Dışişleri Bakanlığı’ndan Kırım açıklaması

Dışişleri Bakanlığı'ndan Kırım açıklaması

Dışişleri Bakanlığı, Kırım ’ın yasa dışı ilhakının sekizinci yıldönümü nedeniyle açıklamada bulundu. Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;

“Ukrayna Kırım Özerk Cumhuriyeti 16 Mart 2014 tarihinde düzenlenen gayrımeşru bir referandumla Rusya Federasyonu tarafından ilhak edilmiştir.

Uluslararası hukuka açıkça aykırı olan bu eylem ülkemiz ve uluslararası toplum tarafından tanınmamaktadır.

Yarımadanın asli unsurlarından olan Kırım Tatar Türklerinin durumu başta olmak üzere, Kırım ’daki gelişmeleri yakından izlemeyi sürdüreceğiz.

Türkiye, stratejik ortağı Ukrayna ’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine olan desteğini bu vesileyle bir kez daha teyit eder.”

Erdoğan ’a bir tepki de cerrahlardan: Hiçbir yere gitmiyoruz!

Erdoğan ’a bir tepki de cerrahlardan: Hiçbir yere gitmiyoruz!

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın doktorlara yönelik “Varsın gidiyorlarsa gitsinler” sözlerine tepkiler dinmiyor. TTB, Sağlık Meslek Örgütleri, doktorlar ve doktor ailelerinin tepkilerinden sonra Türk Cerrahi Derneği de tepkisini “Kırıldık ama, küsmeyiz. Bu ülkenin evlatları, gerçek sahipleriyiz” ifadeleriyle gösterdi.

Dernekten yapılan açıklamada, pandemi öncesi ve pandemi sürecinde ülkenin her bir köşesinde bıkmadan usanmadan çalıştıkları vurgulanarak “Yorulduk, hastalandık, meslektaşlarımızdan yitirdiklerimiz oldu, ama asla vazgeçmedik. Acımızı, üzüntümüzü içimize gömüp sağlık hizmeti sunmaya devam ettik” denildi.

“BU ÜLKE, BU VATAN BİZİM”

“Bu ülke bizim. Bu vatan bizim” denilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

* Kapıda bekleyen de, ameliyat masasında yatan da, ameliyat eden de, klinikte, poliklinikte sağlık hizmeti sunan da hepimiz biriz. Tek isteğimiz insanımıza daha güvenli bir ortamda daha kaliteli bir hizmet sunmak ve hakkettiğimiz değeri görürken elbette ki emeğimizin karşılığını da almak. Türk Cerrahi Derneği olarak binlerce üyemizle birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz ve takipçisi olacağız. Kırıldık ama, küsmeyiz. Bu ülkenin evlatları, gerçek sahipleriyiz .Bu vatan hepimizin. Ona derinden bağlıyız. Hep buradaydık. Buradayız. Hiç bir yere gitmiyoruz! Kamuoyuna en derin saygılarımızla.”

DOKTORLAR GREVE HAZIRLANIYOR

Türk Tabipleri Birliği de (TTB) “14-15 Mart ’ta bizi duymazdan, görmezden gelip yok sayanlara karşı emeğimize, mesleğimize, geleceğimize hep birlikte sahip çıkmaya; Bütün ülkeyi önlüklerimizin beyazına boyamaya ‘Emek Bizim, Söz Bizim ’ diyerek Ekim 2021 ’de başlattığımız eylem programımızı 14 Mart Tıp Bayramı Haftası ’nda yükselterek devam ediyoruz” ifadeleriyle 14-15 Mart ’ta yapılacak genel grevi hatırlattı.

KLİMİK: KÜÇÜMSEYİCİ AÇIKLAMALAR ŞEVK KIRMAKTADIR

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) de Erdoğan ’ın sözlerine yönelik şu açıklamada bulundu;

* Sağlık çalışanları dünyayı sarsan pandemiye karşı son iki yıldır aralıksız bir şekilde canlarını ortaya koyarak çalıştılar, çalışıyorlar. İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanları olarak, farklı branşlardan meslektaşlarımız ve sağlık çalışanı arkadaşlarımızla en ön saflarda birlikte çalıştık. Bu çabalarımızın takdir edilmesi bir yana, son zamanlarda yılların birikiminin ürünü olan bu özel emeğimizi azımsayan ve küçümseyici açıklamalar meslektaşlarımızın şevkini kırmaktadır.

