Zeki Bayan Ve Seks

19 Mart 2022 Kadınca

0 Yorumlar

Zeki Bayan Ve Seks

Seks ve zeka; Son dönemde yapılan araştırmalar zeki kadınların seksten daha fazla zevk aldıklarını gösteriyor. Psk. Pınar ÖZGÜNER’in zeki kadınların seks hayatındaki farklılıklarını anlatan yazısını sizler için hazırladık. Psk. Pınar ÖZGÜNER Bu hafta sizlerle seksle ilgili bazı araştırma sonuçlarını paylaşmak istiyorum. Son dönemde yapılan araştırmalar zeki kadınların seksten daha fazla zevk aldıklarını gösteriyor. Duygusal zekaları yüksek olan kadınlar seks sırasında birden çok orgazm oluyorlar. Yani duygularının farkında olan ve duygularını iyi yöneten kadınlar seksten aldıkları zevki de partnerlerini de iyi bir şekilde yönetebiliyorlar. Ne istediklerini, neyden zevk aldıklarını karşı tarafa kolaylıkla iletebiliyorlar. Bu da tabi ki seksten alınan zevki katlıyor. Başka bir araştırma sonucu ise çok ilginç; Eğitim düzeyleri yüksek olan kişilerin seks partneri sayısı eğitim düzeyi düşüklere göre daha az olduğu bulunmuş. Yani daha çok okuyanlar daha az sayıda kişiyle birlikte olmuşlar. Araştırmacılar bir de şu hipotezi savunuyorlar: Zekilik seks yapma sıklığıyla ters orantılı. 
Bu şu demek; Zeka oranınız yüksekse partnerinizle daha az sıklıkta beraber oluyorsunuz ya da çok fazla seks yapmaya ihtiyaç duymuyorsunuz.  Özellikle iş hayatı yoğun olanlar, kariyerinde yükselmiş kişiler için seksin arka planda kalması ne kadar ilginç. İnsanlar hayat mücadelesi içinde onları dünyaya getiren olaydan ve böyle muhteşem bir zevkten uzak duruyorlar. Ayrıca sevişemeyen bir sürü de kadın var. Çalıştığım danışanlarımda da gördüğüm bir sorun bu. 35-40 yaşına gelmiş ama hayatında hiç orgazm olmamış kadınlar tanıyorum. Biz Türkler çocukluğumuzdan itibaren seksle ilgili karmaşık mesajlar alıyoruz ebeveynlerimizden. Ben hatırlıyorum da üniversiteye ilk başlayacağım yıl Ankara’ya giderken annem şöyle demişti: “Aman kızım kendine dikkat et. Sen anladın benim ne demek istediğimi.” Hep korkutularak büyütüldük seksten. Kendimizi erkeklerden korumamız öğretildi bize. Kendimizi sona saklamamız söylendi. Sizce sağlıklı mı böyle yetiştirmek çocuklarımızı?  Sonradan da seksten zevk alamayan, korkan, vaginismus olan bir sürü kadınlar oluyor ortalıkta. Seksten zevk almak hayat enerjisiyle doğrudan bağlantılı. Seks vücuttaki stresi azaltıyor. Ayrıca beyinde endorfin üretimini artıyor. Bu kimyasal molekül, dopamin ve serotoninle birlikte sakinlik verip tatmin hisleri yaratıyor. Yani seks keyif maddesi haline geliyor; endorfin, serotonin ve dopamin coşku yaratıyor. Kendinizi daha formda hissetmenizi sağlıyor.
İyi haber: Sevişme sırasında harcanan kalorinin zayıflatıcı etkisi var. 20 dakikalık bir ilişkide 200 kalori kaybediliyor. Bu yarım saat tenis oynamakla eşdeğer. İyi bir seks yaşantısı olumlu düşünmeyi sağlıyor. Orgazm sonucu serbest kalan enerji, olumsuz düşüncelerin ve takıntıların oluşmasını önlüyor ve olaylara karşı olumlu bir bakış açısı kazanıyoruz.

Süleyman Soylu: Bayana yönelik şiddetin gerekçesi olamaz

Süleyman Soylu: Bayana yönelik şiddetin gerekçesi olamaz

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Bayana Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu Başkanı Öznur Çalık ve komisyon üyelerini Bakanlık merkez binasındaki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı (GAMER) toplantı salonunda kabul etti. Komisyon Başkanı Öznur Çalık, hazırladıkları raporu Bakan Soylu ’ya takdim etti. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Soylu, aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadelede ciddi çaba içerisinde olduklarının altını çizerek, “İçişleri Bakanlığı olarak; aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda, gerçekten ciddi ve samimi bir çaba içindeyiz, son derece önemli adımlar attık” dedi.

