’35 bin zeytini ya kesin ya taşıyın’ denilen İkizköylüler soluğu Danıştay ’da aldı

'35 bin zeytini ya kesin ya taşıyın' denilen İkizköylüler soluğu Danıştay ’da aldı

Muğla ’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy sınırları içerisinde yaklaşık 790 dönümlük zeytinlik ve ormanlık alanda Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri için maden ocağı açılmasını 240 gündür engelleyen ve nöbet tutan İkizköylüler, bugün gönüllü avukatları Arif Ali Cangı öncülüğünde 1 Mart 2022 tarihinde çıkarılan ve zeytin arazilerinde maden ocağı açılabileceğinin önünü açan yönetmeliğin iptalini ve yürütmenin durdurulması için Danıştay ’da dava açtı.

“BİLİRKİŞİNİN KEŞİF YAPACAĞI GÜN YASAYI DEĞİŞTİRDİLER”

Avukat Arif Ali Cangı yaptığı açıklamada 1 Mart 2022 Salı gününe Resmi Gazete ’de yayınlanan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ’le uyandıklarını belirterek, şunları söyledi:

* Oysa o sabah tek telaşımız, Akbelen Ormanında kömür madeni işletilmesine izin veren Tarım ve Orman Bakanı imzalı kararın iptali için açtığımız davada tekrar edilen bilirkişi keşfi olmalıydı.

* Akbelen Ormanı davasının bilirkişi keşif gününe ‘denk gelen ’ yönetmelik değişikliği,  Akbelen Ormanı içindeki ve çevresindeki zeytinliklerin de kömür madenine dahil edilebilmesinin yolunu açıyor.

* Akbelen Ormanı çevresinde, 2017 yılında hukuksuz biçimde kamulaştırıldığı halde İkizköylülerin Zeytincilik Kanununu dayanak göstererek kesilmesini engellediği 215 dönüm zeytinlik alanda binlerce zeytin ağacı var.

“3 GÜNDE 35 BİN ZEYTİNİ YA KESİN YA TAŞIYIN DEDİLER”

Yönetmeliğin yayınlanmasından hemen sonra, 7 Mart ’ta Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ (YK Enerji) yetkilileri İkizköy muhtarı aracılığı ile köylülerden 215 dönümlük zeytinlik alan içinde kalan zeytin ağaçlarını taşımalarını ya da kesmelerini istendiğini belirten Avukat Cangı, şu ifadeleri kullandı:

* Bunun için 3 günleri olduğu köylülere iletildi. 105 İkizköylü, zeytin mevzuatının uygulanmasından sorumlu mülki idare olan Kaymakamlığa dilekçe ile başvurarak, yeni yayınlanan yönetmeliğin hukuka aykırı olduğu ve uygulamasının yapılmaması gerektiğini belirtmiş; kamulaştırılmış alandaki zeytinlerin korunmasını talep etmişti. İkizköylüler dilekçelerini toplu olarak doğrudan Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ’ye elden vermişti.

* Ayrıca Akbelen Ormanı ’nda planlanan maden sahasını çevreleyen ve İkizköy, Karacahisar ve Çamköy mahalleleri sınırları içinde kalan 1354 dönümlük alanda tahmini olarak 35 bin civarında zeytin ağacı bulunuyor. Yöre halkı için zeytin ve zeytinyağı üreticiliği temel bir gelir getirici tarımsal faaliyet.

* Bu zeytinlikleri satın almak için kömür madenini işleten Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ (%50 LİMAK-%50 IC İÇTAŞ ortaklığı) tam 3 yıldır İkizköylülere noter ihtarnameleri ile kamulaştırma tehdidi savuruyor. Bu tehditlere boyun eğmeyen İkizköylüler, tam 3 yıldır zeytinliklerini kömürcü şirkete satmıyor.

“DAVAMIZI AÇTIK ZEYTİN İÇİN ADALET BEKLİYORUZ”

Avukat Arif Ali Cangı dava ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

* Kızılçamları, zeytinleri, meşeleri ve diğer ağaçları, börtü böceği ile 238 günden bu yana Akbelen Ormanını koruyoruz. Orman işletmesinden, YK Enerji ’den, yangından koruduk. Tarım ve Orman Bakanlığı ’nın Akbelen Ormanını linyit kömür ocağı için YK Enerji ’ye verdiği günden beri mücadelemiz sürüyor.

