Adnan Oktar davasında yeni gelişme

Adnan Oktar davasında yeni gelişme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin Adnan Oktar ’ın da aralarında bulunduğu 215 sanığa beraatten 9 bin 803 ’er yıl hapse kadar değişen oranlarda verdiği kararı inceledi.

Daire, yerel mahkemenin açılmamış davalar hakkında hüküm kurduğunu ve bu hükmün de hukuka aykırılık hallerinden kabul edildiğini kararında kaydetti. Daire, nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan davada soruşturması devam eden bir kısım etkin pişmanlık gösteren sanıkların bu dava ile birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden karar oluşturulduğunu incelemesinde ifade etti.

MÜŞTEKİLERİN ŞİKAYETİ ALINMADAN KARAR VERİLDİ

Bazı müştekilerin duruşmaya davet edilerek şikayetlerinin sorulması gerektiğini belirten daire, yerel mahkemenin mağdurların yokluğunda davaya devam edilerek hüküm kurduğunu vurguladı.

İstinaf, aynı suçun müşterek faili olduğu iddiasıyla dava açılan ve İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi ’nde görüldüğü anlaşılan dosyanın birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğunun da gözetilmediğini kararında belirtti.

HATALI DEĞERLENDİRME KURULDU

Bazı sanıklar hakkında uzlaşma prosedürü uygulanmadan karar verildiği kaydedilirken örgüt üyeliği, örgüt yöneticiliği, siyasi ve askeri casusluk, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, FETÖ örgütüne yardım gibi diğer suçlar yönünden eksik kovuşturma ile hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulması nedeniyle verilen kararı usulden bozdu.

ADNAN OKTAR ’IN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

İstinaf, bozma kararıyla birlikte tutuklulukta geçirdikleri süreyi dikkate alarak 68 sanığın tahliyesine karar verdi. İstinaf Adnan Oktar, Alev Babuna, Aylin Atmaca, Ayşegül Hüma Babuna, Bora Yıldız, Hakan Kurtul, Halil Hilmi Müftüoğlu, İbrahim Tuncer, Mehmet Noyan Orcan, Mert Sucu, Merve Büyükbayrak, Oğuzhan Sevinç, Sinem Hacer Tezyapar, Tarkan Yavaş, Ulviye Didem Ürer ve Yeliz Aksoy ’un aralarında bulunduğu 16 sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.

DOSYA YENİDEN GÖRÜLECEK

İstinaf, dosyayı usulü eksikliklerin giderilmesi için yeniden İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi ’ne gönderdi. (DHA)

15 Temmuz’a ilişkin davada karar

15 Temmuz'a ilişkin davada karar

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 15 Temmuz darbe girişimi esnasında 9 eski subayın görevlendirildiği Maltepe 2 ’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı ’nda yaşananlara ilişkin Yargıtay ’ın bozma kararının ardından yeniden görülen dava karara bağlandı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada bazı tutuklu sanıklar ile avukatları hazır bulunurken, bazı tutuklu sanıklar SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.

“TELEFONUMDA BULUNAN PROGRAMLARI SİLMEDİM, ÇÜNKÜ SUÇLU DEĞİLİM”

Duruşmada esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan tutuklu sanık Necati Soner Sutmak, şunları söyledi:

* Askere elindeki silah gücünü kesinlikle kullandırtmadım. Emrim altındaki askerlere ‘Yaralansanız bile halka ateş etmeyecek, silah kullanmayacaksınız ’ dedim. Hatta tanık er Veysel Ateş bile ifadesinde bunu doğrulamıştır. Vatandaşı sakinleştirmek, sükunete erdirmek, darbe teşebbüsüne engel olmaya yönelik eylemlerdir. Her şey bir kenara halkımızla hareket ettiğimizden ötürü tek bir kişi bile hakkımda şikayetçi olmamıştır.

* 19 Temmuz Salı gününe kadar normal mesaime devam ettim, kaçmadım. Telefonumda bulunan programları silmedim, çünkü suçlu değilim. Darbecilerle herhangi bir ilişkim yoktur. İddia makamı o geceki yüzlerce eylemimin sadece ikisi alınmış ve cımbızla çekilmiştir.

* Halbuki diğer eylemlerimle bir bütün olarak bakılsaydı hepsinin darbe teşebbüsünü engellemeye yönelik eylemler olduğunu göreceklerdir. Tahliyemi ve beratımı talep ediyorum.

“BİRLİKTEN AYRILMANIN YOLLARINI ARADIM”

Tutuklu sanık Yüksel Koçak ise savunmasında şu ifadeleri kullandı:

* Yıllarca tutuklu kalmamın sebebi bir asker olarak emre itaat etmemdi. Amirim ‘Genelkurmaydan bir emir geldi, başka bir kışlaya gideceksin ’ dedi. Ben de emire itaat ettim. Birliğe gittiğimde kesinlikle darbe girişiminden haberim yoktu. Darbe olduğunu anladığımda emir aldığım zaman ben kendimi irtica ettim. Birlikten ayrılmanın yollarını aradım. Ne 2008 öncesi ne de sonrası FETÖ ile bir bağlantım olmamıştır.