* Türkiye ’nin gururu olan sağlık ordumuzun giderek daha fazla üyesinin,  maruz kaldığımız süreklileşen sözlü ve fiziksel şiddet, güvensizlik ortamı, maddi güçlükler, saygı ve manevi takdir görmeme gibi nedenlerle ülkeyi terk etmeye yönelmeleri hepimizi üzmektedir. Ülkenin geleceğini tehdit eden ve bir halk sağlığı sorununa dönüşeceği mutlak olan bu soruna köklü çözümler aramak yerine aşağılayıcı bir söylemin tercih edilmesi bizleri derinden yaralamaktadır.

* Bilinmesini isteriz ki, bu memleket bizimdir. Gidenlerimiz olabilir. Çok temel sorunlar nedeniyle gitseler de ülkemizde insanca çalışacakları, hizmet ve bilim üretecekleri güvenli ortamlar, saygı ve takdir görecekleri koşullar oluştuğunda geri döneceklerinden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bizler Türk halkının gururu olan sağlık çalışanlarıyız, köklerimiz 100 yıl önce ülkemizi işgalden kurtaran tıbbiye geleneğinden gelir. Her durumda halkımızın yanındayız. Bu zor günler elbet geçecektir ve bizim insanlık için, bilim için, bu güzel ülke için fedakarca çalışmalarımız 100 yıl önceki heyecanla sürecektir.

Evde saçını, işte arabaları boyuyor: Eylem boya ustası oldu

Evde saçını, işte arabaları boyuyor: Eylem boya ustası oldu

8 yıl önce eşi Selçuk Kuşçu’nun da desteğiyle Uzunköprü Sanayi sitesindeki oto boya atölyesinde eşiyle birlikte çalışmaya başlayan Eylem Kuşçu, 8 Mart Dünya Emekçi Bayanlar Gününü çalışarak kutladı. Kuşçu, kadınların istediğinde her işi yapabileceğini vurgulayarak, “Bayanların istediği takdirde yapamayacağı iş yoktur. Yeter ki istesinler. Birileri ne der, ya da ben bunu yapabilir miyim diye düşünmesinler” dedi.

Her şey belgesel izlerken oldu

Bayanların istihdama katılmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Kuşçu, izlediği bir belgeselden çok etkilendiğini ifade ederek, “Televizyonda belgesel izlerken eşiyle birlikte lastik tamiri yapan bir teyze gördüm. Acaba ben de böyle bir şey yapabilir miyim diyerek eşimle konuştum, işlerine yardımcı olmak istediğimi söyledim. Eşimde bana olumlu cevap verdi. İlk başta yapabilir miyim diye tereddüt ettim ama eşim bana yapabilirsin, ben sana öğreteceğim dedi. Eşimin yapabilirsin kelimesi bana ilham kaynağı oldu. Denedim, pes etmedim. Bantlama işleri, zımparalama işleri derken sonunda başardım” dedi.

Eşinin başarılarıyla gurur duyduğunu ifade eden Selçuk Kuşçu, “Eleman yetişmediğinden dolayı eşimi bu işe teşvik ettim. Çıraklık, kalfalık derken en sonunda Eylem Usta olmuş oldu. İşi en ince ayrıntısına kadar öğrenip dört dörtlük boya ustası oldu. Arabaları boyuyor, pasta cila yapıyor. Bütün işlemleri rahatlıkla yapıyor” dedi.
8 Mart Dünya Bayanlar Gününü kutlayan Eylem Kuşçu, “8 Mart Dünya Emekçi Bayanlar Gününün adına yakışır bir biçimde emeğimizle ve alnımızın teriyle çalışmaya devam ediyoruz. Türk kadının istediğinde her şeyi yapabileceğini, aile ekonomisine ve ülkesine bir şeyler kazandırabileceğini görmek istiyoruz. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Bayanlar Günü kutlu olsun” ifadelerini kullandı.
 

Berkant Şükrü Doğan Uludağ
 

Resmi Gazete’de yayımlanan karar isyan ettirdi! Çadır nöbeti başlattılar

Resmi Gazete'de yayımlanan karar isyan ettirdi! Çadır nöbeti başlattılar

Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ’nın zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin yönetmeliğine tepkiler dinmiyor.

Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Muğla illeri başta olmak üzere bir çok kentte düzenlenen eylem ve etkinliklerle yönetmeliğin iptali istendi.

image small

AYÇEP ’in Atatürk Kent Meydanı ’nda düzenlediği etkinliğe Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay, CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, çevre derneklerinin temsilcileri, zeytinlik alanlarını korumak isteyen zeytin üreticileri ve yasaya karşı çıkan çok sayıda vatandaş katıldı.

image small

“KARARIN BİZİM İÇİN KARŞILIĞI YOK”

Alınan kararların mantığını anlamakta güçlük çektiklerini söyleyen AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili, şunları söyledi;

*Ölmez ağaç zeytin tükenmez bir mirastır. Bu miras oligarşik bir grubun doğayı, çevreyi ve zeytini tüketerek hızlıca para kazanabilmeleri için feda edilmek isteniyor.

*Her şeyin sahibi olduğunu düşünenler SİT alanlarını yok etmeyi ve korunan alanları bir rant alanına dönüştürmeyi amaçlayanların çıkardığı yönetmelik Anayasa ve Yasalara aykırıdır.

*Hukuksuz değişikler sonucunda üreticilerin ellerinde ne ekilebilecek alan ne de üretecek takat kalacak. Toplum bu süreçte, maden sahalarının yayacağı kirlilikle zehirlenecek.

*Sadece Aydın ’da değil tüm Türkiye ’de yükselen ses bu tehlikenin farkında olmamızdandır. Nefes alınmaz sonuçlar doğuracak bu kararların derhal geri çekilmesini istiyoruz. Hem zeytincilik ile ilgili, hem de SİT alanları ile ilgili yönetmelik derhal iptal edilmelidir.

*Zeytin karası kömürden daha değerlidir. Sit alanları ranta peşkeş çekilemeyecek kadar değerlidir.

image small

“ANAYASAL HAKLARI İÇİN DİRENİYORLAR”

Vatandaşların anayasal haklarını kullandıklarını belirten Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay ise, şunları söyledi;

*Zeytin üreticileri emek verdikleri, atalarından kalan zeytin ağaçlarının rant için yok olmasını istemiyorlar, tüm amaçları bu. Bu toplantının hiçbir siyasi amacı yok. Bu toplantı sermayeye, üretime karşı değil.

*Bu toplantı zeytin ağaçlarının yok olmasını istemeyen emekçilerin direnişi. Olayı hiç kimse hiçbir yere saptırmasın. Bu insanlar zeytin ağaçlarıyla yıllarca yaşamlarını sürdürdüler, çocuklarını okuttular, evlendirdiler, torun sahibi oldular.

*Yaşamlarını zeytinden elde ettikleri gelirle sürdürüyorlar. Elbette ki anayasal haklarıyla direneceklerdir.

ZEYTİN NÖBETİ BAŞLADI

“Doğanın ve kentin talanına hayır”, “Temiz hava su toprak olmazsa yaşam olmaz” gibi çevreci mesajlar taşıyan pankartların açıldığı gösteride “Havama, suyuma, zeytinime dokunma”, “Aydın uyuma zeytinine sahip çık” sloganları atıldı. Yasaya karşı çıkan vatandaşlar kent meydanına kurdukları çadırla zeytin nöbeti tutmaya başladı.

8 Mart eylemine polis müdahalesi

8 Mart eylemine polis müdahalesi

Sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla kadınlar, 8 Mart Bayanlar Günü öncesinde birçok ilde ‘Yoksulluğun pençesinde, şiddetin gölgesinde yaşamayacağız ’ sloganıyla toplandı.

İstanbul Kadıköy ’de düzenlenen eyleme yüzlerce kadın katıldı. Eylemde savaş karşıtı sloganlar da atıldı.

Kadıköy rıhtımında kurulan platform ve ses düzeneğiyle sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri açıklamalarda bulundu. Öldürülen kadınların isimleri tek tek anons edilirken kadınlar ise ‘Buradayız ’ sloganlarıyla karşılık verdi.

