlanan orkestra şefi beraat etti

Tacizle suçlanan orkestra şefi beraat etti

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi ’ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık Emin Güven Yaşlıçam ve şikayetçi Özlem Savut katıldı.

Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, şikayetçi Özlem Savut ’un sanığın evinde temizlik ve genel ihtiyaçları için çalıştığını kaydetti. 6 Ocak 2021 günü sanığın şikayetçiye sarılarak ve odasındaki çarşafları değiştirmesini istediği şikayetçiye arkasından sarılıp öpmeye çalışarak, taciz ettiğinin iddia edildiği anlatıldı. Tanık olarak dinlenen şoför Serkan Güner ’in de sanığın sürekli şikayetçinin etrafında dolaştığını ve pencereden tacizi gördüğünü söylediği de mütalaada yer aldı.

SAVCI BERAAT İSTEDİ

Mütalaada sanığın savunmasına yer verilerek Özlem Savut ile tanık olan şoför Serkan Güner arasında gönül ilişkisi olduğu, kendilerini yakalamaları üzerine işten çıkarmak yönünde uyarıda bulunduğunu, bu nedenle tarafların kendisini şikayet ettiğini ve şikayetçinin kendisinden para istediğini söylediği belirtildi.

Mütalaada, şikayetçi Özlem ile Serkan arasında 1 Aralık-21 Ocak 2021 tarihleri arasında bin 361 sesli ve yazılı iletişimin bulunduğu, görüşmelerin çoğunun gece yarısından sonra yapıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca şikayetçi Özlem ’in sanık tarafından başka çalışanların da taciz edildiği iddiası üzerine soruşturma aşamasında dinlenen eski çalışanların bu iddiayı reddettikleri kaydedildi.

Tacizi gördüğünü iddia eden şoförün pencerenin yüksek olması nedeniyle iç kısmı görmesinin mümkün olmadığını belirten savcı, tanık ifadeleri ve sanığın savunmalarının ek delillere desteklenmiş olması gerekçesiyle sanığın suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığından beraatini talep etti.

ŞİKAYETÇİ AVUKATI CEZALANDIRILMASINI TALEP ETTİ

Şikayetçi Özlem Savut ’un avukatı ise müvekkilinin taciz olayından sonra 1-2 gün daha çalışmasının, çocuğunun ameliyatından sonra zor durumda bulunması nedeniyle olduğunu, evde her yerde kamera olmasına rağmen kayıtların dosyaya sunulmadığını, diğer çalışanlara hediye verilmez, sigara alınmaz ve arabayla gezdirilmezken müvekkile bunların yapılmasının farklı davranıldığını gösterdiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu ve sanığın cezalandırılmasını talep etti.

“SUÇSUZUM”

Sanık Emin Güven Yaşlıçam ise “Suçsuzum, beraatimi talep ederim” dedi. Yaşlıçam ’ın avukatı Dilek Helvacı da olayın şikayetçi ve şoför Serkan Güner ’in müvekkiline yönelik şantaj ve komplosundan ibaret olduğunu savundu.

BERAATİNE KARAR VERİLDİ

Mahkeme heyeti, sanığın “basit cinsel saldırı” ve “cinsel taciz” suçlarını işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verdi. Öte yandan Emin Güven Yaşlıçam ’ın, şikayetçi Özlem Savut ve şoförü Serkan Güner ’e açtığı şantaj davası ise halen devam ediyor.  (DHA)

Sayfa 1 of 21 2
  • Akbatı Escort Bayan

    ögretmenimle ilk anal

    Tarafından AÇIK 06 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    ögretmenimle ilk anal Slm arkadaslar bu anımı yozgattan yazıyorum ben 32 yasında yakısıklı oldukca karızmalı bır erkeım bu anım bun dan 2 ay once gerceklestı yozgatta ısmını vermek ıstemedım bı okulda bır oretmen dıkkatımı cektı. Kısa bı arastırma yaptım yanlız yasıyodu bunla tanısmalıydım yanına vardım meraba dedım buyurun dedı usta ben kıvırmayı sewmem harbı cok […]

  • 'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    Tarafından AÇIK 13 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ’nin 7- 8 Şubat 2022 tarihlerinde Londra ’da bankacı ve yatırımcıların üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmesini değerlendirdi. Öztrak, ziyaretin ardındaki sebep için dış finansman ihtiyacına işaret etti. “25 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VAR” Konuyla ilgili sosyal medya hesabından […]

  • Tesettürlü Escort

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim Ben normalde işim gereği ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir ilde yaşıyorum. Bu yaşadığım yerde çok uzak olduğundan mecburen senede bir defa ailemin yanına geliyor ve onları görüyorum. Geldiğim zaman bütün kardeşlerim ve özellikle de ailem beni gördüğü için çok sevinir ve çok mutlu olur. Şimdi ben geldiğim zaman bütün yeğenlerim […]

  • Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Tarafından AÇIK 21 Mart 2022 - 0 Yorumlar

    Cinsel birlikteliği bir türlü yaşayamayan çiftlerin gözden kaçırdığı ve aslında çokta basit sebepleri bulunmaktadır. Biraz durup düşündüğünüzde eşinizle bir türlü birliktelik yaşayamamanızın sebebini bulacaksınız. İşte onlardan bazıları. Zamansızlık Özellikle çocuğu olan çiftlerin zamansızlıktan yakındığı sıklıkla olan bir durumdur. Gün boyu iş yerinde çalıştıktan sonra eve gelip çocuklarla ve ev işleri ile ilgilendikten sonra bir anda saatin geç olduğunu ve artık uyumanız gerektiğini […]

  • Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Tarafından AÇIK 26 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Ermeni güçlerin, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin yaptığı soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı şehrinde 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk toplam 613 Azerbaycanlı yaşamını yitirdi. Tarihin en kara lekelerinden olan ve Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyan bu acıyı, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Mammadov İhlas Havadis Ajansı’na […]