* Yaşam alanlarını koruma sorumluluğu taşıyan  yurttaşlar olarak, Anayasadan doğan haklarımıza  dayanarak dava yoluyla, demokratik  tepkilerimizle, yanlışın önüne dikilerek Akbelen Ormanını bu güne kadar koruduk, korumakta kararlıyız.

* Keşiften sonra bir hafta geçmeden, yasa dışı yönetmelik değişikliğinin mürekkebi kurumadan, hukuka aykırı şekilde kamulaştırılan alanlardaki zeytin ağaçları için YK Enerji; ‘zeytinleri kesin, taşıyın yoksa biz keseceğiz ’ diye İkizköylüleri tehdit etti. Buna karşılık, kesmeyiz, sökmeyiz, kestirmeyiz, söktürmeyiz dedik ve Milas Kaymakamını göreve çağırdık.

* Bugün de Derneğimiz olan Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği  (KARDOK) ile zeytinci köylülerimizle zeytinlerin idam fermanı olan yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açtık. Şimdi, zeytinlerimize kimsenin dokunmaması için Danıştay 8. Dairesi ’nin 2022/1904 Esasına kaydedilen dosyamızdan yürütmeyi durdurma kararı verilmesini bekliyoruz.

CHP’li Sarıbal: AKP, ‘ölmez ağacı’ zeytini öldürmek istiyor

CHP'li Sarıbal: AKP, 'ölmez ağacı' zeytini öldürmek istiyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Mecliste yaptığı basın toplantısında, elektrik üretimi için zeytinlik alanlarında arama yapma imkanı tanıyan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Maden Yönetmeliği ’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“AKP YASAYI ÇİĞNİYOR”

Sarıbal, AKP ’nin iktidara geldiği günden itibaren, yasal koruma altındaki zeytinlik alanları maden aramalarına açmak istediğini belirterek, “8 defa getirdikleri değişiklikler kabul edilmeyen AKP, şimdi yönetmelikle yasayı çiğneyerek bunu hayata geçirmek istiyor. Bu yönetmelik geri çekilmelidir. Yönetmelikler yasaya aykırı olamaz” dedi.

“ZEYTİN, DOĞANIN BİZE BİR ARMAĞANI”

Zeytinin doğanın bize armağanı olduğunu, zeytin meyvesinin ve yağının sağlık için çok değerli gıda ürünü olduğunu ifade eden Sarıbal, “Onun içindir ki Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ülkemizde zeytinciliğin gelişmesi için büyük çabalar gösterildi. Bunun sonucu olarak da 1939 yılında Zeytincilik Yasası olarak bilinen yasanın tam adı ’26/1/1939 tarih ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ’ çıkarıldı. Kısacası Zeytincilik Yasası olarak bilinen bu yasa ile hem zeytin üretimi teşvik edilirken hem de mevcut alanların korunmasını yasa güvencesine alınıyor” ifadelerini kullandı.

“YASAYA AYKIRI YÖNETMELİK OLMAZ”

Sarıbal, AKP ’nin iktidara geldiği günden beri tarım alanlarını, denizleri, gölleri, nehirleri, doğal ve tarihi SİT alanlarını ranta açtığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

* AKP ’nin iktidara geldiği günden beri değiştirmek istediği yasalardan biri de 1939 yılında çıkarılan Zeytin Yasası. Yasa ile korunan zeytinlik alanlarını talan etmek üzere tam 9 defa girişimde bulundu AKP.

* 2003, 2006, 2008, 2009, 2010, 2013, 2014 ve 2017 ’de olmak üzere 8 defa değişiklik önerisi getiren AKP ’nin talepleri ya TBMM ’den ya da yargıdan döndü. Ama Tek Adam Keyfi Yönetimine geçildikten sonra şimdi 9. kez Zeytin Yasası yönetmelikle delinmek isteniyor. AKP, ‘Ölmez Ağacı ’ zeytini öldürmek istiyor. Oysa yönetmelikler yasalara aykırı olamaz.