ANKARA ’DA 8 MART EYLEMİNE POLİS MÜDAHALESİ

Yurdun birçok noktasında kadınlar eylemlerini gerçekleştirirken, Ankara ’da Ziya Gökalp Caddesi ’nde Çankaya Belediyesi ’nin önünde düzenlenen eyleme ise polisin müdahale ettiği, birçok kadın eylemcinin gözaltına alındığı öğrenildi.

Yurt genelinde düzenlenen eylemlerde “Gözaltılar derhal serbest bırakılsın” çağrısı yapıldı.

Akbelen Ormanı’ndaki bilirkişi keşfi eylem ve protestoya dönüştü

Akbelen Ormanı'ndaki bilirkişi keşfi eylem ve protestoya dönüştü

Muğla ’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy ’deki Akbelen Ormanı ile zeytinlik alanların Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür sağlamak için maden ocağı haline getirilmek istenmesi nedeniyle çevreciler ve köylülerin Muğla 1. İdare Mahkemesi ’nde açtıkları Maden Ruhsatı İptal Davası ’nın bilirkişi keşfi bugün yapıldı.

Muğla ’nın Bodrum, Milas, Yatağan, Marmaris ile İzmir, Çanakkale ve Aydın ’dan gelen çevrecilerin de pankartlar açarak İkizköylülere destek verdiği keşif, eylem ve protestoya dönüştü. ‘Akbelen Ormanlarını vermeyeceğiz ’, ‘Akbelen için adalet ’, ‘yaşam alanlarımız müştereklerimizdir ’, ‘zeytin için adalet ’ ve ‘Muğla cennet kalsın ’ pankartları açan çevreci ve köylülerden oluşan yaklaşık 300 kişilik grup, yağan yağmura rağmen zeytinlik arazilerin madenlere açılmasını da protesto etti. Eyleme Mandalya Çevre Platformu, Bodrum Yurttaş İnsiyatifi, Milas Kent Konseyi üyeleri ile siyasi parti temsilcileri de destek verdi.

“AKBELEN ORMANINDA MADEN AÇILIRSA SU KAYNAKLARI KURUYACAK”

Bilirkişi keşfi sonrası, İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün Akbelen Ormanı ’nda maden ocağı açılmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı ’nın vermiş olduğu iznin iptal davasında ikinci kez keşfe gittik. Daha önceki keşifte hakarete uğramıştık, yok sayılmıştık. İtirazlarımız üzerine keşif tekrar edildi. Şuan ki işletilen maden sahasının alanı ne hale getirdiğini gösterdik bilirkişi heyetine. Ayrıca, Akbelen Ormanı ’nın altından geçen su kaynaklarının çıktığı su kuyularını gösterdik ki bu su kuyuları Bodrum ’un, Güllük ’ün, havaalanının ve bölgenin suyunu sağlayan kaynaklar. Şayet Akbelen Ormanı ’nda maden açılırsa, bu su kaynaklarının kuruması ya da kirlenmesi riski var. O nedenle bilirkişilerden özellikle bu konuya dikkat etmelerini istedik.”

“AKBELEN ORMANLARINI VERMEYECEĞİZ YAŞAMI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bölgedeki zeytin arazilerinin de madenciliğe açıldığını belirten Cangı, “Bu sabah Zeytincilikle ilgili olarak Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği ’nde bir değişiklik yapıldı. Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılmasına Dair Kanunun 20. Maddesine aykırı olarak zeytinlikler madenciliğe açıldı. Sanki bizim keşfimizi bekler gibi ya da keşfimize müdahale edercesine böyle bir yönetmelik değişikliği oldu. Ancak sabahtan beri “Akbelen Ormanı için Adalet”,” Zeytin için adalet” sloganları çınlıyor burada. Bugünkü keşfimiz aynı zamanda zeytinliklerin madenciliğe feda edilmemesi için yapılan mücadelenin bir simgesi olacak. Bu kitle ve yaşamı savunan, destekleyen tüm yaşam savunucuları Akbelen Ormanı ’nı vermeyecekler, zeytinlikleri vermeyecekler. Yaşamı savunmaya devam edecekler” ifadelerini kullandı.