“2022 YILI İTİBARİYLE 357 BİN EĞİTİM VERİLDİ”

İçişleri Bakanlığında aile ve kadına karşı şiddetle mücadele alanında çalışan personellere verilen eğitimlerin istatistiklerini paylaşan Bakan Soylu, “Bayana ve aile içi şiddetle mücadele kapsamında hayata geçirdiğimiz adımları, aslında afet yönetimindeki modelimize benzer şekilde, ‘olay öncesi önleme ’, ‘olay anı müdahale ’ ve ‘olay sonrası ’ olarak üç sacayağı bulunan bir strateji doğrultusunda yürütüyoruz. Olay öncesi önleme ve olay anı müdahalede Bakanlığımız çok güçlü ve olumlu geri dönüşler sağlayan adımlar atmışken, olay sonrası süreçlerde de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla temas ve iş birliğini birlikte gerçekleştirdik. İçişleri Bakanlığı tarafından kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında her kolluk biriminde eğitimli personelin görevlendirilmesine ilişkin kurumsal kapasitenin arttırılmasına yönelik olarak; aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele alanında çalışan personelimize; 2018 yılında 59 bin, 2019 yılında 40 bin, 2020 yılında 153 bin 500, 2021 yılında 95 bin, 2022 yılı 1 Mart itibariyle 9 bin 500 olmak üzere toplam 357 bin eğitim verildi” diye konuştu.

“KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN GEREKÇESİ OLAMAZ”

Bayana karşı şiddetin diğer asayiş olaylarına nazaran daha karmaşık bir yapısı olduğunu belirten Bakan Soylu, bu konuda pek çok adım altığını ve bunları daha da ileriye götürmenin gayreti içerisinde olduklarını vurgulayarak, “Bayana karşı şiddet, farklı dinamiklerden beslenen, kendine has özellikleri olan, diğer asayiş olaylarına göre daha karmaşık bir yapısı olan, uzmanlığa daha fazla ihtiyaç duyan bir konudur. Özellikle işin sebeplerine dönük çalışmalar, tespitler, ayrıca önemli. Bizim bu konuda tavrımız nettir: kadına yönelik şiddetin gerekçesi olamaz, hafifletici sebep diye bir şey de olamaz. Bildiğiniz gibi; töre saikiyle işlenen cinayetin hafifletici sebep olarak görülmesi anlayışını Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu hassasiyetle kaldırdık. Yine aynı anlayışla daha pek çok adım atıldı, inşallah bunları daha da ileriye götürmenin gayreti içindeyiz” ifadelerini kullandı.

“KADINA ŞİDDETLE MÜCADELEDE ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI”

Yaptığı konuşmada Bakan Soylu ’ya kadına şiddete yönelik yaptığı çalışmalar için teşekkür eden TBMM Bayana Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu Başkanı Öznur Çalık, “Türkiye ’de 20 yılda kadının statüsünün güçlendirilmesi, karar mekanizmalarında yer alması ve kadına şiddetle mücadelede çok önemli adımlar atıldı. Başta Anayasa olmak üzere geçmişte yaptığımız çalışmalarla yazılı metinlerimiz ve yasal metinlerimizin çok güçlü olduğunun bir kez daha altını çizmek isterim” cümlelerine yer verdi.

KOMİSYONUN TAKDİM ETTİĞİ RAPORUN DETAYLARI

Raporda, 17 ana başlık altında 42 tespit ve 547 öneriye yer verildi. Bayana şiddetin nedenlerinin tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu ’nun hazırladığı 912 sayfalık raporda sorunlar tespit edilerek, çözüm önerileri sıralandı.

Meclis Başkanlığına sunulan raporda kadına şiddetin toplum vicdanında derin yaralara neden olduğu belirtildi. Raporda, küresel çapta her üç kadından birinin eş-akrabalık ilişkisi bulunan ya da bulunmayan erkekler tarafından fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik açılardan şiddete maruz kaldığı bilgisine yer verildi.

Bayana şiddetin yalnızca hukuk ve kolluk tedbirleriyle çözülemeyeceği, çok boyutlu, karmaşık olgu olan bu şiddet türüyle mücadelenin çok yönlü yaklaşım ve disiplinler arası çalışmayla özel stratejiler geliştirilmesini zorunlu kıldığı vurgulandı. Bayana yönelik şiddet görüntülerinden en çok rahatsız olunan program türlerine bakıldığında ilk sırada dizilerin bulunduğu belirtilen raporda, dizilerde kadına şiddet konusunun işleniş biçiminde ciddi bakış açısı değişikliğine gidilmesi istendi.