* Telefonumdan aranma durumunu ise şöyle değerlendirin başkanım. Yıl 2008 ve o zamanlar doğu görevlerinde bulunuyorduk. Telefonumuz çekmiyordu ve kimin telefonu çekiyorsa, birlik içinde çeken kişinin telefonunu kullanıyorduk. Belki birlik içinden biri aramıştır. Yaklaşık 6 yıldan beri tutukluyum.

* Gençliğimin en güzel yıllarında Siirt, Şırnak, Hakkari gibi şehirlerde terörle mücadele ettim. Ben çok sevdiğim mesleğimden ve ailemden koparıldım. Bu tutuklama fazlasıyla cezaya dönüşmüştür. Sayın başkanım vicdanınıza sesleniyorum, adalet istiyorum, hukuk istiyorum. Öncelikle tahliyemi, ardından beraatımı talep ediyorum.

4 SANIK HAKKINDA 15 YIL, 5 SANIK HAKKINDA 13 YIL 4 AY HAPİS CEZASI

Mahkeme, tüm sanıkların eylemlerinin ‘anayasayı ihlale teşebbüse yardım ’ suçu aşamasında kaldığına kanaat getirdiklerini belirterek, sanıklar Abdullah Sezgin, Fatih Hacıpaşalıoğlu, Hakan Bolat ve Hakan Erol ’un 15 ’er yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Heyet, sanıklar Ali Cömert, Celil Aybar, Hakan Tanrıkoluoğlu, Necati Soner Sutmak ve Yüksel Koçak ’ın ise 13 ’er yıl 4 ’er ay hapis cezasına çarptırılmalarına ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde 14 ’ü tutuklu, 12 ’si tutuksuz toplamda 26 sanığın yargılandığı dava, 23 Mart 2018 ’de karara bağlandı. Davada eski Yarbay Hakan Bolat, eski Binbaşılar Hakan Tanrıkoluoğlu ve Hakan Erol, eski yüzbaşılar Selim Çalışkan, Abdullah Sezgin, Ali Cömert, Celil Aybar, Fatih Hacıpaşalıoğlu, Yüksel Koçak ve Teğmen Süleyman Polatöz ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Eski Yüzbaşı sanık Olgun Yıldız ’ı ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptıran heyet, eski yüzbaşı sanık Necati Soner Tutmak ’ın bu suçtan beraatına, ‘terör örgütüne üye olmak ’ suçundan ise 7 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetmişti. Mahkeme, sanık eski Üsteğmen Murat Karakaş, uzman çavuşlar Muhammet Murat Duman, Selçuk Başeğmez ve Necettin Keleş ile erler Mertaş Çilali, Aykut Daşdemir, Selçuk Sarıkaya, İbrahim Can, Süleyman Fidan, Cihat Taştan, Yunus Emre Karapınar, Mehmet Yılmaz ve Astsubay Süleyman Akgün ’ün tüm suçlardan beraatına, eski Astsubay Murat Akkaya hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığına karar vermişti.

Beraat kararı verilen tutuklu sanıklar Süleyman Akgün ve Murat Akkaya ’nın tahliyesine karar veren mahkeme, hapis cezası alan 12 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetmişti. Heyet, firari sanık eski Yarbay İsmail Girgin ’in ise dosyasını ayırmıştı. Yerel mahkemenin kararını inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesi, eksik soruşturma ile hatalı değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle 9 sanık yönünden kararın bozulmasına hükmetmişti. İHA

’35 bin zeytini ya kesin ya taşıyın’ denilen İkizköylüler soluğu Danıştay ’da aldı

'35 bin zeytini ya kesin ya taşıyın' denilen İkizköylüler soluğu Danıştay ’da aldı

Muğla ’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy sınırları içerisinde yaklaşık 790 dönümlük zeytinlik ve ormanlık alanda Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri için maden ocağı açılmasını 240 gündür engelleyen ve nöbet tutan İkizköylüler, bugün gönüllü avukatları Arif Ali Cangı öncülüğünde 1 Mart 2022 tarihinde çıkarılan ve zeytin arazilerinde maden ocağı açılabileceğinin önünü açan yönetmeliğin iptalini ve yürütmenin durdurulması için Danıştay ’da dava açtı.

“BİLİRKİŞİNİN KEŞİF YAPACAĞI GÜN YASAYI DEĞİŞTİRDİLER”

Avukat Arif Ali Cangı yaptığı açıklamada 1 Mart 2022 Salı gününe Resmi Gazete ’de yayınlanan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ’le uyandıklarını belirterek, şunları söyledi:

* Oysa o sabah tek telaşımız, Akbelen Ormanında kömür madeni işletilmesine izin veren Tarım ve Orman Bakanı imzalı kararın iptali için açtığımız davada tekrar edilen bilirkişi keşfi olmalıydı.

* Akbelen Ormanı davasının bilirkişi keşif gününe ‘denk gelen ’ yönetmelik değişikliği,  Akbelen Ormanı içindeki ve çevresindeki zeytinliklerin de kömür madenine dahil edilebilmesinin yolunu açıyor.

* Akbelen Ormanı çevresinde, 2017 yılında hukuksuz biçimde kamulaştırıldığı halde İkizköylülerin Zeytincilik Kanununu dayanak göstererek kesilmesini engellediği 215 dönüm zeytinlik alanda binlerce zeytin ağacı var.