“TOPRAKLARIMIZDAN, DOĞAMIZDAN, HAYVANLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ”

İkizköy Kardok Derneği Başkanı Nejla Işık ise keşfi şöyle değerlendirdi:

* Bugün İkizköylüler için, Akbelen Ormanı için önemli bir gündü. Sabahtan bu yana buradayız. Akbelen Ormanı İkizköylüler için niçin önemli bunu anlattık hakime, bilirkişilere. Buranın akciğerimiz olduğunu, en başta temiz havamız olduğunu anlattık.

* Buradan sularımızın, kuyularımızın nasıl beslendiğini anlattık. Buradan geçimimizi nasıl sağladığımızı anlattık. Keçilerimizi, koyunlarımızı, hayvanlarımızı, en önemlisi zeytinlerimizi anlattık. Zeytin şifadır dedik.

* Kömür öldürür, zeytin yaşatır dedik. İstediğimiz her şeyi elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce anlattık. Akbelen Ormanı ’ndan da, İkizköy ’ün topraklarından da vazgeçmiyoruz.

“BİZİM AÇIMIZDAN GÜZEL BİR KEŞİF OLDU”

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa ise konunun sağlık boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

* Neşeliyiz. Bugün Akbelen Ormanı ’nın kömür madenciliğine feda edilmemesi için açtığımız davanın keşfi bizim açımızdan güzel bir keşif oldu. Halk sağlığı açısından Akbelen Ormanı ’nın ne denli önemli olduğunu anlatmaya çalıştık.

* Akbelen Ormanı ’nın korunmasıyla buradaki hava kalitesinin nasıl iyi olacağını, kömüre feda edilirse madencilik faaliyetleri nedeniyle havanın, toprağın, suyun nasıl kirleneceğini ve bunların da insan sağlığı açısından, diğer yaşam öğeleri açısından nasıl riskler doğuracağını mahkeme heyetine anlatmaya çalıştık.

Yaklaşık 4 saat süren eylem ve bilirkişi incelemesinin ardından çevreciler ve köylüler ayrıldı.

İstenmeyen maden tesisinin altından kaynak suyu fışkırdı

İstenmeyen maden tesisinin altından kaynak suyu fışkırdı

Bursa ’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla köyünde, yapımı devam eden Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme Maden Tesisi altından doğal kaynak suyu fışkırdı.

BU TESİSE DOĞA BİLE İSYAN ETTİ”

Kirazlıyaylalılar ile birlikte maden tesisinin önünde açıklama yapan İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, kaynak suyun tesisin beton temellerinin altından sızarak ovaya akmaya başladığını belirterek, “Bu maden fabrikasına doğa bile isyan etti, iktidar ise bu duruma hala sağır sultan” dedi.

image small

“BÖLGEYE VE BÖLGE İNSANINA YARARI YOK”

Maden tesisinin kurulmasına karşı çıkarak eylem üstüne eylem yapan Kirazlıyaylalılar ile birlikte bölgede inceleme yapan destek Türkoğlu, şunları söyledi;

*Özellikle Kirazlıyayla köylülerinin ses getiren eylemlerine sebep olan maden fabrikasının, doğaya verdiği zararı yerinde gözlemlerken doğrusu hepimizin yüreği sızladı. Gördük ki bu olayla tesisin bölge ve bölge insanının yararına olmayan bir tesis olduğu tescillenmiş oldu.

*Bu bölgeden geçimini sağlayan, burada nefes alan, çoluğunu çocuğunu bu çevrede büyüten vatandaşlarımızın haklı isyanları daha dün gibi kulaklarımızda çınlıyor.

*Yetkililere ne diye seslenmişti, sesleri duyulmayınca da haklı olarak nasıl feryat etmişti bu insanlar?

*Demişlerdi ki; ‘Ey iktidar sahipleri; Bu tesis İznik Gölü ’nden yıllık tam tamına 200 bin metreküp su çekecek, haberiniz var mı?

*Tesis orman alanı üzerine kuruluyor ve altında ovamızı, ovadaki tarımsal sulama derelerimizi besleyen su kaynakları var, onların hepsi bir bir kesilecek, görmüyor musunuz? ’
Vatandaşımız tam da bu sözlerle feryat figan bağırdı çağırdı, ne duyan ne de bir gelip gören oldu!

image small

“HEM DOĞAL YAŞAMA HEMDE HALK SAĞLIĞINA ZARAR VERECEĞİNİ DUYURDULAR”

Madene karşı sadece vatandaşın bağırmadığını ifade eden Türkoğlu, şunları söyledi;

*TMMOB, TTB ve barolar da dahil olmak üzere çeşitli meslek odaları, akademik çevreler ve çevre örgütleri, bu projenin hem doğal yaşama, hem çevreye, hem de halk sağlığına zarar vereceğini savundu.