“ÜÇ YÜZ-BİN YAŞINDAKİ ZEYTİN AĞAÇLARINI NEREYE TAŞIYACAKSINIZ”

Getirilen yönetmelikle maden firmalarına tahrip ettiği zeytinlik alanları rehabilite etme şartı getirdiğini de hatırlatan Sarıbal, “Kamu yararı denilerek yok edilecek olan zeytinliklerin kamuoyundan tepki göreceğini bildikleri için söz konusu yönetmeliğe bir de tahrip edilen alanların ‘rehabilite ’ edileceği söyleniyor. Öncelikle şunu belirtmek gerekir, zeytin, çıkarılacak madenden çok daha değerli bir üründür. Kamu yararı aranacaksa zeytin korunarak kamu yararı sağlanır. 100 yaşında, 200 yaşında, 300 yaşında hatta bin yaşında zeytin ağaçlarını nasıl, nereye taşıyacaksınız?” diye sordu.

“AMAÇ YANDAŞA KÖMÜR SAĞLAMAK”

Pandemi ve savaş koşullarında gıda fiyatlarının arttığı bir dönemde, bütün dünyanın tarımsal üretime yöneldiği bir dönemde getirilen bu kararın akılla açıklanamayacağını belirten Sarıbal, “Son yaşadığımız kriz bize gösterdi ki eğer bir ülkede ekmek yoksa o ülke bağımsız değildir. Biz ne yapıyoruz? Tarıma dair ne varsa yok ediyoruz. Amaç bellidir. Muğla Akbelen bölgesinde bir yandaş müteahhitte yaptırılacak bir termik santral için kömür sağlamaya dönük bir düzenlemedir. Bu yönetmelikle hızlıca, daha yargı karar vermeden o bölgede katliam yapmak istenmektedir. Elbette halk izin vermeyecek” diye konuştu.

“4 MİLYAR DOLARLIK ZEYTİN ÜRÜNÜ İHRACATI YAPTIK”

Zeytin ürünlerinin önemli bir ihracat kalemi olduğuna da vurgu yapan Sarıbal, “2003 yılından bugüne kadar 4 milyar 700 milyon dolarlık zeytin ürünü ihracatı yaptık. Siz aklınızı peynirle mi yediniz? Daha ne istiyorsunuz? O ağaçlar kesilir mi? Tam tersi yasaların öngördüğü gibi bu alanları korumalı ve büyütmelisiniz” dedi.

“YARGI DUR DEMİŞTİ, YİNE DİYECEK”

Benzer bir girişimin daha önce Manisa ’nın Soma ilçesinde yaşandığını ve yargının buna dur dediğini hatırlatan Sarıbal, “2013-2015 ’te Manisa ’nın Soma İlçesi ’ne bağlı Yırca Mahallesi ’nde yapılmak istenen termik santrali için Zeytin Yasası ’na (3573 Sayılı Yasa) dayanılarak çıkarılan Yönetmelik ’te yapılan değişiklikle tıpkı 1 Mart 2022 tarihinde çıkarılan yönetmelik gibi zeytinlikler ‘kamu yararı ’ aranmak koşuluyla maden ve yenilenebilir enerji projelerine açılmak istenmişti. Çevre örgütleri yönetmeliği dava etti ve Danıştay bu kararı iptal etti. Bu yönetmelik de yine yargıdan dönecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Resmi Gazete’de yayımlanan karar isyan ettirdi! Çadır nöbeti başlattılar

Resmi Gazete'de yayımlanan karar isyan ettirdi! Çadır nöbeti başlattılar

Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ’nın zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin yönetmeliğine tepkiler dinmiyor.

Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Muğla illeri başta olmak üzere bir çok kentte düzenlenen eylem ve etkinliklerle yönetmeliğin iptali istendi.

image small

AYÇEP ’in Atatürk Kent Meydanı ’nda düzenlediği etkinliğe Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay, CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, çevre derneklerinin temsilcileri, zeytinlik alanlarını korumak isteyen zeytin üreticileri ve yasaya karşı çıkan çok sayıda vatandaş katıldı.

image small

“KARARIN BİZİM İÇİN KARŞILIĞI YOK”

Alınan kararların mantığını anlamakta güçlük çektiklerini söyleyen AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili, şunları söyledi;

*Ölmez ağaç zeytin tükenmez bir mirastır. Bu miras oligarşik bir grubun doğayı, çevreyi ve zeytini tüketerek hızlıca para kazanabilmeleri için feda edilmek isteniyor.

