admin Hakkında

Açıklama

https://vipescortbayantr.org

Üzgünüz, herhangi bir ilan bulunamadı.

Antalya ’da Kumluca Barajı taştı, yapay şelale oluştu

Antalya ’da Kumluca Barajı taştı, yapay şelale oluştu

Kumluca İlçesi Çayiçi Mahalle sınırları içinde bulunan baraj, yağmurların çok yağmasından dolayı tahliye bölümünden taştı. Barajın taşması seyirlik manzara oluşturdu. Vatandaşlar oluşan yapay şelalenin görüntü ve fotoğrafını çekmeye çalıştı. Barajın taşması bu yıl yaz mevsiminde tarımsal alanların susuz kalmayacağı anlamına geldiği için yöre halkı barajın taşmasından çok memnun kaldı.

“72 yaşındayım bu baraj her zaman dolup taşmaz”

Barajın taştığını gören ve manzarayı izlemeye gelen Mehmet Bilen (50), “Bu sene yağışlar bol, bu baraj her sene taşmaz. En az 2 veya 3 sene de bir taşar” dedi. Cemile Karakoyunlu(67), “ Kaç yıl oldu ama hiç taşmadı. Ben 67 yaşındayım, daha bu barajın taştığını hiç görmemiştim. Bu sene taştı. Beydağından aşağı yağan yağmurların suyu bu barajda toplanıyor. Yağmurumuz çok yağdı bu sene maşallah” dedi.

Mustafa Yeşiloğlu (72) ise, “ Yağmur çok yağarsa bu baraj taşar. 72 yaşındayım bu baraj her zaman dolup taşmaz. Yağmurlar bol olunca baraj dolar ve taşar” sözlerine yer verdi.

Ramazan Sarıkayalı

Bu tespihin Türkiye ’de eşi benzeri yok, 9 usta 7 ay çalışarak yaptı

Tespih sanatçısı ve koleksiyoncu Yusuf Ekşioğlu öncülüğünde tasarlanarak Kastamonu’da yapılan tespih görenleri kendine hayran bırakıyor. Tespihin yapılışı, kullanılan malzeme ve ülkenin seçkin ustalarının çalışmasıyla Türkiye’de şu anda tek olmak özelliği taşıyan tespihin yapımına 2021 Temmuz ayında başladı. 9 seçkin usta, 7 ay titizlikle çalıştı. Her bir habbesi 22×27 milimetre olmak üzere sistemi ile birlikte toplam uzunluğu 90 santimetreyi bulan tespih görenleri kendine hayran bıraktı.

“100 yıl sonrada bu tespihi yaparak anılmak istendim”

Uzun zamandır tespihlere ilgi duyduğunu anlatan tespih sanatçısı ve koleksiyoncu Yusuf Ekşioğlu, “6 yıldır kadarda kendime has küçük bir koleksiyon oluşturdum. Gün geçtikçe de bu koleksiyon çoğaldı. Lakin baktığımız zaman ve piyasada ustaların çalışmasını gördüğümde hep standart bir kalıp üzerinden ilerleniyor. Ne yapılabilir diye düşündüm ve böyle bir proje aklıma geldi. Böyle bir tespih ortaya koyarsam bundan 100 yıl sonrada bu eser birinin eline geçtiğinde demek ki 100 yıl öncede böyle bir çalışma yapmışlar diye anılırız diye düşündüm. Bu tespihimizde Türkiye’de ilk defa 5 tespih sanatçısı çalıştı ve bunların hepsi de Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı devlet sanatçısı oluyor. Türkiye’de bu tespihin eşi benzerinin olmadığının en büyük nedeni budur, çünkü Türkiye’de tespih sanatında maksimum görebileceğiniz 2 veya 3’tür ama burada 5 usta bir arada çalışarak bu eseri ortaya koydular” dedi.

“Tespihin yapımında ülkemizin seçkin 9 ustası çalıştı”

Tespihin ahşap muhafaza kutusunun ve şövalye denilen kısmının Kastamonulu ustalar tarafından yapıldığına dikkat çeken Ekşioğlu, “Bilindiği üzere Kastamonu ormanlarıyla ve ahşap sanatıyla ünlü bir ildir. Bizde bu hatırayı ve ahşaptaki ustalığımızı tespihimizde yaşatmak istedik. Tespihimizde kullanılan ağaç cevizin kök kısmından imal ediliyor ve fırınlanmış cevizdir. Ahşap muhafaza kutusunda 3 usta, şövalye kısmında da 1 usta olmak üzere toplam 4 usta çalıştı. Tespih ile birlikte bir bütün olarak ele aldığımızda bu tespihte 9 usta birden çalıştı” diye konuştu.