*Kirazlıyaylalıların hayat memat mücadelesine topyekün herkes destek verdi, gözlerini rant hırsı bürümüş iktidar sahipleri, bölgeden çıkarak tüm Türkiye ’ye yayılan koskoca bir tepki selini maalesef duymazdan geldi.

*Çünkü onların artık gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar. Çünkü onların artık kalpleri var nasırlaşmış, vicdanları var rant hırsıyla kireçlenip pas tutmuş.

“OLMAZ OLSUN, YERE BATSIN SİZİN KATKINIZ”

*Neymiş efendim? Ülke ekonomisine katkı sağlamak amacı ile ham cevher üretiyorlarmış. Ürettikleri cevher, uluslararası standartlara uygunmuş ve hammadde olarak satılıyormuş. Sevsinler sizin hammaddenizi!

*Geleceksiniz köyün dibine istenmeyen tesisinizi kuracaksınız. İnsanların adeta yaşama alanını gasp edeceksiniz, sonrasında da ülke ekonomisine katkıdan söz edeceksiniz. Olmaz olsun, yere batsın sizin katkınız!

*Daha önce adı batasıca tesisinize açtığınız yolun, tarımsal alanların ihtiyacı olan suyu taşıyan dere yatağını kuruttuğunu vatandaş da unutmadı, biz de unutmadık!.

“TESİSİN ALTINDAN KAYNAK SUYU AKIP GİRİYOR”

“Bu defa da, tesisinizin altından çıkan güzelim kaynak suyu, fabrika temellerinizin arasından gürül gürül akıp gidiyor” diyen Türkoğlu, sözlerini şöyle tamamladı;

“Bilesiniz ki; çatlayan tesis duvarlarınızın yıkılmaması için ekstra perde betonlar örmeniz de sizi kurtaramayacak! Doğaya ve bölge halkına verdiğiniz zararın bedelini ama öyle ama böyle mutlaka ödeyeceksiniz! Bizler de bunun her daim takipçisi olacağız.”

Türkiye’de Rusya protestoları sürüyor

Türkiye'de Rusya protestoları sürüyor

Muğla ’nın Marmaris ilçesinde yaşayan Ukraynalılar ile Marmarisliler savaş karşıtı gösteri yaptı. Atatürk Meydanı ’ndaki protesto etkinliğine Ukraynalılar ve onların Türk yakınlarından oluşan yüzlerce kişi katıldı.

image small

Katılımcılar, savaş, Rusya ve Putin karşıtı, barış yanlısı pankartlar taşıdı. Ukrayna Kültür ve Dayanışma Derneği ’nin Marmaris Temsilcisi Olena Topçu etkinlikte bir konuşma yaptı.

image small

SİZİ UKRAYNA ’YI DESTEKLEMEYE ÇAĞIRIYORUZ

Ukrayna Kültür ve Dayanışma Derneği ’nin Marmaris Temsilcisi Olena Topçu etkinlikte savaş karşıtı sözleriyle birlikte şunları söyledi:

*Biz Türkiye ’deki Ukrayna toplulukları, tüm ülkelerin liderlerine ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Sizi Ukrayna ’yı desteklemeye çağırıyoruz. Ukrayna, Türkiye gibi demokratik ilke ve değerlere dayanmaktadır. Ukrayna, Türkiye gibi barışçıl bir ülkedir, hiçbir zaman yabancı topraklara tecavüz etmemiştir.

*Ancak, kendi topraklarını ve devletini cesurca savunmak amacındadır. Türk dostlarımıza ve Türk Cumhurbaşkanına siyasi, askeri ve manevi destekleri için teşekkür ederiz. Türkiye ’deki Ukraynalılar adına sivil nüfusunu, egemenliğini ve topraklarını koruma mücadelesinde Ukrayna ’yı içtenlikle desteklemenizi talep ediyoruz.”

image small

Yaklaşık yarım saat süren eylem boyunca katılımcılar sık sık savaş karşıtı, barış yanlısı sloganlar attıktan sonra sessizce dağıldı.

image small

RUS KONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE TOPLANDILAR

Antalya ’da bir grup Ukrayna vatandaşı ise, Muratpaşa ilçesinde bulunan Rus konsolosluğu önünde eylem düzenledi.