Raporda yer alan bazı öneriler şöyle:

“Toplumda ve şiddet mağdurlarında, şiddetle mücadelede oluşturulan mekanizmalar ve tedbir kararlarının ‘mağdur için yeterince koruma sağlamayacağı ’ algısının oluşması engellenmeli. Hukuk fakültelerinde öğrencilerin konuya ilişkin uzmanlaşmalarına katkı sağlamak ve farkındalıklarını artırmak için Ailenin Korunması ve Bayana Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, uygulaması ve kadın hakları dersi müfredata konulmalı. Muhtarlara kadın erkek fırsat eşitliği, kadına şiddetle ve erken yaşta evliliklerle mücadele konularında eğitimler verilmeli. 7 gün 24 saat hizmet sunan ayrı bir ‘Acil Şiddet Hattı ’ kurulmalı. Bayanlara ait cep telefonlarına yeni kurulacak olan Acil Şiddet Hattı ve KADES başta olmak üzere başvuru mekanizmaları hakkında bilgilendirici SMS ’ler gönderilmeli. Cinsel suç mağdurlarına yönelik ülke genelinde yeterli düzeyde hizmet veren ‘Bayan İzlem Merkezleri ’ oluşturulmalı.” (İHA)

Davutoğlu: Bu bir seçim ittifakı değil

Davutoğlu: Bu bir seçim ittifakı değil

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İzmir programı kapsamında kentte çeşitli temaslarda bulundu. İlk olarak gazetecilerle bir araya gelen Davutoğlu şunları söyledi:

* Modernleşmenin başladığı, ekonomimizin temellerinin atıldığı, demokrasimizin serpildiği şehir İzmir ’dir. Dün İzmir ’de pek çok temasta bulunduk.

* Bugün de İzmir ’de Buca ve Menderes ’te olacağız. Büyükelçilik Konferansı ’nı İzmir ’de yapmıştık. Başbakan olduktan sonra aldığım ilk kararlardan biri İzmir ’de başbakanlık ofisi açmaktı.

* İzmir Türk siyasetinin belirleyici şehirlerinden biridir. İnşallah Türkiye bu karanlık, zor, kasvetli iklimi aşacak. Kutuplaşmaları aşmak üzere çok yoğun bir çaba içinde olduğumuzu hepiniz yakından izliyorsunuz.

“İZMİR ’DE İDEALİMİZ EN GÜÇLÜ PARTİ OLMAKTIR”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer ile görüştüğünü belirten Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

* İzmir ’in sorunları ile ilgili güzel bir sohbette bulunduk. Tabipler Odası ’nı ziyaret ettik. Kemeraltı ’nda, Karşıyaka ’da saatlerce halkımızla bir araya geldik. İlk kez bu kadar esnafımızı bezgin ve halkımızı alışverişten uzak gördük. Bayan kıyafeti satılan bir mağazada vitrinde tek bir lamba yanıyordu.

* Esnaf vitrini ancak tek bir lambayla aydınlatabildiğini söyledi. Gözümüzün önünde orta sınıf eriyor. İyi eğitim almış ve normal şartlarda orta ve üst sınıf olması gereken kesim kayboluyor. İzmir ’de bizim iddiamız en güçlü parti olmaktır. İl Başkanımız İzmir ’de çok kısa sürede iyi bir altyapı oluşturdu.

“BU BİR SEÇİM İTTİFAKI DEĞİL”

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem konusunda elde edilen mutabakatın önemine dikkat çeken Davutoğlu, şöyle konuştu:

* Mesele kişi meselesi değil sistem meselesi. Bu bir seçim ittifakı değil. 2018 seçimlerinden sonra Saadet Partisi bu ittifaka aslında devam etmedi.

* Yapılandırılmış, ilkeleri açık bir şekilde ortaya konulmuş, gelecek planlaması itibariyle de ana bir perspektifin verildiği bir ittifak yapılanmasının, ittifakın yeniden yapılandırılmasının doğru olacağı kanaatindeyim.

* Bu konular istişareye açık konulardır. Daha geniş tabanlı bir iş birliği yapmanın imkanlarını araştıracağız. Önemli olan iyi niyet, şahsi hesapların ülke vizyonunun önüne geçmemesidir.

“GELECEK PARTİSİ SİYASETE DİNAMİZM GETİRDİ”

Rusya-Ukrayna savaşını da değerlendiren Davutoğlu, “O bölgede sürecek olan her savaş enerji fiyatları artışına, ekonomik ilişkilerin neredeyse durma noktasına gelmesine neden olacaktır. Son dönemde Antalya ’da dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen üçlü diplomasi çok doğru” dedi.

Öte yandan Davutoğlu, herkesin parti kurma konusunda özgür olduğunun altını çizip, “2018-2019 yıllarında toplam 4 parti kuruldu. Biz 12 Aralık 2019 ’da Gelecek Partisi ’ni kurduk. Daha sonra 40 ’a yakın parti kuruldu. Herkesin parti kurma ihtiyacını fark ettiği ama korkudan parti kuramadığı dönemde Gelecek Partisi kuruldu. Bunu ben siyasete Gelecek Partisi ’nin getirdiği bir dinamizm olarak görüyorum” şeklinde konuştu.

