‘Çiftçi borçla üretiyor, bankalara borcu 171 milyar lira!’

'Çiftçi borçla üretiyor, bankalara borcu 171 milyar lira!'

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, bugün Meclis ’te yaptığı basın açıklamasında pandemi ve Rusya-Ukrayna krizinde Türkiye ’nin gıda egemenliği ve güvenliğinin ‘pamuk ipliğine ’ bağlı olduğuna dikkat çekti.

“NEREDEYSE BÜTÜN TARIMSAL ÜRÜNLERDE DIŞA BAĞIMLI HÂLE GELİNDİ”

Açıklanan Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi ’ni (Tarım-ÜFE) değerlendiren Sarıbal, “Sadece tarımsal girdilerde değil, ‘paramız var ki ithal ediyoruz ’ anlayışı ile üretmek yerine dışarıdan ithal etme politikasının sonucu olarak bugün ülke olarak neredeyse bütün tarımsal ürünlerde dışa bağımlı hale geldik” dedi.

“TÜİK AÇIKLAMASINA GÖRE TARIM-ÜFE ’DE YENİ REKOR KIRILDI”

Üretici ürün fiyatının artmasının gıda enflasyonu olarak tüketiciye yansıyacağına dikkati çeken Sarıbal, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan, Tarım-ÜFE ’de yeni bir rekor kırıldığını, artan girdi maliyetleri nedeniyle çiftçinin ürünleri zamlanmasına rağmen çiftçiye faydasının olmadığını kaydetti.

“GIDA ENFLASYONU ARTACAK”

Gıda enflasyonun artacağını belirten CHP ’li Sarıbal şöyle konuştu;

“TÜİK verilerine göre, üretici enflasyonu şubatta aylık yüzde 13,74, yıllık yüzde 68,49 arttı. Ocak ayında yıllık yüzde 52 artarak 11 yıllık endeks tarihinin en yüksek oranına ulaştı. Tarım-ÜFE, şubat ayında da rekor tazelemiş oldu. Son 3 aydır Tarım -ÜFE aylık ve yıllık bazda rekorlar kırdı. Nisan 2020 ’den itibaren Tarım-ÜFE sürekli yükseliyor.

*Çiftçinin ürettiği ürünlerin fiyatı artıyor ama girdi maliyetleri bundan çok daha fazla artıyor. O yüzden de çiftçi para kazanamıyor. Bunun kanıtı da artan çiftçi borçları. Son bir yılda çiftçinin bankalar olan borcu 171 milyar oldu. Çitçi bugün ya zararına üretip borç yükü altında eziliyor ya da üretimi bırakıyor.

*Bankalara olan borç 171 milyar oldu. Tarım – ÜFE rakamları çiftçinin üretim maliyetlerinin de arttığının bir göstergesi. Çiftçinin enflasyonu artıyorsa bu girdi maliyetlerinin arttığını, aynı zamanda gıda fiyatlarının da artacağını göstermektedir. Yani vatandaşımız daha da pahalı ürün alacak demektir.”

“HAYVANCILIK CAN ÇEKİŞİYOR”

Açıklamasında hayvancılık sektörünün yaşadığı sorunlara da değinen Sarıbal sözlerini şöyle tamamladı:

“1 litre ile 1,5 kilo yem alması gereken çiftçilerin bugün 1 litre ile 1 kilo yem bile alamaz duruma geldi. Her ne kadar Aralık ayında çiğ süt tavsiye alım fiyatında bir artışa gidilmesine rağmen süt üreticileri neredeyse bir yıldır zarar ediyor. Ürettiği sütün maliyetini bile karşılayamıyor. Ülke nüfusu artarken süt üretimi yerinde sayıyor. Çünkü süt üreticisi üretemiyor, tüketici de pahalı olduğu için alamıyor. AKP yönetimi o hale getirdi ki hem üretici hem tüketici mağdur durumda”

Emniyet’ten ‘uyuşturucu baronları’ açıklaması

Emniyet'ten 'uyuşturucu baronları' açıklaması

Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

* Vatandaşlarımızı özellikle de gençlerimizi korumak için gece gündüz demeden uyuşturucu ile mücadele ediyoruz. Bazen günlerce evini göremeyen arkadaşlarımız her türlü sonucu göze alarak zehir taciriyle savaşıyor. Ve bundan sonra da savaşacak. Bu uğurda verdiğimiz şehitlerin acısı hala yüreklerimizde.

* Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonlarını ve buna bağlı olarak en büyük yakalamalarını gerçekleştirdik. Halen cezaevlerinde uyuşturucuya bağlı suçlardan 100 binin üzerinde tutuklu ve hükümlü olduğunu bilmeden ‘baronlara ’ ve ‘uyuşturucu satıcılarına ’ operasyon yapılmadığını ileri sürmek teşkilatımıza hak etmediği bir iftirada bulunmaktır.

* Bu iftira daha önce organize suç örgütleri ve yurt dışı kaynaklı olarak defalarca ortaya atıldı ve biz onların hedefini biliyorduk. Ancak bu kez iftirayı CHP Genel Başkanı ’ndan duyunca üzüldük. Şehitlerimizde muazzep eden bu haksızlığa itirazımıza dile getirmeyi mesleğimizin onuru ve şerefi için görev biliyoruz.