“3 GÜNDE 35 BİN ZEYTİNİ YA KESİN YA TAŞIYIN DEDİLER”

Yönetmeliğin yayınlanmasından hemen sonra, 7 Mart ’ta Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ (YK Enerji) yetkilileri İkizköy muhtarı aracılığı ile köylülerden 215 dönümlük zeytinlik alan içinde kalan zeytin ağaçlarını taşımalarını ya da kesmelerini istendiğini belirten Avukat Cangı, şu ifadeleri kullandı:

* Bunun için 3 günleri olduğu köylülere iletildi. 105 İkizköylü, zeytin mevzuatının uygulanmasından sorumlu mülki idare olan Kaymakamlığa dilekçe ile başvurarak, yeni yayınlanan yönetmeliğin hukuka aykırı olduğu ve uygulamasının yapılmaması gerektiğini belirtmiş; kamulaştırılmış alandaki zeytinlerin korunmasını talep etmişti. İkizköylüler dilekçelerini toplu olarak doğrudan Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ’ye elden vermişti.

* Ayrıca Akbelen Ormanı ’nda planlanan maden sahasını çevreleyen ve İkizköy, Karacahisar ve Çamköy mahalleleri sınırları içinde kalan 1354 dönümlük alanda tahmini olarak 35 bin civarında zeytin ağacı bulunuyor. Yöre halkı için zeytin ve zeytinyağı üreticiliği temel bir gelir getirici tarımsal faaliyet.

* Bu zeytinlikleri satın almak için kömür madenini işleten Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ (%50 LİMAK-%50 IC İÇTAŞ ortaklığı) tam 3 yıldır İkizköylülere noter ihtarnameleri ile kamulaştırma tehdidi savuruyor. Bu tehditlere boyun eğmeyen İkizköylüler, tam 3 yıldır zeytinliklerini kömürcü şirkete satmıyor.

“DAVAMIZI AÇTIK ZEYTİN İÇİN ADALET BEKLİYORUZ”

Avukat Arif Ali Cangı dava ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

* Kızılçamları, zeytinleri, meşeleri ve diğer ağaçları, börtü böceği ile 238 günden bu yana Akbelen Ormanını koruyoruz. Orman işletmesinden, YK Enerji ’den, yangından koruduk. Tarım ve Orman Bakanlığı ’nın Akbelen Ormanını linyit kömür ocağı için YK Enerji ’ye verdiği günden beri mücadelemiz sürüyor.

* Yaşam alanlarını koruma sorumluluğu taşıyan  yurttaşlar olarak, Anayasadan doğan haklarımıza  dayanarak dava yoluyla, demokratik  tepkilerimizle, yanlışın önüne dikilerek Akbelen Ormanını bu güne kadar koruduk, korumakta kararlıyız.

* Keşiften sonra bir hafta geçmeden, yasa dışı yönetmelik değişikliğinin mürekkebi kurumadan, hukuka aykırı şekilde kamulaştırılan alanlardaki zeytin ağaçları için YK Enerji; ‘zeytinleri kesin, taşıyın yoksa biz keseceğiz ’ diye İkizköylüleri tehdit etti. Buna karşılık, kesmeyiz, sökmeyiz, kestirmeyiz, söktürmeyiz dedik ve Milas Kaymakamını göreve çağırdık.

* Bugün de Derneğimiz olan Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği  (KARDOK) ile zeytinci köylülerimizle zeytinlerin idam fermanı olan yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açtık. Şimdi, zeytinlerimize kimsenin dokunmaması için Danıştay 8. Dairesi ’nin 2022/1904 Esasına kaydedilen dosyamızdan yürütmeyi durdurma kararı verilmesini bekliyoruz.

Mustafa Resul Erkmen hakkında yeniden yakalama kararı

Mustafa Resul Erkmen hakkında yeniden yakalama kararı

İskenderun ’da 15 Aralık 2021 tarihinde yaşanan olayda G.Ç.T. ’nin yalnız yaşadığı eve giden eski erkek arkadaşı Mustafa Resul Erkmen, kadının yüzüne kızgın yağ döktüğü ve işkence ettiği iddiaları ile tutuklanmıştı. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Resul E. (34) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Duruşma salonunda tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada sanığın savunması alındı, avukatlar dinlenildi. Mahkeme hakimi, sanığın tutuksuz yargılanmasına karar verdi ve tahliyesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

BAŞSAVCILIK İTİRAZ ETTİ

İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı, İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına itiraz etti. Başsavcılık, 1. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı başvurunun ardından sanık Mustafa Resul Erkmen hakkında yeniden tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı.