*Her şeyin sahibi olduğunu düşünenler SİT alanlarını yok etmeyi ve korunan alanları bir rant alanına dönüştürmeyi amaçlayanların çıkardığı yönetmelik Anayasa ve Yasalara aykırıdır.

*Hukuksuz değişikler sonucunda üreticilerin ellerinde ne ekilebilecek alan ne de üretecek takat kalacak. Toplum bu süreçte, maden sahalarının yayacağı kirlilikle zehirlenecek.

*Sadece Aydın ’da değil tüm Türkiye ’de yükselen ses bu tehlikenin farkında olmamızdandır. Nefes alınmaz sonuçlar doğuracak bu kararların derhal geri çekilmesini istiyoruz. Hem zeytincilik ile ilgili, hem de SİT alanları ile ilgili yönetmelik derhal iptal edilmelidir.

*Zeytin karası kömürden daha değerlidir. Sit alanları ranta peşkeş çekilemeyecek kadar değerlidir.

image small

“ANAYASAL HAKLARI İÇİN DİRENİYORLAR”

Vatandaşların anayasal haklarını kullandıklarını belirten Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay ise, şunları söyledi;

*Zeytin üreticileri emek verdikleri, atalarından kalan zeytin ağaçlarının rant için yok olmasını istemiyorlar, tüm amaçları bu. Bu toplantının hiçbir siyasi amacı yok. Bu toplantı sermayeye, üretime karşı değil.

*Bu toplantı zeytin ağaçlarının yok olmasını istemeyen emekçilerin direnişi. Olayı hiç kimse hiçbir yere saptırmasın. Bu insanlar zeytin ağaçlarıyla yıllarca yaşamlarını sürdürdüler, çocuklarını okuttular, evlendirdiler, torun sahibi oldular.

*Yaşamlarını zeytinden elde ettikleri gelirle sürdürüyorlar. Elbette ki anayasal haklarıyla direneceklerdir.

ZEYTİN NÖBETİ BAŞLADI

“Doğanın ve kentin talanına hayır”, “Temiz hava su toprak olmazsa yaşam olmaz” gibi çevreci mesajlar taşıyan pankartların açıldığı gösteride “Havama, suyuma, zeytinime dokunma”, “Aydın uyuma zeytinine sahip çık” sloganları atıldı. Yasaya karşı çıkan vatandaşlar kent meydanına kurdukları çadırla zeytin nöbeti tutmaya başladı.

TBB, tartışmalı yönetmelik değişikliğini yargıya taşıyor

TBB, tartışmalı yönetmelik değişikliğini yargıya taşıyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kesin korunacak ve hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ile sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının tespitine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı yönetmelikte değişikliğe gitti. Bakanlıkça hazırlanan “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu kapsamda, Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen ve “alan kullanımı ve alana tüm etkilerin sınırlandırıldığı, gerektiğinde insanların bölgeye girişlerinin engellendiği, bilimsel araştırma, eğitim ya da çevresel izleme amacıyla özel önlemler alınarak korunacak kara, su, deniz alanları” olarak tanımlanan kesin korunacak ve hassas alanlar için düzenleme yapıldı.

Bu alanlarda, kesin yapı yasağı olmakla birlikte faaliyetlerin niteliğine, içeriğine ve zorunluluk haline ilişkin Bölge Komisyonları tarafından yapılacak değerlendirmeye göre, kamu menfaati gereği zorunluluk arz eden hallerde mevcut yol güzergahı kullanılması koşuluyla atıksu, içme suyu, doğal gaz ve elektrik hatları, ulusal güvenlik için zaruret arz eden tesisler, orman yangın yolu açılmasına, ormanların bakım ve onarımına, biyotik zararlılarla ve abiyotik (yangın, sel, fırtına) etkenlerle mücadele edilmesine yönelik çalışmalar yapılabilecek.

TBB, DÜZENLEMEYİ YARGIYA TAŞIYOR

Türkiye Barolar Birliği ’nden (TBB) yapılan açıklamada, 5 Mart tarihli Resmi Gazete ’de, “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik Değişikliği”nin yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile “Korunan Alanlar”ın daha fazla insan faaliyetine açıldığı değerlendirmesi yapıldı. Türkiye Barolar Birliği (TBB), yönetmelik değişikliğini yargıya taşıyacağını duyurdu.