KILIÇDAROĞLU NE DEMİŞTİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün partisinin TBMM grup toplantısında konuşmuştu. Kılıçdaroğlu, uyuşturucu baronları ile ilgili şunları söylemişti:

* Hangi ile gitsem sessiz sedasız birisi gelip, ‘uyuşturucu batağından bu memleketi kurtarın ’ diyor. Öyle bir hale getirdiler ki 20 yılda, her gelir grubuna göre uyuşturucu pazarlanıyor bugün Türkiye ’de, her gelir grubuna göre. Fakirsen ona göre uyuşturucu var, paran varsa ona göre uyuşturucu var. Önce fakir ailelerin çocuklarını elde ediyorlar. Sosyal çöküş yaşıyoruz. Bu böyle devam ederse, çok daha büyük felaketlerle Türkiye karşı karşıya kalabilir.

* Bir şey daha sorayım -bugün Bahçeli ’ye biraz fazla mı takıldık?- Ya Allah rızası için ya, bu kadar uyuşturucu satılıyor; Allah rızası için hiçbir soru sormuyor musun? Türkiye Cumhuriyeti Devleti ’nin hapishanelerinde bir tane uyuşturucu baronu var mı? Yoktur ama garibanlar orada var. Uyuşturucu baronları neden hapse girmez? Çünkü siyasetçiyi satın alırlar parayla. Farkındalar mı acaba bunun?

Gültekin Uysal: Biraz ahlaklı olsaydınız…

Gültekin Uysal: Biraz ahlaklı olsaydınız...

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın hekimlere yönelik “Varsın gidiyorlarsa gitsinler” sözlerine siyasi parti liderlerinden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da Erdoğan ’ın sözlerine sert tepki gösterdi.

Konuyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Uysal, şu ifadeleri kullandı;

“Az yeseydiniz, millete “az yiyin” demek zorunda kalmayacaktınız! Devlete yandaş doldurmasaydınız, gençlere “giderseniz gidin” demek zorunda kalmayacaktınız! Biraz ahlaklı olsaydınız, bedduaya muhatap olmayacaktınız!”

CHP’li Sarıbal: AKP, ‘ölmez ağacı’ zeytini öldürmek istiyor

CHP'li Sarıbal: AKP, 'ölmez ağacı' zeytini öldürmek istiyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Mecliste yaptığı basın toplantısında, elektrik üretimi için zeytinlik alanlarında arama yapma imkanı tanıyan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Maden Yönetmeliği ’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“AKP YASAYI ÇİĞNİYOR”

Sarıbal, AKP ’nin iktidara geldiği günden itibaren, yasal koruma altındaki zeytinlik alanları maden aramalarına açmak istediğini belirterek, “8 defa getirdikleri değişiklikler kabul edilmeyen AKP, şimdi yönetmelikle yasayı çiğneyerek bunu hayata geçirmek istiyor. Bu yönetmelik geri çekilmelidir. Yönetmelikler yasaya aykırı olamaz” dedi.

“ZEYTİN, DOĞANIN BİZE BİR ARMAĞANI”

Zeytinin doğanın bize armağanı olduğunu, zeytin meyvesinin ve yağının sağlık için çok değerli gıda ürünü olduğunu ifade eden Sarıbal, “Onun içindir ki Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ülkemizde zeytinciliğin gelişmesi için büyük çabalar gösterildi. Bunun sonucu olarak da 1939 yılında Zeytincilik Yasası olarak bilinen yasanın tam adı ’26/1/1939 tarih ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ’ çıkarıldı. Kısacası Zeytincilik Yasası olarak bilinen bu yasa ile hem zeytin üretimi teşvik edilirken hem de mevcut alanların korunmasını yasa güvencesine alınıyor” ifadelerini kullandı.

“YASAYA AYKIRI YÖNETMELİK OLMAZ”

Sarıbal, AKP ’nin iktidara geldiği günden beri tarım alanlarını, denizleri, gölleri, nehirleri, doğal ve tarihi SİT alanlarını ranta açtığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

* AKP ’nin iktidara geldiği günden beri değiştirmek istediği yasalardan biri de 1939 yılında çıkarılan Zeytin Yasası. Yasa ile korunan zeytinlik alanlarını talan etmek üzere tam 9 defa girişimde bulundu AKP.

* 2003, 2006, 2008, 2009, 2010, 2013, 2014 ve 2017 ’de olmak üzere 8 defa değişiklik önerisi getiren AKP ’nin talepleri ya TBMM ’den ya da yargıdan döndü. Ama Tek Adam Keyfi Yönetimine geçildikten sonra şimdi 9. kez Zeytin Yasası yönetmelikle delinmek isteniyor. AKP, ‘Ölmez Ağacı ’ zeytini öldürmek istiyor. Oysa yönetmelikler yasalara aykırı olamaz.

“ÜÇ YÜZ-BİN YAŞINDAKİ ZEYTİN AĞAÇLARINI NEREYE TAŞIYACAKSINIZ”

Getirilen yönetmelikle maden firmalarına tahrip ettiği zeytinlik alanları rehabilite etme şartı getirdiğini de hatırlatan Sarıbal, “Kamu yararı denilerek yok edilecek olan zeytinliklerin kamuoyundan tepki göreceğini bildikleri için söz konusu yönetmeliğe bir de tahrip edilen alanların ‘rehabilite ’ edileceği söyleniyor. Öncelikle şunu belirtmek gerekir, zeytin, çıkarılacak madenden çok daha değerli bir üründür. Kamu yararı aranacaksa zeytin korunarak kamu yararı sağlanır. 100 yaşında, 200 yaşında, 300 yaşında hatta bin yaşında zeytin ağaçlarını nasıl, nereye taşıyacaksınız?” diye sordu.