“YARGILAMA BİTMEDİ, DEVAM EDİYOR”

Mağdur bayan G.Ç.T. ’nin avukatı Mehtap Sert, davanın devam ettiğini belirterek “Yargılama bitmedi, devam ediyor. Sadece tahliye oldu. Adli Tıp Kurumundan kati rapor bekleniyor. Ayrıca savcılık ‘nitelikli istismar ’ suçundan dolayı kadının beyanından farklı bir delil olmadığı için takipsizlik vermişti, ona da itiraz ettik. Onunla ilgili de ‘nitelikli istismar ’ suçundan da dava açılmasını bekliyoruz.” dedi. (İHA)

CHP’li Sarıbal: AKP, ‘ölmez ağacı’ zeytini öldürmek istiyor

CHP'li Sarıbal: AKP, 'ölmez ağacı' zeytini öldürmek istiyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Mecliste yaptığı basın toplantısında, elektrik üretimi için zeytinlik alanlarında arama yapma imkanı tanıyan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Maden Yönetmeliği ’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“AKP YASAYI ÇİĞNİYOR”

Sarıbal, AKP ’nin iktidara geldiği günden itibaren, yasal koruma altındaki zeytinlik alanları maden aramalarına açmak istediğini belirterek, “8 defa getirdikleri değişiklikler kabul edilmeyen AKP, şimdi yönetmelikle yasayı çiğneyerek bunu hayata geçirmek istiyor. Bu yönetmelik geri çekilmelidir. Yönetmelikler yasaya aykırı olamaz” dedi.

“ZEYTİN, DOĞANIN BİZE BİR ARMAĞANI”

Zeytinin doğanın bize armağanı olduğunu, zeytin meyvesinin ve yağının sağlık için çok değerli gıda ürünü olduğunu ifade eden Sarıbal, “Onun içindir ki Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ülkemizde zeytinciliğin gelişmesi için büyük çabalar gösterildi. Bunun sonucu olarak da 1939 yılında Zeytincilik Yasası olarak bilinen yasanın tam adı ’26/1/1939 tarih ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ’ çıkarıldı. Kısacası Zeytincilik Yasası olarak bilinen bu yasa ile hem zeytin üretimi teşvik edilirken hem de mevcut alanların korunmasını yasa güvencesine alınıyor” ifadelerini kullandı.

“YASAYA AYKIRI YÖNETMELİK OLMAZ”

Sarıbal, AKP ’nin iktidara geldiği günden beri tarım alanlarını, denizleri, gölleri, nehirleri, doğal ve tarihi SİT alanlarını ranta açtığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

* AKP ’nin iktidara geldiği günden beri değiştirmek istediği yasalardan biri de 1939 yılında çıkarılan Zeytin Yasası. Yasa ile korunan zeytinlik alanlarını talan etmek üzere tam 9 defa girişimde bulundu AKP.

* 2003, 2006, 2008, 2009, 2010, 2013, 2014 ve 2017 ’de olmak üzere 8 defa değişiklik önerisi getiren AKP ’nin talepleri ya TBMM ’den ya da yargıdan döndü. Ama Tek Adam Keyfi Yönetimine geçildikten sonra şimdi 9. kez Zeytin Yasası yönetmelikle delinmek isteniyor. AKP, ‘Ölmez Ağacı ’ zeytini öldürmek istiyor. Oysa yönetmelikler yasalara aykırı olamaz.

“ÜÇ YÜZ-BİN YAŞINDAKİ ZEYTİN AĞAÇLARINI NEREYE TAŞIYACAKSINIZ”

Getirilen yönetmelikle maden firmalarına tahrip ettiği zeytinlik alanları rehabilite etme şartı getirdiğini de hatırlatan Sarıbal, “Kamu yararı denilerek yok edilecek olan zeytinliklerin kamuoyundan tepki göreceğini bildikleri için söz konusu yönetmeliğe bir de tahrip edilen alanların ‘rehabilite ’ edileceği söyleniyor. Öncelikle şunu belirtmek gerekir, zeytin, çıkarılacak madenden çok daha değerli bir üründür. Kamu yararı aranacaksa zeytin korunarak kamu yararı sağlanır. 100 yaşında, 200 yaşında, 300 yaşında hatta bin yaşında zeytin ağaçlarını nasıl, nereye taşıyacaksınız?” diye sordu.

“AMAÇ YANDAŞA KÖMÜR SAĞLAMAK”

Pandemi ve savaş koşullarında gıda fiyatlarının arttığı bir dönemde, bütün dünyanın tarımsal üretime yöneldiği bir dönemde getirilen bu kararın akılla açıklanamayacağını belirten Sarıbal, “Son yaşadığımız kriz bize gösterdi ki eğer bir ülkede ekmek yoksa o ülke bağımsız değildir. Biz ne yapıyoruz? Tarıma dair ne varsa yok ediyoruz. Amaç bellidir. Muğla Akbelen bölgesinde bir yandaş müteahhitte yaptırılacak bir termik santral için kömür sağlamaya dönük bir düzenlemedir. Bu yönetmelikle hızlıca, daha yargı karar vermeden o bölgede katliam yapmak istenmektedir. Elbette halk izin vermeyecek” diye konuştu.

“4 MİLYAR DOLARLIK ZEYTİN ÜRÜNÜ İHRACATI YAPTIK”

Zeytin ürünlerinin önemli bir ihracat kalemi olduğuna da vurgu yapan Sarıbal, “2003 yılından bugüne kadar 4 milyar 700 milyon dolarlık zeytin ürünü ihracatı yaptık. Siz aklınızı peynirle mi yediniz? Daha ne istiyorsunuz? O ağaçlar kesilir mi? Tam tersi yasaların öngördüğü gibi bu alanları korumalı ve büyütmelisiniz” dedi.