“TURİZM YERLEŞİMLERİNE İZİN VERİLEBİLECEĞİNE DAİR DÜZENLEMELER İÇERİYOR”

TBB ’nin açıklaması şu şekilde;

*Değişiklikle, mutlak yapılaşma yasağı olan kesin korunacak hassas alanlarda, birtakım altyapı hizmetleri ve ulusal güvenlik için zorunlu olan tesisler, orman yolları ve balıkçılığa izin verilebileceğine dair düzenleme ile mutlak yapılaşma yasağına çeşitli istisnalar getirilmiştir.

*Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında ise daha önce ilke kararı değişikliği ve yönetmelik değişikliği ile elde edilemeyen tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğine, iskele ve balıkçı barınaklarına, kültür balıkçılığı faaliyetlerine, güvenlik tesislerine, kurulu gücüne göre belirli bir kapasiteyi aşmayacak HES, rüzgar ve güneş santrallerine, atık su arıtma tesislerine, otoparklara, trafo ve enerji nakil hatlarına, içme suyu amaçlı baraj ve göletlerin yapılmasına imkan verilmiştir.

*Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında ise Bölge Komisyonu değerlendirmesi ile kesin korunacak hassas alanlarda ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak düşük yoğunluklu çeşitli faaliyetler ile tarım ve hayvancılık amaçlı entegre tesislere, herhangi bir kapasite sınırı olmaksızın hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerji santrallerine ve turizm ve yerleşimlere izin verilebileceğine dair düzenlemeler içermiştir.

“SİYASİ İKTİDAR MAHKEME KARARLARINI YOK SAYIYOR”

*Maden yönetmeliği ve korunan alanlara dair yapılan bu son düzenlemeler, siyasi iktidarın mahkeme kararlarını yok sayarak özellikle maden, enerji ve endüstriyel tarım şirketlerine yeni bir sermaye transferi dalgası yarattığını bize göstermektedir.

*Öncesinde 1. Derece, 2. Derece, 3. Derece doğal sit olarak tanımlanan, sonradan kesin korunacak, nitelikli koruma alanı, sürdürülebilir koruma ve kullanma alanları olarak tanımlanan alanlarda pek çok kez yapılaşmaya dönük düzenlemeler gündeme gelmiş, açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararları, iptal kararları verilmişti.

*Türkiye Barolar Birliği olarak, Koruma ilke ve politikaları ile bağdaşmayan, uluslararası anlaşmalara aykırı ve yargı kararlarını hiçe sayan, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan yönetmelik değişikliğine karşı hukuksal yola başvurulacağını duyurmak isteriz. Zeytin Kanunu ’nu delme girişimleri gibi doğal SİT alanlarının da parçalanmasına, yok olmasına izin vermeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Akbelen Ormanı’ndaki bilirkişi keşfi eylem ve protestoya dönüştü

Akbelen Ormanı'ndaki bilirkişi keşfi eylem ve protestoya dönüştü

Muğla ’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy ’deki Akbelen Ormanı ile zeytinlik alanların Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür sağlamak için maden ocağı haline getirilmek istenmesi nedeniyle çevreciler ve köylülerin Muğla 1. İdare Mahkemesi ’nde açtıkları Maden Ruhsatı İptal Davası ’nın bilirkişi keşfi bugün yapıldı.

Muğla ’nın Bodrum, Milas, Yatağan, Marmaris ile İzmir, Çanakkale ve Aydın ’dan gelen çevrecilerin de pankartlar açarak İkizköylülere destek verdiği keşif, eylem ve protestoya dönüştü. ‘Akbelen Ormanlarını vermeyeceğiz ’, ‘Akbelen için adalet ’, ‘yaşam alanlarımız müştereklerimizdir ’, ‘zeytin için adalet ’ ve ‘Muğla cennet kalsın ’ pankartları açan çevreci ve köylülerden oluşan yaklaşık 300 kişilik grup, yağan yağmura rağmen zeytinlik arazilerin madenlere açılmasını da protesto etti. Eyleme Mandalya Çevre Platformu, Bodrum Yurttaş İnsiyatifi, Milas Kent Konseyi üyeleri ile siyasi parti temsilcileri de destek verdi.