“AMAÇ YANDAŞA KÖMÜR SAĞLAMAK”

Pandemi ve savaş koşullarında gıda fiyatlarının arttığı bir dönemde, bütün dünyanın tarımsal üretime yöneldiği bir dönemde getirilen bu kararın akılla açıklanamayacağını belirten Sarıbal, “Son yaşadığımız kriz bize gösterdi ki eğer bir ülkede ekmek yoksa o ülke bağımsız değildir. Biz ne yapıyoruz? Tarıma dair ne varsa yok ediyoruz. Amaç bellidir. Muğla Akbelen bölgesinde bir yandaş müteahhitte yaptırılacak bir termik santral için kömür sağlamaya dönük bir düzenlemedir. Bu yönetmelikle hızlıca, daha yargı karar vermeden o bölgede katliam yapmak istenmektedir. Elbette halk izin vermeyecek” diye konuştu.

“4 MİLYAR DOLARLIK ZEYTİN ÜRÜNÜ İHRACATI YAPTIK”

Zeytin ürünlerinin önemli bir ihracat kalemi olduğuna da vurgu yapan Sarıbal, “2003 yılından bugüne kadar 4 milyar 700 milyon dolarlık zeytin ürünü ihracatı yaptık. Siz aklınızı peynirle mi yediniz? Daha ne istiyorsunuz? O ağaçlar kesilir mi? Tam tersi yasaların öngördüğü gibi bu alanları korumalı ve büyütmelisiniz” dedi.

“YARGI DUR DEMİŞTİ, YİNE DİYECEK”

Benzer bir girişimin daha önce Manisa ’nın Soma ilçesinde yaşandığını ve yargının buna dur dediğini hatırlatan Sarıbal, “2013-2015 ’te Manisa ’nın Soma İlçesi ’ne bağlı Yırca Mahallesi ’nde yapılmak istenen termik santrali için Zeytin Yasası ’na (3573 Sayılı Yasa) dayanılarak çıkarılan Yönetmelik ’te yapılan değişiklikle tıpkı 1 Mart 2022 tarihinde çıkarılan yönetmelik gibi zeytinlikler ‘kamu yararı ’ aranmak koşuluyla maden ve yenilenebilir enerji projelerine açılmak istenmişti. Çevre örgütleri yönetmeliği dava etti ve Danıştay bu kararı iptal etti. Bu yönetmelik de yine yargıdan dönecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Resmi Gazete’de yayımlanan karar isyan ettirdi! Çadır nöbeti başlattılar

Resmi Gazete'de yayımlanan karar isyan ettirdi! Çadır nöbeti başlattılar

Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ’nın zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin yönetmeliğine tepkiler dinmiyor.

Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Muğla illeri başta olmak üzere bir çok kentte düzenlenen eylem ve etkinliklerle yönetmeliğin iptali istendi.

image small

AYÇEP ’in Atatürk Kent Meydanı ’nda düzenlediği etkinliğe Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay, CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, çevre derneklerinin temsilcileri, zeytinlik alanlarını korumak isteyen zeytin üreticileri ve yasaya karşı çıkan çok sayıda vatandaş katıldı.

image small

“KARARIN BİZİM İÇİN KARŞILIĞI YOK”

Alınan kararların mantığını anlamakta güçlük çektiklerini söyleyen AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili, şunları söyledi;

*Ölmez ağaç zeytin tükenmez bir mirastır. Bu miras oligarşik bir grubun doğayı, çevreyi ve zeytini tüketerek hızlıca para kazanabilmeleri için feda edilmek isteniyor.

*Her şeyin sahibi olduğunu düşünenler SİT alanlarını yok etmeyi ve korunan alanları bir rant alanına dönüştürmeyi amaçlayanların çıkardığı yönetmelik Anayasa ve Yasalara aykırıdır.

*Hukuksuz değişikler sonucunda üreticilerin ellerinde ne ekilebilecek alan ne de üretecek takat kalacak. Toplum bu süreçte, maden sahalarının yayacağı kirlilikle zehirlenecek.

*Sadece Aydın ’da değil tüm Türkiye ’de yükselen ses bu tehlikenin farkında olmamızdandır. Nefes alınmaz sonuçlar doğuracak bu kararların derhal geri çekilmesini istiyoruz. Hem zeytincilik ile ilgili, hem de SİT alanları ile ilgili yönetmelik derhal iptal edilmelidir.

*Zeytin karası kömürden daha değerlidir. Sit alanları ranta peşkeş çekilemeyecek kadar değerlidir.

image small

“ANAYASAL HAKLARI İÇİN DİRENİYORLAR”

Vatandaşların anayasal haklarını kullandıklarını belirten Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay ise, şunları söyledi;

*Zeytin üreticileri emek verdikleri, atalarından kalan zeytin ağaçlarının rant için yok olmasını istemiyorlar, tüm amaçları bu. Bu toplantının hiçbir siyasi amacı yok. Bu toplantı sermayeye, üretime karşı değil.

*Bu toplantı zeytin ağaçlarının yok olmasını istemeyen emekçilerin direnişi. Olayı hiç kimse hiçbir yere saptırmasın. Bu insanlar zeytin ağaçlarıyla yıllarca yaşamlarını sürdürdüler, çocuklarını okuttular, evlendirdiler, torun sahibi oldular.

*Yaşamlarını zeytinden elde ettikleri gelirle sürdürüyorlar. Elbette ki anayasal haklarıyla direneceklerdir.