BUCA İLÇE BİNASI AÇILDI

Davutoğlu gazetecilerle görüşmesinin ardından Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi ’ni ziyaret etti. Ardından Davutoğlu, Rumeli Bayanları Derneği ’ne giderek dernek yetkilileri ile görüştü.

Davutoğlu daha sonra, Türk siyasetçi ve Zihinsel Özürlüleri Yetiştirme ve Koruma Vakfı (İZÖV) Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Özfatura ’yı Engelsiz Yaşam Köyü ’nde ziyaret etti.

İkilinin görüşmesinden sonra Davutoğlu, Buca İlçe Binası ’nın açılışını gerçekleştirdi. Davutoğlu ilçe binasının açılışında Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ile kurdele kesti. Buca ilçe binasının ardından Menderes ilçe binasının açılışını gerçekleştiren Davutoğlu, şehirden ayrıldı. (DHA)

Memleket Partisi’nden 6 partiye eleştiri

Memleket Partisi'nden 6 partiye eleştiri

Memleket Partisi Genel Başkan Vekili ve Parti Sözcüsü Gaye Usluer, 6 siyasi parti genel başkanının imzaladığı mutabakat metnine yönelik eleştirilerde bulundu.

“BİR RESTORASYON METNİDİR”

Mutabakat metnine dair görüşlerini açıklayan Usluer, “Siyasette semboller önemlidir. Sembollerin kullanımı kadar kullanılmaması da önemlidir, mesajdır. Bu nedenle mutabakat metninin 28 Şubat ’ta açıklanmış olması tesadüf diye kabul edilemez, yarına dair şifreler olduğu düşünülmelidir. Açıklanan mutabakat metni Türkiye ’nin mevcut sorunlarını bir kez daha dile getirmekte, ‘ceğiz cağız ’ ifadeleri ile yarına dair vaat sunmaktadır. Bir restorasyon metni” dedi.

“TOPLUMSAL MUTABAKAT METNİ DEĞİLDİR”

Bugün AKP ’ye karşı, muhalefet eden tüm siyasi partilerin aşağı yukarı benzer görüşlere sahip olduğunu ifade eden Usluer, bu metinin bir genel başkanlar mutabakatı olduğunu söyledi.

Toplumsal mutabakat metni olmadığını vurgulayan Usluer, “Çünkü metnin hazırlanmasında toplum yoktur, STK ’lar yoktur, meslek örgütleri yoktur. Bu metinde kötünün iyisi mantığıyla 1921 Anayasası ’na atıf yapılması Türkiye Cumhuriyeti ’nin kuruluş anayasası ve 1961 Anayasası ’nın yok sayılması en büyük eksikliktir. Yanlıştır, doğru değildir” ifadelerini kullandı.

“BU METİNDE LAİKLİK YOKTUR, EKSİKTİR”

Mevcut iktidarın anayasamızın ‘Laiklik İlkesi ’ ile sorunu olduğunu vurdulayan Usluer şöyle konuştu:

*Burada ki sorun, eğitim ve yargıda en önemli etkilerini göstermekteyken, bu metinde laiklik yoktur. Eksiktir. Türkiye ’nin yarınından bahsedilen bu metinde, yeni sistemde cumhurbaşkanının nasıl seçileceği belirtilmemiştir.

*Oysa aynı metinde ‘cumhurbaşkanı partisiz olacak, 7 yıl için seçilecek, görevi bittiğinde bir daha siyaset yapamayacak ’ gibi köşeli ifadeler kullanılmasına karşın, mutabakat metninden siyasi partiler yasasının değişimine ve neler yapılacağına dair vaatler olmasına karşın, yarına dair mutabakat metninin bir güven metnine dönüşmesine dair bir vaat yoktur.

*Parti içi demokrasi, eşit temsiliyet ve ön seçim nerede? O beğenmediğimiz 1982 Anayasası milletvekili seçimlerinde ön seçim şartı getirmişken, yarının Türkiye ’si vaadinde parti içi demokrasi eksikse ülkeye demokrasi gelir mi?

*Atanmış milletvekilleri ile, yarına derman gelir mi? Genel Başkanlar ne isterse o mu olur? Son söz kadınlara dair. Mutabakat metninin en çok alkış alan kısımları içinde kadın olan bölümlerdi. ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ’ adına yapılacaklardı. Biz de soralım. İstanbul Sözleşmesi ’ni bu metine kim koymadı? Önümüzdeki genel seçimlerde kadınların eşit temsiliyeti konusunda ne yapacaksınız?

Emine Erdoğan ile Michal Herzog, Ankara ’da sergi açılışı yaptı

Emine Erdoğan ile Michal Herzog, Ankara ’da sergi açılışı yaptı

Emine Erdoğan ile İsrail Cumhurbaşkanı ’nın resmi ziyareti kapsamında Ankara ’ya gelen Michal Herzog ’u müzede Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, Müze Müdürü Erdem Akkurt ile Türkiye Yahudi cemaatinden kadın temsilciler karşıladı.