“AKBELEN ORMANINDA MADEN AÇILIRSA SU KAYNAKLARI KURUYACAK”

Bilirkişi keşfi sonrası, İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün Akbelen Ormanı ’nda maden ocağı açılmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı ’nın vermiş olduğu iznin iptal davasında ikinci kez keşfe gittik. Daha önceki keşifte hakarete uğramıştık, yok sayılmıştık. İtirazlarımız üzerine keşif tekrar edildi. Şuan ki işletilen maden sahasının alanı ne hale getirdiğini gösterdik bilirkişi heyetine. Ayrıca, Akbelen Ormanı ’nın altından geçen su kaynaklarının çıktığı su kuyularını gösterdik ki bu su kuyuları Bodrum ’un, Güllük ’ün, havaalanının ve bölgenin suyunu sağlayan kaynaklar. Şayet Akbelen Ormanı ’nda maden açılırsa, bu su kaynaklarının kuruması ya da kirlenmesi riski var. O nedenle bilirkişilerden özellikle bu konuya dikkat etmelerini istedik.”

“AKBELEN ORMANLARINI VERMEYECEĞİZ YAŞAMI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bölgedeki zeytin arazilerinin de madenciliğe açıldığını belirten Cangı, “Bu sabah Zeytincilikle ilgili olarak Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği ’nde bir değişiklik yapıldı. Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılmasına Dair Kanunun 20. Maddesine aykırı olarak zeytinlikler madenciliğe açıldı. Sanki bizim keşfimizi bekler gibi ya da keşfimize müdahale edercesine böyle bir yönetmelik değişikliği oldu. Ancak sabahtan beri “Akbelen Ormanı için Adalet”,” Zeytin için adalet” sloganları çınlıyor burada. Bugünkü keşfimiz aynı zamanda zeytinliklerin madenciliğe feda edilmemesi için yapılan mücadelenin bir simgesi olacak. Bu kitle ve yaşamı savunan, destekleyen tüm yaşam savunucuları Akbelen Ormanı ’nı vermeyecekler, zeytinlikleri vermeyecekler. Yaşamı savunmaya devam edecekler” ifadelerini kullandı.

“TOPRAKLARIMIZDAN, DOĞAMIZDAN, HAYVANLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ”

İkizköy Kardok Derneği Başkanı Nejla Işık ise keşfi şöyle değerlendirdi:

* Bugün İkizköylüler için, Akbelen Ormanı için önemli bir gündü. Sabahtan bu yana buradayız. Akbelen Ormanı İkizköylüler için niçin önemli bunu anlattık hakime, bilirkişilere. Buranın akciğerimiz olduğunu, en başta temiz havamız olduğunu anlattık.

* Buradan sularımızın, kuyularımızın nasıl beslendiğini anlattık. Buradan geçimimizi nasıl sağladığımızı anlattık. Keçilerimizi, koyunlarımızı, hayvanlarımızı, en önemlisi zeytinlerimizi anlattık. Zeytin şifadır dedik.

* Kömür öldürür, zeytin yaşatır dedik. İstediğimiz her şeyi elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce anlattık. Akbelen Ormanı ’ndan da, İkizköy ’ün topraklarından da vazgeçmiyoruz.

“BİZİM AÇIMIZDAN GÜZEL BİR KEŞİF OLDU”

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa ise konunun sağlık boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

* Neşeliyiz. Bugün Akbelen Ormanı ’nın kömür madenciliğine feda edilmemesi için açtığımız davanın keşfi bizim açımızdan güzel bir keşif oldu. Halk sağlığı açısından Akbelen Ormanı ’nın ne denli önemli olduğunu anlatmaya çalıştık.

* Akbelen Ormanı ’nın korunmasıyla buradaki hava kalitesinin nasıl iyi olacağını, kömüre feda edilirse madencilik faaliyetleri nedeniyle havanın, toprağın, suyun nasıl kirleneceğini ve bunların da insan sağlığı açısından, diğer yaşam öğeleri açısından nasıl riskler doğuracağını mahkeme heyetine anlatmaya çalıştık.

Yaklaşık 4 saat süren eylem ve bilirkişi incelemesinin ardından çevreciler ve köylüler ayrıldı.

Soyer duyurdu: Zeytinlikleri maden sahasına açan yönetmeliğe dava

Soyer duyurdu: Zeytinlikleri maden sahasına açan yönetmeliğe dava

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ’ Resmi Gazete ’de yayımlandı.