ZEYTİN NÖBETİ BAŞLADI

“Doğanın ve kentin talanına hayır”, “Temiz hava su toprak olmazsa yaşam olmaz” gibi çevreci mesajlar taşıyan pankartların açıldığı gösteride “Havama, suyuma, zeytinime dokunma”, “Aydın uyuma zeytinine sahip çık” sloganları atıldı. Yasaya karşı çıkan vatandaşlar kent meydanına kurdukları çadırla zeytin nöbeti tutmaya başladı.

Bayanlar haykırdı: Faturalarımız yüksek, tencerelerimiz boş

Bayanlar haykırdı: Faturalarımız yüksek, tencerelerimiz boş

Bayan Cinayetlerini Durduracağız Platformu Bayan Meclisleri ’nin, ‘Şiddetin gölgesinde yaşamayacağız ’ sloganıyla Eskişehir ’de toplanan kadınlar hayat pahalılığına ve ekonomik krize tepki gösterdi.

“MİLYONLARCA ŞİDDETE UĞRAYAN KADIN VAR”

Tepebaşı ilçesi Ulus Meydanı ’nda, 8 Mart Dünya Bayanlar Günü dolayısıyla bir araya gelen kadınlar, ‘Yoksulluğun pençesinde, şiddetin gölgesinde yaşamayacağiz. Asla yalnız yürümeyeceksin ’ yazılı pankart ve ‘Bayan cinayetlerini durduracağız ’, ‘İstanbul Sözleşmesi ’nden vazgeçmiyoruz ’, ‘Yasakları aşacağız, eşit ve özgür yaşayacağız ’ yazılı dövizler açarak, ‘Bayan cinayetlerini durduracağız ’, ‘Anayasayı yasayı sözleşmeyi uygula ’, ‘Bayan cinayetlerini durdurmak mümkün ’, ‘Zamlar geri alınsın şeklinde slogan attı. Eyleme CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de katıldı.

Bayan Cinayetlerini Durduracağız Platformu Bayan Meclisleri adına konuşan Ayşegül Yüksel, yoksulluğun pençesini tüm halkların sırtında olduğunu söyledi. Erkek şiddetinin hayatlarının her alanında üzerlerine çöken bir gölge olduğunu ifade eden Yüksel, “2021 yılında da kadınlar yine en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürüldü. 2022 yılının bugüne kadar geldiğimiz günlerinde de bu devam etti. Artık kadınlar ‘kolay öldürülebilir ’ görüldüğü için sokak ortasında hiç tanımadığı erkekler tarafından şiddet görebiliyor ya da öldürülebiliyor. Aynı zamanda bugün ülkede milyonlarca işsiz, milyonlarca güvencesiz ve milyonlarca şiddete uğrayan kadın var. Dünyada kapitalizmin daha fazla kar, sermaye ve sömürü hırsı için emperyalistlerin savaşlarında ölümle, yoksullukla burun buruna gelen halklar var. Bu sene dünya kadınlar gününde meydanlarda bunlara karşı mücadele etmeye devam edeceğimizi haykırmak için buluştuk” dedi.

“YOKSULLUĞUN PENÇESİNDE YAŞIYORUZ”

Eşdeğer işe eşit ücret almayan kadınların olduğunu ve ilk işten çıkarılan, güvencesiz, esnek çalıştırılan milyonlarca kadın olduğunu vurgulayan Yüksel, şunları söyledi:

* Patronların çıkarları için hazırlanmış ‘kodlarla ’ hakkını istediği için işten atılan yüzlerce kişi var. Ve her geçen gün sayıları artıyor. Faturalarımız ödeyemeyeceğimiz kadar yüksek, tencerelerimiz boş. Eğitim hayatında sorun yaşayan kız çocukları, baskılanan ve zorluklardan dolayı üniversiteye gidemeyen genç kadınlar var.

* En temel ihtiyaçlara gelen zamlarla birlikte artık yoksulluğun pençesinde yaşıyoruz. Ped, tampon gibi temel ihtiyaçlarımız bunlara ulaşamayan milyonlarca kişi varken lüks tüketim sayılıyor.

* Tüm bunların yanında nafaka hakkımız tartışmaya açılıyor. ‘Süreli nafaka ’ taslağını önümüze getirenler, nafaka fonunu önümüze getiriyor. İyileştirme adı altında haklarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz.

“UMUDUMUZ VAR”

Siyasi iktidar öyle kolayca kazanılmış haklarına el koyamayacağını ve mücadeleleriyle karşılarında olacaklarını sözlerine ekleyen Yüksel şöyle konuştu:

* Tüm bu yaşananlar karşısında bu gidişatı değiştirmek için umudumuz var. Eşit ve özgür yaşamak için bir gün değil her gün mücadele eden kadınlar az değiller. Siyasi iktidarın tüm gerici hamlelerine karşı mücadele eden LGBTİQ+ ’lar hiç de az değiller.

* Ekmek kuyruklarından yağ kuyruğuna girenler az değiller. Bunun karşısında derinleşen yoksulluk karşısında ses çıkaranlar, yoksulluğun sebebini kavrayıp mücadele edenler hiç de az değil. Sefalet zamlarına karşı birleşen, sendikalı olmak için bugün birçok işyerinde mücadele eden emekçiler az değiller.

* Özgürlükler ve gelecekleri için mücadele eden gençler hiç de az değil. Siyasi iktidarın toplumu yoksulluğa terk eden, kadınları şiddetle baş başa bırakan tüm hamlelerini görenler az değiller.