Ukraynalılardan Rusya Konsolosluğu önünde eylem

Ukraynalılardan Rusya Konsolosluğu önünde eylem

İstanbul’da yaşayan Ukraynalılar, sabah saatlerinde Beyoğlu’nda bulunan Rusya Başkonsolosluğu önünde toplandı.

Rusya lideri Vladimir Putin aleyhinde sloganlar atan grup, “Savaşa hayır” yazılı pankartlar taşıdı. Polisin yoğun güvenlik önlemleri aldığı eylem devam ediyor.

Murat Horoz – Gülşah Kahveci
 

Yağmur altında nöbete devam ettiler

Yağmur altında nöbete devam ettiler

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, rektörlüğe Melih Bulu ’nun atanmasıyla başlattıkları ve istifasının ardından Naci İnci ’nin rektörlüğe atanmasıyla devam ettirdikleri protesto nöbetlerinin 283 ’üncüsünü gerçekleştirdi.

SIRTINI DÖNDÜLER

Yağmur altında gerçekleşen nöbette akademisyenler, cübbelerini giyerek bir kez daha sırtlarını rektörlük binasına döndü.

Eylemde ‘Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz ’ yazılı dövizlerle birlikte görevlerine son verilen akademisyenlerin fotoğrafları taşındı.

Sayfa 1 of 21 2
  • Akbatı Escort Bayan

    ögretmenimle ilk anal

    Tarafından AÇIK 06 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    ögretmenimle ilk anal Slm arkadaslar bu anımı yozgattan yazıyorum ben 32 yasında yakısıklı oldukca karızmalı bır erkeım bu anım bun dan 2 ay once gerceklestı yozgatta ısmını vermek ıstemedım bı okulda bır oretmen dıkkatımı cektı. Kısa bı arastırma yaptım yanlız yasıyodu bunla tanısmalıydım yanına vardım meraba dedım buyurun dedı usta ben kıvırmayı sewmem harbı cok […]

  • 'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    Tarafından AÇIK 13 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ’nin 7- 8 Şubat 2022 tarihlerinde Londra ’da bankacı ve yatırımcıların üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmesini değerlendirdi. Öztrak, ziyaretin ardındaki sebep için dış finansman ihtiyacına işaret etti. “25 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VAR” Konuyla ilgili sosyal medya hesabından […]

  • Tesettürlü Escort

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim Ben normalde işim gereği ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir ilde yaşıyorum. Bu yaşadığım yerde çok uzak olduğundan mecburen senede bir defa ailemin yanına geliyor ve onları görüyorum. Geldiğim zaman bütün kardeşlerim ve özellikle de ailem beni gördüğü için çok sevinir ve çok mutlu olur. Şimdi ben geldiğim zaman bütün yeğenlerim […]

  • Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Tarafından AÇIK 26 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Ermeni güçlerin, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin yaptığı soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı şehrinde 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk toplam 613 Azerbaycanlı yaşamını yitirdi. Tarihin en kara lekelerinden olan ve Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyan bu acıyı, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Mammadov İhlas Havadis Ajansı’na […]

  • Soğuk baklavayı bulan Elaldı ’dan Yunanistan ’a Evliya Çelebi ayarı

    Soğuk baklavayı bulan Elaldı ’dan Yunanistan ’a Evliya Çelebi ayarı

    Tarafından AÇIK 17 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Yunanistan, Türk baklavasını sahiplenmeye çalışmalarına devam ediyor. Yunanistan medyasında kullanılan “Geleneksel Yunan Baklavası” ifadesinin ardından Gaziantep baklavacılarından tepki geldi. Tepkilere karşı destek açıklamasında bulunan Diyarbakır’da yarım asırdır tatlı sektöründe öncü olan ve soğuk baklavayı bulan Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı’dan geldi. Türkiye’nin ve Gaziantep’in tescili ürünü olan baklavanın Yunanistan’ın sahip çıkma çalışmalarına karşı […]