“YARGI DUR DEMİŞTİ, YİNE DİYECEK”

Benzer bir girişimin daha önce Manisa ’nın Soma ilçesinde yaşandığını ve yargının buna dur dediğini hatırlatan Sarıbal, “2013-2015 ’te Manisa ’nın Soma İlçesi ’ne bağlı Yırca Mahallesi ’nde yapılmak istenen termik santrali için Zeytin Yasası ’na (3573 Sayılı Yasa) dayanılarak çıkarılan Yönetmelik ’te yapılan değişiklikle tıpkı 1 Mart 2022 tarihinde çıkarılan yönetmelik gibi zeytinlikler ‘kamu yararı ’ aranmak koşuluyla maden ve yenilenebilir enerji projelerine açılmak istenmişti. Çevre örgütleri yönetmeliği dava etti ve Danıştay bu kararı iptal etti. Bu yönetmelik de yine yargıdan dönecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Mertcan Avcı’nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Mertcan Avcı'nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020 ’de kayboldu. Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin ’i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti.

Avcı ’nın gösterdiği yerde bulunan varilde, Gültekin ’in kısmen yanmış cesedine ulaşıldı. Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı çıkarıldığı mahkemece ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek adam öldürmek ’ suçundan tutuklandı.

Avcı ’nın kardeşi Mertcan Avcı ’nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüpheliler hakkında dava açıldı.

Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021 ’deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi. Pınar Gültekin ’in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, sanık Cemal Metin Avcı ’nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eski eşi Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan ’ın da ‘delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme ’ suçunu işlediğini iddia ederek şikayetçi oldu.

Muğla Cumhuriyet Savcılığı, 2 Ekim 2020 ’de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Avukat Epözdemir ise karara itiraz etti. Muğla Sulh Ceza Hakimliği de itirazın kesin olarak reddine hükmetti.

HER İKİ DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ

Avukatı Rezan Epözdemir, Muğla Sulh Ceza Hakimliği ’nin verdiği kesin kararın Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ’na başvurdu.

Başsavcılık, kararı bozarak 4 şüpheli hakkında iddianame hazırlanmasına karar verdi. Savcılık, şüpheliler Selim Avcı, Ayten Avcı, Eda Karagün ile Şükrü Gökhan Orhan ’ın kasten adam öldürme sonrasındaki zaman diliminde, olay mahalline birlikte gidip, suç delillerini yok ederek, gizlediklerine dair haklarında yeterli şüphe bulunduğuna kanaat getirerek ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, ilerleyen süreçte, her iki dosyanın birleştirilmesine karar verdi.

Geçen yıl 27 Eylül ’de görülen 6 ’ncı duruşmada, cinayetten sonra olay yerine giderek delilleri gizlemeye çalıştıkları iddia edilen sanığın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan ’ın da savunmaları alındı. Şüphelilerin tamamı savunmalarında, suçlamaları reddetti.

SAVCI 9 ’UNCU DURUŞMADA MÜTALAASINI VERDİ

Davanın 24 Ocak günü görülen 9 ’uncu duruşmasında savcı mütalaasını açıkladı. Savcı Pınar Gültekin ’in hayattayken yangına maruz kaldığının oy birliği ile kabul edildiğini belirterek, Cemal Metin Avcı ’nın ‘canavarca hisle öldürme ’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Mertcan Avcı ’nın da ‘suç delillerini gizleme ve değiştirme eyleminde bulunması ’ suçundan cezalandırılmasını, Cemal Metin Avcı ’nın eski eşi Eda Karagün, iş ortağı Şükrü Gökhan Orhan, annesi Ayten ve babası Selim Avcı ’nın da ‘suç delillerini yok etmek ve gizlemek ’ suçundan cezalandırılmasını istedi.

Duruşmaya SEGBİS sistemi ile bağlanan sanık Cemal Metin Avcı ise mütalaayı kabul etmediğini söyledi. Mahkeme heyeti, ara kararında Cemal Metin Avcı ’nın tutukluluk hali ile Mertcan Avcı ’nın adli kontrol şartının uygulamasının devamına; Ayten Avcı, Mertcan Avcı, Şükrü Orhan ve Eda Karagül ’ün toplanan delillerin yeterli olması nedeniyle sonraki duruşmaya katılmamalarına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, adli kontrol şartıyla daha önce serbest bırakılan Mertcan Avcı ’nın tutuklanması amacıyla bir kez daha savcılığa başvurdu. Mertcan Avcı 21 Şubat tarihinde avukatıyla birlikte Muğla Adliyesi ’ne giderek Muğla Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği ’nde verdiği ifadenin ardından ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirakten tutuklandı.