Yönetmeliğe göre, “sonrasında rehabilite edilip eski haline getirilmek” şartıyla zeytinlik alanlar maden faaliyetlerinde kullanılabilecek.

SOYER: YÜRÜTMEYİ DURDURMA DAVASI AÇACAĞIZ

Karar sosyal medya hesabından tepki gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, şu ifadeleri kullandı:

“Bakanlığın bugün yayınladığı vicdanları yaralayan yönetmelik ile zeytinliklerimiz madenciliğe açıldı. Zeytin ağaçlarına maden ocağı hançeri saplamak, geleceğimize ihanettir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yürütmeyi durdurma davası açacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarım.”

YÖNETMELİĞİN TAMAMI

21/9/2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan yönetmeliğin tamamı şöyle: “Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla Genel Müdürlük tarafından belirlenen çalışma takvimi içerisinde zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir.

* Zeytin sahasının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilmesi için madencilik faaliyeti yürütecek kişinin madencilik faaliyetleri bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığınca uygun görülecek alanda dikim normlarına uygun, faaliyet yürütülecek saha ile eşdeğer büyüklükte zeytin bahçesi tesis edeceğini taahhüt etmesi zorunludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin tüm masraflardan ve zeytin sahasının taşınmasından kaynaklanan tüm taleplerden madencilik faaliyeti yürütmesi yönünde lehine karar verilen kişi sorumludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça, zeytin bahçesi tesis edilmesine ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenir.”

İstenmeyen maden tesisinin altından kaynak suyu fışkırdı

İstenmeyen maden tesisinin altından kaynak suyu fışkırdı

Bursa ’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla köyünde, yapımı devam eden Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme Maden Tesisi altından doğal kaynak suyu fışkırdı.

BU TESİSE DOĞA BİLE İSYAN ETTİ”

Kirazlıyaylalılar ile birlikte maden tesisinin önünde açıklama yapan İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, kaynak suyun tesisin beton temellerinin altından sızarak ovaya akmaya başladığını belirterek, “Bu maden fabrikasına doğa bile isyan etti, iktidar ise bu duruma hala sağır sultan” dedi.

image small

“BÖLGEYE VE BÖLGE İNSANINA YARARI YOK”

Maden tesisinin kurulmasına karşı çıkarak eylem üstüne eylem yapan Kirazlıyaylalılar ile birlikte bölgede inceleme yapan destek Türkoğlu, şunları söyledi;

*Özellikle Kirazlıyayla köylülerinin ses getiren eylemlerine sebep olan maden fabrikasının, doğaya verdiği zararı yerinde gözlemlerken doğrusu hepimizin yüreği sızladı. Gördük ki bu olayla tesisin bölge ve bölge insanının yararına olmayan bir tesis olduğu tescillenmiş oldu.

*Bu bölgeden geçimini sağlayan, burada nefes alan, çoluğunu çocuğunu bu çevrede büyüten vatandaşlarımızın haklı isyanları daha dün gibi kulaklarımızda çınlıyor.

*Yetkililere ne diye seslenmişti, sesleri duyulmayınca da haklı olarak nasıl feryat etmişti bu insanlar?

*Demişlerdi ki; ‘Ey iktidar sahipleri; Bu tesis İznik Gölü ’nden yıllık tam tamına 200 bin metreküp su çekecek, haberiniz var mı?

*Tesis orman alanı üzerine kuruluyor ve altında ovamızı, ovadaki tarımsal sulama derelerimizi besleyen su kaynakları var, onların hepsi bir bir kesilecek, görmüyor musunuz? ’
Vatandaşımız tam da bu sözlerle feryat figan bağırdı çağırdı, ne duyan ne de bir gelip gören oldu!

image small

“HEM DOĞAL YAŞAMA HEMDE HALK SAĞLIĞINA ZARAR VERECEĞİNİ DUYURDULAR”

Madene karşı sadece vatandaşın bağırmadığını ifade eden Türkoğlu, şunları söyledi;

*TMMOB, TTB ve barolar da dahil olmak üzere çeşitli meslek odaları, akademik çevreler ve çevre örgütleri, bu projenin hem doğal yaşama, hem çevreye, hem de halk sağlığına zarar vereceğini savundu.

*Kirazlıyaylalıların hayat memat mücadelesine topyekün herkes destek verdi, gözlerini rant hırsı bürümüş iktidar sahipleri, bölgeden çıkarak tüm Türkiye ’ye yayılan koskoca bir tepki selini maalesef duymazdan geldi.