Herzog ve Erdoğan, Dünya Bayanlar Günü ’ne ithafen gerçekleştirilen “Renk Ahenk Mihenk – Usta Türk Bayan Sanatçılarımızdan Nadide Bir Seçki” sergisinin açılışını yaptı. Küratör Ahmet Albayrak ’ın rehberliğinde sergiyi gezen Erdoğan ve Herzog, burada ve müzenin diğer bölümlerinde sergilenen eserler hakkında bilgi aldı.

Foto: İHA

İki first lady için müzenin Türk Odası bölümünde Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sanatçıları tarafından kadın bestekarlara ait Türk müziği dinletisi de yapıldı.

Erdoğan ve Herzog, Resim ve Heykel Müzesi ’ndeki ziyaretin ardından Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ’ne geçti. Millet Kütüphanesi Daire Başkanı Ayhan Tuğlu tarafından karşılanan first ladyler, Cihannuma salonunu gezdi. Buradaki Dünya Kitaplığı bölümünde İsrail kitaplığını da ziyaret eden Herzog, kütüphaneye 10 İbranice kitap bağışı yaptı.
Erdoğan da Herzog ’a Yunus Emre Divanı ’nın İbranicesini hediye etti.

Emine Erdoğan: Bayanların hak ettikleri gibi bir hayat sürmelerini istiyorsak, önce savaşları durduralım

Emine Erdoğan: Bayanların hak ettikleri gibi bir hayat sürmelerini istiyorsak, önce savaşları durduralım

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 8 Mart Dünya Bayanlar Günü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ’nde, ‘Bayanın Gücü Türkiye ’nin Gücü ’ programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, AK Parti milletvekilleri, iş, spor, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda kadın davetli katıldı.

“KADINLARIMIZ, KALKINMANIN ANA AKTÖRLERİDİR”

Etkinlikte konuşan Emine Erdoğan, bugün dünya nüfusunun yaklaşık olarak 7.9 milyara dayandığını ve bu nüfusun yarısını da kadınların oluşturduğunu hatırlatarak, “Ülkemizde de 85 milyonluk nüfusumuzun yarısı kadındır. Bayanlarımız, toplumsal hayatın ve ailelerimizin olduğu kadar kalkınmanın da ana aktörleridir. Kalkınma dediğimiz kavram, bugünün dünyasında yalnızca fiziksel kalkınmayı değil, toplumsal ve sosyal kalkınmayı da içine alan, geniş bir çapa ulaştı. Dolayısıyla kadınların güçlendirilmesi, sürdürülebilir kalkınma için bir zarurettir. Bayanların sosyal hayatta, iş hayatında veya akademik hayatta karşılaştıkları engellerin kaldırılması ortak çabamız olmalıdır” dedi.

“KADINA YÖNELİK ŞİDDET, EN AĞIR SUÇLARDAN BİRİ”

Hükümetin tüm kurum ve imkanlarıyla, kadınların her alanda aktif rol almaları için kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Erdoğan, “Güçlü bir ülke; güçlü bir aile kurumu ve güçlü kadınları olan ülkedir. Biz, kadını ve erkeğiyle bir milletiz. Milletimiz için koyduğumuz hedefleri de, kadın ve erkek omuz omuza dayanışma içinde gerçekleştireceğiz. Dolayısıyla kadınların karşılaştıkları her türlü soruna kalıcı ve dönüştürücü çözümler sunmalıyız. Hükümetimiz bugüne kadar reform niteliğinde düzenlemeler gerçekleştirdi. Bayanların haklarının korunması için, güçlü bir hukuksal ve idari altyapının temellerini attı. Bu temelin üzerine her gün yeni başlıklar ekleniyor. Bayanların geleceğe ümitvar bakabilmelerini istiyoruz. Her şeyden önce kadına yönelik şiddetle mücadele, en önemli gündem maddemizdir. Bayana yönelik şiddet, insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biridir. Tüm kurumlarımız, ama ’sız, fakat ’sız, hiçbir bahaneye geçit vermeden, şiddete ‘sıfır tolerans ’ ilkesiyle, konuya yaklaşıyor” diye konuştu.

“ÖNCE SAVAŞLARI DURDURALIM”

Ardından Rusya-Ukrayna savaşına değinen Erdoğan, savaşın kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkisinin daha fazla olduğuna dikkat çekerek, “Böyle önemli bir günde, kadınların ve tabii çocukların savaşlardan orantısız etkilendikleri gerçeğinin altını çizmek istiyorum. Gerek Ukrayna ’da, gerek dünyanın birçok mazlum coğrafyasında savaşlar kadınların ve çocukların hayatlarını yok etmeye devam ediyor. Eğer kadınların hak ettikleri gibi insana yakışır bir hayat sürmelerini istiyorsak, önce savaşları durduralım. Bu duygularla sözlerime son veriyorum. Tüm kadınların, 8 Mart Dünya Bayanlar Gününü kutluyorum. Bayanların ışığının, tüm karanlıkları aydınlattığı bir dünya diliyorum” ifadelerini kullandı.