“AVCI ’NIN AVUKATI TUTUKLANMA KARARINA İTİRAZI REDDEDİLDİ”

Avcı ’nın avukatı Mert Kürüm, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi ’ne dilekçe vererek tutuklama kararına itirazda bulundu. İtiraz dilekçesi üzerine mahkeme, Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliği ’nin tutuklama kararını yerinde görerek, suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli deliller, (Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu ’nun kararı) Pınar Gültekin ’in kesin ölüm zamanının tespitinin mümkün olmaması, hayattayken yangına maruz kalmış olabileceğine dair mütalaa, HTS kayıtları, savunmalar, olay yerinden eve saat 20.00 sıralarında gelmesi, Pınar ’ın içinde bulunduğu varilin o saat itibarıyla yanıyor olması, Cemal Metin Avcı ’nın ayrıldıktan sonra da Mertcan ’ın olay yerinde yaklaşık bir saat tek başına kalması ve suç alanında hakimiyetinin bulunması, suça kanunda öngörülen ceza miktarı gözetildiğinde kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz, tutuklama tedbirininse ölçülü kalacağı hususları bir arada gözetilerek tutuklamaya itirazın reddine karar verildi. DHA

‘Teminat göstermeden evlerimizi gasp etmek istiyorlar’

'Teminat göstermeden evlerimizi gasp etmek istiyorlar'

Adana ’nın merkez Yüreğir ilçesinde kentsel dönüşüm için müteahhitle anlaşamayan vatandaşlar, müteahhidin Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile iş birliği yaparak evlerini yıkmak istediğini ileri sürdü. Vatandaşlar bunun için, rızaları olmadığı halde polis eşliğinde evlerine zorla girilerek karot testi yapıldığını kaydetti.

Yüreğir ilçesinin Kazım Karabekir Mahallesi ’ndeki evler Yeni Adliye binasının buraya taşınmasıyla değer kazandı. Büyük bölümü müstakil evlerden oluşan mahalle de bu haliyle müteahhitlerin iştahını kabarttı. Ancak, vatandaşın ellerindeki evleri ucuz fiyatla almak isteyen müteahhitlerin tavrı vatandaşı isyan ettirdi.

“EVİME RIZAM OLMADIĞI HALDE BENİ İTTİREREK GİRDİLER”

Mahkeme ya da savcılık kararı olmadan evlerin riskli yapı olduğunu belirlemek için karot testi almak isteyen müteahhitin evlere zorla girdiği belirtildi. Merhum eşi Kıbrıs Gazisi olan Sevim Ceylan, “Ben 68 yaşında dul bir kadınım. Gazi eşiyim. Evime rızam olmadığı halde beni ittirerek girdiler ve duvarları delerek karot testi aldılar. Bu tavır karşısında polis seyirci kaldı” dedi.

“AKP ’YE YAKIN MÜTEAHHİTLER”

Kazım Karabekir ’de oturan vatandaşlardan Veysel Karani Demirbaş, Mehmet Doğan, Sevim Ceylan, Nurettin Demir, İsa Azgın, Hasan Doğan, Muhlis Narin, Murat Bebek, Eşref Narin, Sevim Ceylan şunları söyledi:

* Biz evlerimizi kentsel dönüşüme vermek isteriz ancak müteahhitten teminat istediğimiz için bunlar başımıza geldi. Müteahhit bize teminat vermek istemiyor. Evlerimizi ucuza kapatmak istiyor. Teminat alamazsak yarın bir gün müteahhit kaçarsa ne yapacağız?

* Bunlar AKP ’ye yakın müteahhitler. Teminat vermemek için Çevre Şehircilik Müdürlüğüyle işbirliği yapıp evimizi riskli yapı olarak göstermek istiyorlar. Bunun için de karot testi alıyorlar.

* Riski yapı olarak gösterip evimizi zorla yıkacaklar. Bizi anlaşmaya zorlayacaklar. Fakat biz de yasal yolları kullanıyoruz. Mahkemeye dava açıyoruz.

Cemal Metin Avcı’nın kardeşine müebbet hapis talebi

Cemal Metin Avcı'nın kardeşine müebbet hapis talebi

Pınar Gültekin ’in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir ’in itirazı üzerine suç delilerini gizleyip, yok ettiği iddiasıyla tutuksuz yargılanırken, ağabeyi Cemal Metin Avcı ’ya cinayeti işlemesinde yardım ettiği yönünde kuvvetli suç şüphesi olduğu gerekçesiyle ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmeye iştirak ’ suçundan 21 Şubat tarihinde tutuklanan kardeşi Mertcan Avcı hakkındaki iddianame tamamlandı.

Muğla Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün tarafından hazırlanan iddianamede, Cemal Metin Avcı ’nın 16 Temmuz 2020 günü bağ evine getirdiği Pınar Gültekin ’i darbederek düşürüp, önce elleriyle boğazını sıktığı, sonra da boğazına halat dolayıp sıkıştırarak etkisiz hale getirdikten sonra bir demir varilin içerisine koyup, akaryakıt istasyonundan aldığı benzini üzerine döküp yakmaya başladığı anlatıldı.

İddianamede, Mertcan Avcı ’nın ifadesine göre saat 19.00 sıralarında ağabeyinin telefonla WhatsApp üzerinden kendisini arayıp olay yerine çağırdığı, olay yerine geldiği saatlerde varildeki yangının devam ettiği, mevcut verilerle Pınar ’ın henüz hayattayken yangına maruz kaldığı ve ölüm zamanı bilinemediğinden, Mertcan Avcı ’nın olay yerine gelip varildeki yangını gördüğü zaman diliminde Pınar ’ın hayatta olup olmadığının kesin biçimde tespitinin mümkün olmadığına dikkat çekildi.