* Önce İstanbul Sözleşmesi şimdi de Medeni Kanun ’dan 6284 ’e kadar tüm haklarımıza saldırabileceklerini farkında olanlar az değiller. Bunun karşısında kazanılmış tüm hakları için meydanları dolduran kadınlar ise hiç az değil. İşte burada ve diğer birçok ilde meydanlardalar. Bizim umudumuz budur.

‘Kurdukları masada FETÖ’nün ruhu var’

'Kurdukları masada FETÖ'nün ruhu var'

AKP Denizli İl Başkanlığı ’nda düzenlenen seçim işleri istişare toplantısına, AKP Genel Başkan Yardımcısı, Seçim İşleri Başkanı, Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz, AKP İl Başkanı Yücel Güngör, belediye başkanları, ilçe başkanları ve partililer katıldı.

Toplantıda konuşan Ali İhsan Yavuz, muhalefet partilerinin oluşturduğu ittifaka yüklendi, Türkiye ’de iki blokun olduğunu birinin Cumhur İttifakı bloku, diğerinin ise Türkiye ’nin gelişimiyle derdi olmayan bir karşıt blok olduğunu söyledi.

“NASIL DARBE KARŞITISIN SEN?”

Karşıt bloğun işin istismarını yaptığını söyleyen Yavuz, şu ifadeleri kullandı:

* İstismar yaptığını nereden anlıyoruz. CHP ’nin başını çektiği bloktan bahsediyoruz. Kılıçdaroğlu ‘Ben 15 Temmuz ’da darbeye karşı çıktım ’ dedi. Onun öncesinde de ‘Tanka ilk ben çıkacağım ’ demesine rağmen tankların arasından gitti, bir belediye başkanının evinde sabaha kadar olup biteni izledi. Son zamanlarda çok gür bir edayla bir şey açıkladı. ‘Biz iktidara gelir gelmez KHK ’yla ihraç edilenleri geri alacağız ’ dedi. Yani adeta FETÖ ’den ihraç edilenleri yine geri alıp, olayın merkezine yerleştirecek. Bu istismar değil mi? Nasıl darbe karşıtısın sen?

* ‘Biz artık eski CHP değiliz ’ hatta ‘Ben iktidara gelirsem, başkan olursam, başörtülü bakan da olacak ’ diye açıkladı. Sen bunu istismar etmiyorsan, senin grup başkan vekilin kuran eğitimiyle ilgili o cümleleri sarf etmezdi. Sen böyle bir parti olsaydın, senin en temel aktörlerinden bir tanesi, ‘Ben başörtülü bir hakimin önüne nasıl güvenip giderim, beni nasıl yargılayabilir? ’ der miydi. Eğer sen istismar etmiyorsan, bu kafa yapısına sahip partiysen neden bekliyorsun? Şimdiden genel başkan yardımcılarından biri ya da ikisi öyle olsun. İlla o zaman iki bakanı yapacağım diye açıklama yapmana gerek yok. Bütün bunlardan anlıyoruz ki istismar ediyor.

“FETÖ ’NÜN RUHU O MASADA”

Yavuz, CHP Lideri Kılıçdaroğlu ’nun geçtiğimiz günlerde İngiliz basınına açıklama yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:

* Orada ne diyor ‘Osman Kavala ’nın içeride ne işi var? ’ diyor, halbuki Kavala hem Gezi olayları hem de 15 Temmuz sürecinin en temel aktörlerinden birisi. ‘Orada ne işi var? ’ derken onları hatırlamıyor. ‘Selahattin Demirtaş ’ın içeride ne işi var? ’ derken, 6-8 Ekim olaylarından bahsetmiyor. Yasin Börü ’den bahsetmiyor. Bu nasıl iş şimdi anlıyor musunuz? ‘S-400 ’leri niye aldık? ’ diyor.

* Saldırılara karşı hava savunma sistemi bunda anlamayacak ne var? Ukrayna bizim gibi hava savunma sistemi alsaydı ve bizim gibi savunma sanayisinde geldiğimiz çizgiyi yakalasaydı, bugün daha iyi mücadele veremez miydi?

* Kılıçdaroğlu bunu sorgularken bizim de aynı duruma mı düşmemizi istiyor? Bir masa kuruyorlar. HDP var orada. Masanın ayağı mı? Kendisi mi? Örtüsü mü? Ben bilmem ama orada başka şeyler de var. Adeta FETÖ ’nün ruhu da orada. Eğer ihraç edilen FETÖ ’cüleri tekrar alacağım diyorsan onunla iş tutmaya çoktan başladın demektir, bu gerekçeyle söylüyorum. (DHA)

‘İlk kez oy kullanacak genç seçmen alışılmışın dışında bir seçim sonucu ortaya çıkartacak’

'İlk kez oy kullanacak genç seçmen alışılmışın dışında bir seçim sonucu ortaya çıkartacak'

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Gençosman Killik ve Konya İl Başkanı Barış Bektaş bir otelde birlikte düzenlediği Türkiye ’deki siyasal gelişmeleri ve gündemi değerlendirdiği basın toplantısına, Konya İl Yönetim Kurulu üyeleri, Konya İl Bayan Kolları Başkanı Damla Yılmaz, Konya İl Gençlik Kolları Başkanı Kürşat Uludağ ve merkez ilçe başkanları katıldı.