BAKAN YANIK: KADININ GÜÇLENDİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Bakan Yanık ise kadınların statüsünün güçlendirilmesi için birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Bayanların statüsünün güçlendirilmesi için eğitimden ekonomiye, hukuki haklardan istihdama kadar birçok başlıkta çalışmalar yürütüyoruz. Farklı kurum ve kuruluşların iş birliği ile projeler gerçekleştiriyor, ülkemizin gelişiminde önemli bir kaynak olan kadınlarımızın potansiyellerinden daha fazla faydalanmak üzere çalışmalar yapıyoruz. Bayanın güçlenmesi ile ailenin, ailenin güçlenmesi ile toplumun güçleneceğine ve ülkemizin dünyada hak ettiği yere bu güçle ulaşacağına inanıyoruz” dedi.

Yanık, kadına yönelik şiddetle ilgili de, “Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da mağdurun yanında olacak, haksızlığa uğramışların hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Şüphesi olanlar varsa onların şüphesini gidermek de yine bizim boynumuzun borcu. Yeter ki amacımız aynı olsun, hedefimiz kadınların yararına olsun. Biz her türlü iş birliğine açık olduğumuzu, her türlü katkıya açık olduğumuzu her platformda ifade ettik. Tarihte kadın hep vardı, oldu. Eğer bir toplum adaletle, güvenle anılıyorsa, kitaplarda yazmasa bile orada dirlik, orada bütünlük, orada kadın erkek dayanışması olduğunu anlarız. Bu sebeple araştırmacılar derler ki, kadınlar tarih yazımında yoktur evet, ama tarihte hep vardır” ifadelerini kullandı. (DHA)

Taksim’de kadınlar ile polis arasında gerginlik

Taksim'de kadınlar ile polis arasında gerginlik

Beyoğlu ’nda toplanan kadınlar, 8 Mart Dünya Bayanlar Günü nedeniyle Taksim Meydanı ’na yürümek istedi. İzinleri olmadığı gerekçesiyle grubun meydana girişine izin vermeyen polis ile grup arasında gerginlik yaşandı.

İZMİR ’DE DE POLİS ENGELİ

İzmir Bayan Platformu önderliğinde bir grup kadın, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ’nde 8 Mart dolayısıyla yürüyüş yapmak istedi.

Polis ekipleri izinsiz olduğu gerekçesiyle yola barikat kurup, yaklaşık 100 kişilik grubun yürümesine engel oldu. Bunun üzerine kadınlar ile polis arasında tartışma yaşandı.

Kısa süreli arbedenin ardından polis barikatı kaldırınca kadınlar, yürüyüşünü gerçekleştirdi. DHA

Bayan muhtar cinayete kurban giden kadınların isimlerini ağaçlarda yaşatacak

Bayan muhtar cinayete kurban giden kadınların isimlerini ağaçlarda yaşatacak

Elazığ’da merkeze bağlı Sugözü Mahalle muhtarı Seda Gündoğan, 8 Mart Dünya Bayanlar günü için farkındalık oluşturarak bir etkinlik gerçekleştirdi. Kent merkezinin tek kadın muhtarı olan Gündoğan, son zamanlarda artan kadın cinayetlerinin yeniden yaşanmaması için cinayete kurban giden kadınların, isimlerini künyelere yazdırarak mahallede ektiği fidanlara verdi.

‘Cinayete kurban giden kadınlarımızın isimlerini fidanlarda yaşatacağız’

8 Mart Dünya Bayanlar Günü dolayısıyla böyle bir farkındalık oluşturduklarını belirten Sugözü Mahalle Muhtarı Seda Gündoğan, “Bende kent merkezinin tek kadın muhtarı olarak mahallemizde, öldürülen cinayete kurban gitmiş kadınlar için ağaçlarımızı ektik. Bu ağaçlarla birlikte, öldürülen kadınlarımızı bu zamana kadar cinayete kurban giden şiddet gören kadınlarımızın adını mahallemizde yaşatacağız. Sadece 8 Mart’ta değil sadece bir gün değil her zaman değer görmeyi hak eden kadına şiddetin olmadığı kadınların sömürülmediği ve kadınların da erkekler kadar özgür olabildiği bir yıl olmasını temenni ediyorum. Biz burada cinayete kurban giden 35 kadın için fidan dikeceğiz. Özellikle de son zamanlarda cinayete kurban giden kadınlarımızın adlarını ekeceğimiz fidanlara verdik” ifadelerini kullandı.