İddianamede, Mertcan Avcı ’nın olay yerinde Cemal Metin Avcı ayrıldıktan sonra 1- 1,5 saat kadar tek başına kaldığı süre boyunca varilde ne yakıldığını görmediğine ve bununla hiç ilgilenmediğine, ağabeyinin bozulmuş kokoreçleri yaktığına dair sözlerine inandığını, bunu hiç sorgulamadığına dair savunmasının inandırıcı bulunmadığına, Pınar ’ın yakıldığı varili ne şekilde ve nerede görüp görmediğine dair 1 Ekim 2020 tarihinde polisteki ve aynı tarihte Sulh Ceza Hakimliği sorgusundaki beyanları ile sonraki aşamalarda alınan savunmalarındaki beyanlarının birbirleri ile çeliştiğine yer verildi.

Pınar ’ın konulduğu varil içerisinde yakıldığı sırada olay yerine geldiği ve hatta Cemal Metin Avcı ’nın ayrılması ile kendi beyanına göre 1- 1,5 saat boyunca burada tek başına kalarak olay yerini ve maktulün yakıldığı varili bu süre zarfında hakimiyeti altına alan şüpheli Mertcan Avcı ’nın yangını önleyecek, sonlandıracak veya ağabeyini engelleyecek hiçbir eylemde bulunmayarak suçun icrai hareketlerine katılmak suretiyle, bu andan itibaren Cemal Metin Avcı ’nın ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme ’ suçuna iştirak ettiğine dair hakkında atılı suçtan kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğine yer verildi.

İddianamede, Mertcan Avcı hakkında Pınar Gültekin ’i ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmeye iştirak ’ suçuna iştirakten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istendi.

Avukat Rezan Epözdemir, “Mertcan Avcı ’nın olay gününde orada olduğu HTS kayıtlarında mevcut. Cinayete iştirak ettiği ortada. Hukuki sürecin takipçisi olmasaydık ve mevcut süreci kabullenseydik dava 1 kişi üzerinden kapanmış olacaktı. Hak arama özgürlüğümüzü sürdüreceğiz. Yaşanılan gelişmeler, bizim başından beri ileri sürdüğümüz iddiaların ne kadar haklı olduğunu göstermiş oldu” dedi. (DHA)

Soyer duyurdu: Zeytinlikleri maden sahasına açan yönetmeliğe dava

Soyer duyurdu: Zeytinlikleri maden sahasına açan yönetmeliğe dava

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ’ Resmi Gazete ’de yayımlandı.

Yönetmeliğe göre, “sonrasında rehabilite edilip eski haline getirilmek” şartıyla zeytinlik alanlar maden faaliyetlerinde kullanılabilecek.

SOYER: YÜRÜTMEYİ DURDURMA DAVASI AÇACAĞIZ

Karar sosyal medya hesabından tepki gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, şu ifadeleri kullandı:

“Bakanlığın bugün yayınladığı vicdanları yaralayan yönetmelik ile zeytinliklerimiz madenciliğe açıldı. Zeytin ağaçlarına maden ocağı hançeri saplamak, geleceğimize ihanettir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yürütmeyi durdurma davası açacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarım.”

YÖNETMELİĞİN TAMAMI

21/9/2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan yönetmeliğin tamamı şöyle: “Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla Genel Müdürlük tarafından belirlenen çalışma takvimi içerisinde zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir.

* Zeytin sahasının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilmesi için madencilik faaliyeti yürütecek kişinin madencilik faaliyetleri bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığınca uygun görülecek alanda dikim normlarına uygun, faaliyet yürütülecek saha ile eşdeğer büyüklükte zeytin bahçesi tesis edeceğini taahhüt etmesi zorunludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin tüm masraflardan ve zeytin sahasının taşınmasından kaynaklanan tüm taleplerden madencilik faaliyeti yürütmesi yönünde lehine karar verilen kişi sorumludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça, zeytin bahçesi tesis edilmesine ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenir.”

Dilek Kaya ’yı öldüren astsubaya müebbet hapis cezası

Dilek Kaya ’yı öldüren astsubaya müebbet hapis cezası

Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Çalışkan hazır bulunurken, tekerlekli sandalyeyle Mutlu, annesi Hanım, ablası Songül Kaya ve tarafların avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaasında sanığın cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi.

Söz konusu olaya ilişkin savunma yapan sanık Çalışkan ifadesinde, “İddia makamının mütalaasına katılmıyorum. Mesaj içeriklerinde şiddet uyguladığım hiçbir konu bulunmuyor. Olaydan bir hafta önce Dilek benim evimde kalıyordu. Kendisini sevdiğim için aramızda kıskançlık oluyordu. Olay günü Dilek ’in evinde yemek yedik film izledik. Aramızdaki kıskançlık yüzünden tavırlıydık. Sosyal medyada kızları eklediğim iddiasıyla tartışma yaşadık. Çok bağırıyordu. Sesini bastırmak için elini tuttum ve masaya vurdum. Eline ne geçtiyse fırlattı. Evden çıkmak istedim. Benim omuzumdan ve kolumdan tuttu. Silah ve telefon elimdeyken yere düştük. Ondan sonra Dilek kanlar içindeydi” dedi.