Basın toplantısında Konya ’yı temsil etmesinden mutlu olduğunu ifade eden CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Gençosman Killik, “Konya benim memleketim. Konyalı olmaktan da mutluyum. Konya ’yı temsil etmekten dolayı da çok mutluyum. Partimiz genel merkezinde Konyalı olduğumdan hiçbir şekilde dışlanmadım. Ülkemizde önemli bir kent olan Konya, AK Parti ’ye destek vermesine rağmen, hak ettiği yerde değildir. Genel Başkanımızda Konya önem veriyor. Bunun en güzel örneği de Gençlik Kolları Genel Başkanı olmamdır” dedi.

KILIÇDAROĞLU KONYA ’YA GELİYOR

Killik, mayıs ayında CHP lideri Kılıçdaroğlu ’nun Konya ’ya geleceğini açıklayarak, “Konya ’ya gelecek olan Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, Konyalı hemşerilerimizle bulaşacaktır. Konya ’nın sorunlarını yerinde görecektir. Şehrimiz Konya, tarım ve sanayi anlamında ülkemizin önemli bir şehridir. Konya ’mız daha güzel yerlere gelebilir. Partimiz CHP ’nin iktidarında hak ettiği yere gelecektir. Gelişmesi ve büyümesi gerekir” dedi.

Vatandaşların sorunlarını dile getirmeye başladığına dikkat çeken Gençosman Killik, “Ülkemizde ve Konya ’da gençlik kolları olarak artan zamlara tepki göstermek amacıyla zam duvarı eylemi yaptık. Gördük ki vatandaşlarımız bu zam duvarı eylemimize çok büyük ilgi göstererek, sorunlarını dile getiriyor. Kendilerinin katılım göstermesi güzel bir gelişmedir. Faize karşı olduğunu ve kaldıracağını söyleyen iktidar, öğrenci kredilerini faiziyle birlikte ödenmesini istiyor” dedi.

“PARTİMİZİN İKTİDARINDA, GENÇLERİN AİLELERİYLE MUTLU OLACAĞI BİR YAPI OLUŞTURACAĞIZ”

Killik, sözlerine şöyle devam etti:

* Konya ’da sosyalleşme anlamında sıkışıklıklar vardır. Gençlerin kafelerden başka gideceği yerler yoktur. Sosyal etkinlikler yapılmalıdır. Tabi bunlar ücretsiz olmalıdır.

* Partimizin iktidarında gençlerin sosyal etkinliklere katılmaları için bir kart verilecektir. Gençlik kotasının çok fazla olduğu bir partiyiz. Konya ’da partimizi yönetenlerin çoğunluğu gençlerden oluşuyor. Genç arkadaşlarımızla siyaset yapıyoruz. Partimizde yüzde 20 gençlik kotası vardır. Bu durum gençlerin siyasetteki gücünü arttırıyor.

* Gençlerimizin partimize olan ilgisi artmaktadır. Yapılan anketlerde Z Kuşağı genç seçmenlerin birinci tercihi partimiz iken, ikinci sırayı kararsız gençler oluşturuyor. Ülkemiz gençliği diğer ülkelerin gençliğine göre, ekonomik ve mutluluk anlamında çok geridedir. Konya ’da da gençlerin işsiz olduğunu biliyoruz.

* Partimizin iktidarında gençlerimizin her sorunu çözülecektir. Ülkemizde gençlerimizin sorunlarını çözecek olan tek parti de partimiz CHP ’dir. Partimizin iktidarında gençlerimizin aileleriyle mutlu olacağı bir yapı oluşturacağız.

Killik, “İlk kez oy kullanacak 100 binin üzerindeki genç seçmen Konya ’da alışılmışın dışında bir seçim sonucu ortaya çıkartacak” diye ekledi.

“BU MUTABAKAT ÜLKENİN SORUNLARINI ÇÖZECEKTİR”

CHP Konya İl Başkanı Barış Bektaş, Genel Başkanları Kılıçdaroğlu ’nun Konya ’ya önem verdiğini belirterek şunları söyledi:

* Gençosman Killik ’in Gençlik Kolları Genel Başkanı olmasında Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ’nun Konya ’ya gösterdiği değer ve ilginin bir göstergesidir.

* Önemli bir adım attı. Cenazede, düğünde ve bayramda bir olan Türk Milletini bölmeye çalışan iktidarın karşısında Genel Başkanımızın helalleşme çıkışı güzel bir gelişmedir.

* Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi taçlandırma ve Türk Milletinin birlikteliğinin güçlenmesi ve birlik içinde yaşaması anlamında bir helalleşme hareketi başlattı.

* Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemle ülkemiz yeniden inşa edilecek ve demokrasimiz güçlenecektir. Ülkemizin para birimi TL ’nin, dolarla birlikte diğer ülkelerin parasının karşısında değerinin düşmesi iyi bir durum değildir. Bunun yanında ekonomimizde kötüdür.

* Ülkemizin sorunları da giderek artıyor. Bu noktada 6 partinin imzaladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakatını önemli buluyoruz. Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ülkemiz iyi yönetilmiyor.

* Parlamento güçsüzleşti. Bakanlar memur gibi atanıyor. Cumhurbaşkanın iki dudağı arasındadır. Bunlardan dolayı toplumsal olan bu mutabakat önemlidir. Şeffaf, denetlenebilir, meclisin ve kurumların çalıştığı bir ülke oluşturacaktır.

* Sayıştay meclise yolsuzlukları taşıyor. Savcılar hareket etmiyor. Bu Mutabakat bunun önüne geçecektir. Ülkemizin sorunlarını çözecektir. Bizi kimin yönetmesi önemli değildir. Önemli olan bizi yönetenin denetlenmesi, hesap verebilmesi, eşit yaklaşımla ülkemizi yönetmesidir.

* Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakatı bütün bunları sağlayarak, ülkemizi her anlamda rahatlatacaktır. Konya basınına şehrimizin sorunlarına karşı duyarlığından ve bizleri verdiği destekten dolayı da teşekkür ediyoruz.

İstenmeyen maden tesisinin altından kaynak suyu fışkırdı

İstenmeyen maden tesisinin altından kaynak suyu fışkırdı

Bursa ’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla köyünde, yapımı devam eden Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme Maden Tesisi altından doğal kaynak suyu fışkırdı.

BU TESİSE DOĞA BİLE İSYAN ETTİ”

Kirazlıyaylalılar ile birlikte maden tesisinin önünde açıklama yapan İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, kaynak suyun tesisin beton temellerinin altından sızarak ovaya akmaya başladığını belirterek, “Bu maden fabrikasına doğa bile isyan etti, iktidar ise bu duruma hala sağır sultan” dedi.

image small

“BÖLGEYE VE BÖLGE İNSANINA YARARI YOK”

Maden tesisinin kurulmasına karşı çıkarak eylem üstüne eylem yapan Kirazlıyaylalılar ile birlikte bölgede inceleme yapan destek Türkoğlu, şunları söyledi;

*Özellikle Kirazlıyayla köylülerinin ses getiren eylemlerine sebep olan maden fabrikasının, doğaya verdiği zararı yerinde gözlemlerken doğrusu hepimizin yüreği sızladı. Gördük ki bu olayla tesisin bölge ve bölge insanının yararına olmayan bir tesis olduğu tescillenmiş oldu.

*Bu bölgeden geçimini sağlayan, burada nefes alan, çoluğunu çocuğunu bu çevrede büyüten vatandaşlarımızın haklı isyanları daha dün gibi kulaklarımızda çınlıyor.

*Yetkililere ne diye seslenmişti, sesleri duyulmayınca da haklı olarak nasıl feryat etmişti bu insanlar?

*Demişlerdi ki; ‘Ey iktidar sahipleri; Bu tesis İznik Gölü ’nden yıllık tam tamına 200 bin metreküp su çekecek, haberiniz var mı?

*Tesis orman alanı üzerine kuruluyor ve altında ovamızı, ovadaki tarımsal sulama derelerimizi besleyen su kaynakları var, onların hepsi bir bir kesilecek, görmüyor musunuz? ’
Vatandaşımız tam da bu sözlerle feryat figan bağırdı çağırdı, ne duyan ne de bir gelip gören oldu!

image small

“HEM DOĞAL YAŞAMA HEMDE HALK SAĞLIĞINA ZARAR VERECEĞİNİ DUYURDULAR”

Madene karşı sadece vatandaşın bağırmadığını ifade eden Türkoğlu, şunları söyledi;

*TMMOB, TTB ve barolar da dahil olmak üzere çeşitli meslek odaları, akademik çevreler ve çevre örgütleri, bu projenin hem doğal yaşama, hem çevreye, hem de halk sağlığına zarar vereceğini savundu.

*Kirazlıyaylalıların hayat memat mücadelesine topyekün herkes destek verdi, gözlerini rant hırsı bürümüş iktidar sahipleri, bölgeden çıkarak tüm Türkiye ’ye yayılan koskoca bir tepki selini maalesef duymazdan geldi.

*Çünkü onların artık gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar. Çünkü onların artık kalpleri var nasırlaşmış, vicdanları var rant hırsıyla kireçlenip pas tutmuş.

“OLMAZ OLSUN, YERE BATSIN SİZİN KATKINIZ”

*Neymiş efendim? Ülke ekonomisine katkı sağlamak amacı ile ham cevher üretiyorlarmış. Ürettikleri cevher, uluslararası standartlara uygunmuş ve hammadde olarak satılıyormuş. Sevsinler sizin hammaddenizi!

*Geleceksiniz köyün dibine istenmeyen tesisinizi kuracaksınız. İnsanların adeta yaşama alanını gasp edeceksiniz, sonrasında da ülke ekonomisine katkıdan söz edeceksiniz. Olmaz olsun, yere batsın sizin katkınız!

*Daha önce adı batasıca tesisinize açtığınız yolun, tarımsal alanların ihtiyacı olan suyu taşıyan dere yatağını kuruttuğunu vatandaş da unutmadı, biz de unutmadık!.

“TESİSİN ALTINDAN KAYNAK SUYU AKIP GİRİYOR”

“Bu defa da, tesisinizin altından çıkan güzelim kaynak suyu, fabrika temellerinizin arasından gürül gürül akıp gidiyor” diyen Türkoğlu, sözlerini şöyle tamamladı;

“Bilesiniz ki; çatlayan tesis duvarlarınızın yıkılmaması için ekstra perde betonlar örmeniz de sizi kurtaramayacak! Doğaya ve bölge halkına verdiğiniz zararın bedelini ama öyle ama böyle mutlaka ödeyeceksiniz! Bizler de bunun her daim takipçisi olacağız.”

Kılıçdaroğlu’ndan Rusya tepkisi: Asla doğru bulmuyoruz

Kılıçdaroğlu'ndan Rusya tepkisi: Asla doğru bulmuyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bağcılar ’da İstanbul Toptancılar Çarşısı (İSTOÇ) esnafı ile kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltının ardından CHP lideri Kılıçdaroğlu, İSTOÇ esnafının sorularını yanıtladı.