Ahmet Mücahid Kantarcıoğlu – Hamdin Kılıç

Bayanlar haykırdı: Faturalarımız yüksek, tencerelerimiz boş

Bayanlar haykırdı: Faturalarımız yüksek, tencerelerimiz boş

Bayan Cinayetlerini Durduracağız Platformu Bayan Meclisleri ’nin, ‘Şiddetin gölgesinde yaşamayacağız ’ sloganıyla Eskişehir ’de toplanan kadınlar hayat pahalılığına ve ekonomik krize tepki gösterdi.

“MİLYONLARCA ŞİDDETE UĞRAYAN KADIN VAR”

Tepebaşı ilçesi Ulus Meydanı ’nda, 8 Mart Dünya Bayanlar Günü dolayısıyla bir araya gelen kadınlar, ‘Yoksulluğun pençesinde, şiddetin gölgesinde yaşamayacağiz. Asla yalnız yürümeyeceksin ’ yazılı pankart ve ‘Bayan cinayetlerini durduracağız ’, ‘İstanbul Sözleşmesi ’nden vazgeçmiyoruz ’, ‘Yasakları aşacağız, eşit ve özgür yaşayacağız ’ yazılı dövizler açarak, ‘Bayan cinayetlerini durduracağız ’, ‘Anayasayı yasayı sözleşmeyi uygula ’, ‘Bayan cinayetlerini durdurmak mümkün ’, ‘Zamlar geri alınsın şeklinde slogan attı. Eyleme CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de katıldı.

Bayan Cinayetlerini Durduracağız Platformu Bayan Meclisleri adına konuşan Ayşegül Yüksel, yoksulluğun pençesini tüm halkların sırtında olduğunu söyledi. Erkek şiddetinin hayatlarının her alanında üzerlerine çöken bir gölge olduğunu ifade eden Yüksel, “2021 yılında da kadınlar yine en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürüldü. 2022 yılının bugüne kadar geldiğimiz günlerinde de bu devam etti. Artık kadınlar ‘kolay öldürülebilir ’ görüldüğü için sokak ortasında hiç tanımadığı erkekler tarafından şiddet görebiliyor ya da öldürülebiliyor. Aynı zamanda bugün ülkede milyonlarca işsiz, milyonlarca güvencesiz ve milyonlarca şiddete uğrayan kadın var. Dünyada kapitalizmin daha fazla kar, sermaye ve sömürü hırsı için emperyalistlerin savaşlarında ölümle, yoksullukla burun buruna gelen halklar var. Bu sene dünya kadınlar gününde meydanlarda bunlara karşı mücadele etmeye devam edeceğimizi haykırmak için buluştuk” dedi.

“YOKSULLUĞUN PENÇESİNDE YAŞIYORUZ”

Eşdeğer işe eşit ücret almayan kadınların olduğunu ve ilk işten çıkarılan, güvencesiz, esnek çalıştırılan milyonlarca kadın olduğunu vurgulayan Yüksel, şunları söyledi:

* Patronların çıkarları için hazırlanmış ‘kodlarla ’ hakkını istediği için işten atılan yüzlerce kişi var. Ve her geçen gün sayıları artıyor. Faturalarımız ödeyemeyeceğimiz kadar yüksek, tencerelerimiz boş. Eğitim hayatında sorun yaşayan kız çocukları, baskılanan ve zorluklardan dolayı üniversiteye gidemeyen genç kadınlar var.

* En temel ihtiyaçlara gelen zamlarla birlikte artık yoksulluğun pençesinde yaşıyoruz. Ped, tampon gibi temel ihtiyaçlarımız bunlara ulaşamayan milyonlarca kişi varken lüks tüketim sayılıyor.

* Tüm bunların yanında nafaka hakkımız tartışmaya açılıyor. ‘Süreli nafaka ’ taslağını önümüze getirenler, nafaka fonunu önümüze getiriyor. İyileştirme adı altında haklarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz.

“UMUDUMUZ VAR”

Siyasi iktidar öyle kolayca kazanılmış haklarına el koyamayacağını ve mücadeleleriyle karşılarında olacaklarını sözlerine ekleyen Yüksel şöyle konuştu:

* Tüm bu yaşananlar karşısında bu gidişatı değiştirmek için umudumuz var. Eşit ve özgür yaşamak için bir gün değil her gün mücadele eden kadınlar az değiller. Siyasi iktidarın tüm gerici hamlelerine karşı mücadele eden LGBTİQ+ ’lar hiç de az değiller.

* Ekmek kuyruklarından yağ kuyruğuna girenler az değiller. Bunun karşısında derinleşen yoksulluk karşısında ses çıkaranlar, yoksulluğun sebebini kavrayıp mücadele edenler hiç de az değil. Sefalet zamlarına karşı birleşen, sendikalı olmak için bugün birçok işyerinde mücadele eden emekçiler az değiller.