“RAHMETLİYİ ÖLDÜRMEK İSTEMEDİM”

Hayatında hiçbir insana karşı şiddete yönelik eğiliminin olmadığını öne süren Çalışkan, “Yaşadığım olay bir kazadır. Hiçbir şekilde rahmetliyi öldürmeyi istemedim. Böyle bir şey varsa Allah beni cezaevinden ve cehennemden çıkarmasın. Kaderimin böyle olmasını istemezdim. Keşke ben ölseydim” şeklinde konuştu.

Maktulün annesi Hanım, kardeşi Mutlu ve ablası Songül Kaya ise sanığın cezalandırılması talebinde bulundu. Mahkeme, sanık Çalışkan ’a “kasten öldürmek” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını kararlaştırdı. Kararın ardından duruşma salonundan çıkan maktulün yakınları fenalık geçirdi.

“YENİDEN YARGILANMASINI İSTEYECEĞİM”

Adliye önünde gazetecilere kararı değerlendiren Mutlu Kaya, “Cani hakkettiği cezayı aldı. İnşallah kararı Yargıtay ’da onar. Zaten ablam öldü ve gitti. Buradaki amacım bu karar tüm katledilen tüm kadınlara karşı uygulansın. Bu kararlar kadın cinayetlerine güç olur. Bana saldıran kişi hakkettiği cezayı almadı. Ablamın mahkemesini kazandık. Bundan sonra ki süreçte bana saldıran kişiye yeniden dava açacağım. Onun yeniden yargılanmasını isteyeceğim” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Barosu üyesi Zülal Erdoğan Bilal, soruşturmanın başlangıcından bugün karar aşamasına gelene kadar Dilek Kaya ’nın sanık tarafından “kasten” öldürüldüğünü belirttiklerini açıkladı. Tüm delillerin bunu doğruladığını aktaran Bilal, “Hukuka uygun bir karar verildi. Dosya içerisinde bulunan tüm deliler mahkeme tarafından hukuka uygun bir şekilde analiz edildi. Sanığın savunmalarına itibar edilmedi. Bu olayın bir kaz sonucu değil, kasten işlendiği sonucun vardılar. Yargılama aşamasındaki tutumlarını da dikkate alarak kendisi hakkında taktiri indirim hükümlerini uygulamadılar. Bu bizim önemle üzerinde durduğumuz bir husustu” diye konuştu

OLAYIN GEÇMİŞİ

Merkez Kayapınar ilçesinde 22 Mart 2020 ’de TOKİ sosyal konutlardaki evinde Dilek Kaya (35) ile erkek arkadaşı Yusuf Çalışkan (29) arasında çıkan tartışma sonucu Kaya tabancayla vurularak öldürülmüştü. (İHA)

Sayfa 1 of 21 2
  • Akbatı Escort Bayan

    ögretmenimle ilk anal

    Tarafından AÇIK 06 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    ögretmenimle ilk anal Slm arkadaslar bu anımı yozgattan yazıyorum ben 32 yasında yakısıklı oldukca karızmalı bır erkeım bu anım bun dan 2 ay once gerceklestı yozgatta ısmını vermek ıstemedım bı okulda bır oretmen dıkkatımı cektı. Kısa bı arastırma yaptım yanlız yasıyodu bunla tanısmalıydım yanına vardım meraba dedım buyurun dedı usta ben kıvırmayı sewmem harbı cok […]

  • 'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    Tarafından AÇIK 13 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ’nin 7- 8 Şubat 2022 tarihlerinde Londra ’da bankacı ve yatırımcıların üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmesini değerlendirdi. Öztrak, ziyaretin ardındaki sebep için dış finansman ihtiyacına işaret etti. “25 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VAR” Konuyla ilgili sosyal medya hesabından […]

  • Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Tarafından AÇIK 21 Mart 2022 - 0 Yorumlar

    Cinsel birlikteliği bir türlü yaşayamayan çiftlerin gözden kaçırdığı ve aslında çokta basit sebepleri bulunmaktadır. Biraz durup düşündüğünüzde eşinizle bir türlü birliktelik yaşayamamanızın sebebini bulacaksınız. İşte onlardan bazıları. Zamansızlık Özellikle çocuğu olan çiftlerin zamansızlıktan yakındığı sıklıkla olan bir durumdur. Gün boyu iş yerinde çalıştıktan sonra eve gelip çocuklarla ve ev işleri ile ilgilendikten sonra bir anda saatin geç olduğunu ve artık uyumanız gerektiğini […]

  • Tesettürlü Escort

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim Ben normalde işim gereği ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir ilde yaşıyorum. Bu yaşadığım yerde çok uzak olduğundan mecburen senede bir defa ailemin yanına geliyor ve onları görüyorum. Geldiğim zaman bütün kardeşlerim ve özellikle de ailem beni gördüğü için çok sevinir ve çok mutlu olur. Şimdi ben geldiğim zaman bütün yeğenlerim […]

  • Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Tarafından AÇIK 26 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Ermeni güçlerin, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin yaptığı soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı şehrinde 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk toplam 613 Azerbaycanlı yaşamını yitirdi. Tarihin en kara lekelerinden olan ve Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyan bu acıyı, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Mammadov İhlas Havadis Ajansı’na […]