RUSYA-UKRAYNA KRİZİNİ DEĞERLENDİRDİ

Esnafın ‘Rusya-Ukrayna krizi nereye evrilecek? ’ sorusunu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

* Ukrayna ’nın ve Rusya ’ya komşu olan ülkelerin NATO ittifakına girmesini istemiyor Rusya. Ukrayna ’nın kendisi açısından büyük bir önemi var. Dolayısıyla Ukrayna ’daki yönetimi değiştirmek istiyor. Onların NATO ’ya girmelerini istemiyor. Bu çerçevede oraya bir hareket başlattı.

“DOĞRU BULMUYORUZ” 

* Nükleer güç sahibi olan bir devletin, nükleer güce sahip olmayan bir ülkeye girmiş olması, insani olarak da kabul edilemez, uluslararası hukuk açısından da kabul edilemez. Varsa gücünüz, gücünüzü silah kullanarak değil, gücünüzü sanayide, gücünüzü teknolojide, kültürde gösterebilirsiniz. Başka ülkenin topraklarıyla girerek o insanları ezmeyi asla doğru bulmuyoruz.

‘DÜNYA HALKLARI BİRLEŞSİN ’ ÇAĞRISINI YİNELEDİ

* Dünyanın barışa ihtiyacı var. Nükleer güce sahip olmak, başka ülkelerin üzerine baskı kurmak anlamına gelmemeli. Bu çerçevede dünya halkları birleşebilirse çok daha güzel bir noktaya ulaşmış oluruz.

“ŞALTERİ İNDİRSELER KARANLIKTA KALIRIZ”

Çatışmanın Türkiye ’ye yansımaları hakkında düşüncelerini ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

* Rusya ’ya Türkiye ’yi ülkeyi bağımlı hale getirdiler. Tarım açısından bağımlıyız. Rusya buğday vermezse hepiniz aç kalacaksınız. Ukrayna buğday vermezse hepiniz aç kalacaksınız. Buğday ithalatının büyük bir kısmını Rusya ve Ukrayna ’dan yapıyoruz.

* Tarımda ürettiğimiz ürünü daha çok Ruslara satıyoruz. Ruslar kapıyı kapattıkları anda Antalya ’da tarım çöküyor.

* Doğalgazın, petrolün büyük bir kısmını Rusya ’dan alıyoruz. Enerjide Rusya ’ya bağımlı hale geldik. Enerjide Rusya ’ya bağımlılığımız nükleer santral de devreye girerse yüzde 60 ’ın üzerine çıkıyor.

* Dünyada hiçbir ülke, enerji açısından kendisini başka bir ülkeye yüzde 60 oranında bağımlı hale getirmez. Şalteri indirirlerse karanlıkta kalırız. Devleti yönetenlerin bu gerçeği bilmesi lazım.

“ENERJİ DAHA DA PAHALILAŞACAK”

Esnafın enerjide pahalılık isyanına da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Enerjiyi ileride daha da pahalıya kullanacaksınız. Akkuyu devreye girdiğinde bir kilovat saati 12,35 cent olacak. Dünyanın en pahalı enerjisini kullanacaksınız” dedi.

Sayfa 1 of 41 2 3 4
  • Akbatı Escort Bayan

    ögretmenimle ilk anal

    Tarafından AÇIK 06 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    ögretmenimle ilk anal Slm arkadaslar bu anımı yozgattan yazıyorum ben 32 yasında yakısıklı oldukca karızmalı bır erkeım bu anım bun dan 2 ay once gerceklestı yozgatta ısmını vermek ıstemedım bı okulda bır oretmen dıkkatımı cektı. Kısa bı arastırma yaptım yanlız yasıyodu bunla tanısmalıydım yanına vardım meraba dedım buyurun dedı usta ben kıvırmayı sewmem harbı cok […]

  • 'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    Tarafından AÇIK 13 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ’nin 7- 8 Şubat 2022 tarihlerinde Londra ’da bankacı ve yatırımcıların üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmesini değerlendirdi. Öztrak, ziyaretin ardındaki sebep için dış finansman ihtiyacına işaret etti. “25 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VAR” Konuyla ilgili sosyal medya hesabından […]

  • Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Tarafından AÇIK 21 Mart 2022 - 0 Yorumlar

    Cinsel birlikteliği bir türlü yaşayamayan çiftlerin gözden kaçırdığı ve aslında çokta basit sebepleri bulunmaktadır. Biraz durup düşündüğünüzde eşinizle bir türlü birliktelik yaşayamamanızın sebebini bulacaksınız. İşte onlardan bazıları. Zamansızlık Özellikle çocuğu olan çiftlerin zamansızlıktan yakındığı sıklıkla olan bir durumdur. Gün boyu iş yerinde çalıştıktan sonra eve gelip çocuklarla ve ev işleri ile ilgilendikten sonra bir anda saatin geç olduğunu ve artık uyumanız gerektiğini […]

  • Tesettürlü Escort

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim Ben normalde işim gereği ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir ilde yaşıyorum. Bu yaşadığım yerde çok uzak olduğundan mecburen senede bir defa ailemin yanına geliyor ve onları görüyorum. Geldiğim zaman bütün kardeşlerim ve özellikle de ailem beni gördüğü için çok sevinir ve çok mutlu olur. Şimdi ben geldiğim zaman bütün yeğenlerim […]

  • Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Tarafından AÇIK 26 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Ermeni güçlerin, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin yaptığı soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı şehrinde 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk toplam 613 Azerbaycanlı yaşamını yitirdi. Tarihin en kara lekelerinden olan ve Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyan bu acıyı, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Mammadov İhlas Havadis Ajansı’na […]