*Çünkü onların artık gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar. Çünkü onların artık kalpleri var nasırlaşmış, vicdanları var rant hırsıyla kireçlenip pas tutmuş.

“OLMAZ OLSUN, YERE BATSIN SİZİN KATKINIZ”

*Neymiş efendim? Ülke ekonomisine katkı sağlamak amacı ile ham cevher üretiyorlarmış. Ürettikleri cevher, uluslararası standartlara uygunmuş ve hammadde olarak satılıyormuş. Sevsinler sizin hammaddenizi!

*Geleceksiniz köyün dibine istenmeyen tesisinizi kuracaksınız. İnsanların adeta yaşama alanını gasp edeceksiniz, sonrasında da ülke ekonomisine katkıdan söz edeceksiniz. Olmaz olsun, yere batsın sizin katkınız!

*Daha önce adı batasıca tesisinize açtığınız yolun, tarımsal alanların ihtiyacı olan suyu taşıyan dere yatağını kuruttuğunu vatandaş da unutmadı, biz de unutmadık!.

“TESİSİN ALTINDAN KAYNAK SUYU AKIP GİRİYOR”

“Bu defa da, tesisinizin altından çıkan güzelim kaynak suyu, fabrika temellerinizin arasından gürül gürül akıp gidiyor” diyen Türkoğlu, sözlerini şöyle tamamladı;

“Bilesiniz ki; çatlayan tesis duvarlarınızın yıkılmaması için ekstra perde betonlar örmeniz de sizi kurtaramayacak! Doğaya ve bölge halkına verdiğiniz zararın bedelini ama öyle ama böyle mutlaka ödeyeceksiniz! Bizler de bunun her daim takipçisi olacağız.”

  • Akbatı Escort Bayan

    ögretmenimle ilk anal

    Tarafından AÇIK 06 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    ögretmenimle ilk anal Slm arkadaslar bu anımı yozgattan yazıyorum ben 32 yasında yakısıklı oldukca karızmalı bır erkeım bu anım bun dan 2 ay once gerceklestı yozgatta ısmını vermek ıstemedım bı okulda bır oretmen dıkkatımı cektı. Kısa bı arastırma yaptım yanlız yasıyodu bunla tanısmalıydım yanına vardım meraba dedım buyurun dedı usta ben kıvırmayı sewmem harbı cok […]

  • 'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    Tarafından AÇIK 13 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ’nin 7- 8 Şubat 2022 tarihlerinde Londra ’da bankacı ve yatırımcıların üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmesini değerlendirdi. Öztrak, ziyaretin ardındaki sebep için dış finansman ihtiyacına işaret etti. “25 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VAR” Konuyla ilgili sosyal medya hesabından […]

  • Tesettürlü Escort

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim Ben normalde işim gereği ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir ilde yaşıyorum. Bu yaşadığım yerde çok uzak olduğundan mecburen senede bir defa ailemin yanına geliyor ve onları görüyorum. Geldiğim zaman bütün kardeşlerim ve özellikle de ailem beni gördüğü için çok sevinir ve çok mutlu olur. Şimdi ben geldiğim zaman bütün yeğenlerim […]

  • Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Tarafından AÇIK 21 Mart 2022 - 0 Yorumlar

    Cinsel birlikteliği bir türlü yaşayamayan çiftlerin gözden kaçırdığı ve aslında çokta basit sebepleri bulunmaktadır. Biraz durup düşündüğünüzde eşinizle bir türlü birliktelik yaşayamamanızın sebebini bulacaksınız. İşte onlardan bazıları. Zamansızlık Özellikle çocuğu olan çiftlerin zamansızlıktan yakındığı sıklıkla olan bir durumdur. Gün boyu iş yerinde çalıştıktan sonra eve gelip çocuklarla ve ev işleri ile ilgilendikten sonra bir anda saatin geç olduğunu ve artık uyumanız gerektiğini […]

  • Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Tarafından AÇIK 26 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Ermeni güçlerin, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin yaptığı soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı şehrinde 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk toplam 613 Azerbaycanlı yaşamını yitirdi. Tarihin en kara lekelerinden olan ve Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyan bu acıyı, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Mammadov İhlas Havadis Ajansı’na […]