* Özgürlükler ve gelecekleri için mücadele eden gençler hiç de az değil. Siyasi iktidarın toplumu yoksulluğa terk eden, kadınları şiddetle baş başa bırakan tüm hamlelerini görenler az değiller.

* Önce İstanbul Sözleşmesi şimdi de Medeni Kanun ’dan 6284 ’e kadar tüm haklarımıza saldırabileceklerini farkında olanlar az değiller. Bunun karşısında kazanılmış tüm hakları için meydanları dolduran kadınlar ise hiç az değil. İşte burada ve diğer birçok ilde meydanlardalar. Bizim umudumuz budur.

8 Mart eylemine polis müdahalesi

8 Mart eylemine polis müdahalesi

Sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla kadınlar, 8 Mart Bayanlar Günü öncesinde birçok ilde ‘Yoksulluğun pençesinde, şiddetin gölgesinde yaşamayacağız ’ sloganıyla toplandı.

İstanbul Kadıköy ’de düzenlenen eyleme yüzlerce kadın katıldı. Eylemde savaş karşıtı sloganlar da atıldı.

Kadıköy rıhtımında kurulan platform ve ses düzeneğiyle sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri açıklamalarda bulundu. Öldürülen kadınların isimleri tek tek anons edilirken kadınlar ise ‘Buradayız ’ sloganlarıyla karşılık verdi.

ANKARA ’DA 8 MART EYLEMİNE POLİS MÜDAHALESİ

Yurdun birçok noktasında kadınlar eylemlerini gerçekleştirirken, Ankara ’da Ziya Gökalp Caddesi ’nde Çankaya Belediyesi ’nin önünde düzenlenen eyleme ise polisin müdahale ettiği, birçok kadın eylemcinin gözaltına alındığı öğrenildi.

Yurt genelinde düzenlenen eylemlerde “Gözaltılar derhal serbest bırakılsın” çağrısı yapıldı.

Sayfa 1 of 21 2
  • Akbatı Escort Bayan

    ögretmenimle ilk anal

    Tarafından AÇIK 06 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    ögretmenimle ilk anal Slm arkadaslar bu anımı yozgattan yazıyorum ben 32 yasında yakısıklı oldukca karızmalı bır erkeım bu anım bun dan 2 ay once gerceklestı yozgatta ısmını vermek ıstemedım bı okulda bır oretmen dıkkatımı cektı. Kısa bı arastırma yaptım yanlız yasıyodu bunla tanısmalıydım yanına vardım meraba dedım buyurun dedı usta ben kıvırmayı sewmem harbı cok […]

  • 'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    'Apar topar Londra'ya koşmalarının nedeni işte bu hakikatte yatıyor'

    Tarafından AÇIK 13 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ’nin 7- 8 Şubat 2022 tarihlerinde Londra ’da bankacı ve yatırımcıların üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmesini değerlendirdi. Öztrak, ziyaretin ardındaki sebep için dış finansman ihtiyacına işaret etti. “25 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VAR” Konuyla ilgili sosyal medya hesabından […]

  • Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Neden Cinsellik Yaşayamıyorum

    Tarafından AÇIK 21 Mart 2022 - 0 Yorumlar

    Cinsel birlikteliği bir türlü yaşayamayan çiftlerin gözden kaçırdığı ve aslında çokta basit sebepleri bulunmaktadır. Biraz durup düşündüğünüzde eşinizle bir türlü birliktelik yaşayamamanızın sebebini bulacaksınız. İşte onlardan bazıları. Zamansızlık Özellikle çocuğu olan çiftlerin zamansızlıktan yakındığı sıklıkla olan bir durumdur. Gün boyu iş yerinde çalıştıktan sonra eve gelip çocuklarla ve ev işleri ile ilgilendikten sonra bir anda saatin geç olduğunu ve artık uyumanız gerektiğini […]

  • Tesettürlü Escort

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim Ben normalde işim gereği ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir ilde yaşıyorum. Bu yaşadığım yerde çok uzak olduğundan mecburen senede bir defa ailemin yanına geliyor ve onları görüyorum. Geldiğim zaman bütün kardeşlerim ve özellikle de ailem beni gördüğü için çok sevinir ve çok mutlu olur. Şimdi ben geldiğim zaman bütün yeğenlerim […]

  • Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Azerbaycan Büyükelçisi Mammadov: 'Elleri kana batmış Ermeni siyasetçiler bugün de özgür olarak yaşıyor ve yargılanmıyor'

    Tarafından AÇIK 26 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Ermeni güçlerin, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin yaptığı soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı şehrinde 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk toplam 613 Azerbaycanlı yaşamını yitirdi. Tarihin en kara lekelerinden olan ve Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyan bu acıyı, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Mammadov İhlas Havadis Ajansı’na […]