“Tespihimiz 33 happeden oluşuyor ve 23 ayar kırmızı altınla tezhip yapıldı”

Tespihin Temmuz ayında projelendirilmesine başladıklarını ve AR-GE çalışmalarını yaptıklarını anlatan Yusuf Ekşioğlu, “30 Ağustos tarihinde ise tespihin yapımı için çalışmalara başladık. Türkiye’de bu şekilde bir sunum ile ilk yapılan bir tespih. Tespihimiz 33 happeden oluşuyor. Klasik tarz bir imameye sahip. Üzerinde 23 ayar kırmızı altınla tezhip yapıldı. Tezhip sanatı artık ülkemizde unutulmaya yüz tutmuş sanatlardan bir tanesi. Bu tespihin üzerinde de kullanılan minyatürler ve tezhipler tamamen Selçuklu dönemini anlatıyor. Aynı şekilde tasarımda Selçuklu’yu anlatıyor. İmame takımının birinde Erzurum’da bulunan çifte minareli medresenin minaresinin birebir motifinin imameye işlenmiş halidir. Diğer imamede de aynı şekilde Selçuklu da hayat ağacı olarak bildiğimiz motif birebir imameye yansıtıldı. Kitabe dediğimiz kısımda ise Selçuklu bölgesinde yine birçok yerde kullanılan çift başlı kartal çalışması yapıldı ve 3 boyutlu olarak ağaca nakşedildi. Ortada bulunan imame takımımızda ise Türkiye’de sayılı ustanın yaptığı iç boşaltma sanatı, tespihte yapılıyor bu sanat. Tespih tek parça halinde ahşabın içerisi boşaltılarak yapılıyor ve görüldüğü üzere içerisinde bir tane happe var, normal şartlarda o happenin oraya girmesi imkansız ama Türkiye’deki sanatkar ustalarımız maharetleriyle bu şekilde bir tasarım yaptılar. Tespihimizin muhafaza kutusu cevizdir. Ceviz ahşap sanatında önemli bir yere sahiptir. Aynı şekilde şövalyemizde bir ağacın fosilidir. Yerin altından çıkardığımız bir fosildir” şeklinde konuştu.

“Ülkemizi tespih ve ahşap sanatında daha iyi temsil etmek istiyoruz”

Türkiye’yi tespih ve ahşap sanatında daha iyi temsil etmek istediklerine işaret eden Ekşioğlu, şöyle konuştu: “Gerek tespih sevenler arasında gerek koleksiyoncular arasında gerekse sanat camiasında bir hayli bu tespihimiz ilgi gördü. Nasip olursa yapacağımız daha farklı daha yeni projelerle kendimiz bunların AR-GE çalışmalarını yapmaya başladık. Ülkemizi bu noktada daha iyi temsil etmek istiyoruz hem de sanat alanında Türk gençliğinin neler yapabileceğini göstermek istiyoruz”

Tespihin iyi bir koleksiyonere gitmesini arzu ettiğini söyleyen Ekşioğlu, şunları kaydetti:
“Değerini bilecek birisine gitmesidir. Çünkü bundan 50-60 yıl sonra birisinin eline geçtiğinde sapsağlam bir şekilde burada görmüş olduğunuz gibi kalmasını istiyoruz. İlk eserimiz olduğu için tabii ki biraz daha da aramızda duygusal bağ var. O yüzden değerini bilecek özellikle kıymetini bilecek bir kişiye giderse neden olmasın tabii ki de satmayı düşünebiliriz.”

“Tespihin kutusunu bir ceviz ağacının kök kısmından uyguladık”

Tespihin kutusunu bir ceviz ağacının kök kısmından uyguladıklarını ve şövalyesini de topraktan çıkma bir fosil ağacını tercih ettiklerini belirten Ahşap Ustası Sedat Kütük ise “Kastamonu’da eski ahşaplardan, eski yıkılan evlerin ahşaplarından ve köylerde kurumuş ceviz ağaçlarından ve kurumuş meşe ağaçlarından üretim yapmaktayız. Birde doğadan ahşap fosiller toplamaktayız. Bu tespih çalışmamızda da tespihin kutusunu bir ceviz ağacının kök kısmından uyguladık. Şövalye kısmını da topraktan çıkma bir fosil ağacından uyguladık. Ortaya güzel bir çalışma çıktı diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Vedat Yunus İkizoğlu

Sapanca Gölü ’nden sevindiren haber

Sapanca Gölü ’nden sevindiren haber

Sakarya’nın içme suyu ihtiyacının yüzde 90’ını, Kocaeli’nin ise su ihtiyacının yüzde 15’inin karşılandığı Sapanca Gölü’nde, etkisini gösteren kar yağışının erimesiyle su seviyesi son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. SASKİ tarafından seviye tespit çalışması yapıldı. Yapılan çalışmalar neticesinde gölün kod seviyesi 32.05 metreye ulaştı. Su seviyesinin kritik seviyelere düştüğü zamanlarda karaya oturan kayıklar, suyun yükselmesiyle birlikte göl ile buluştu. Bazı kayıklar ise suyun altında kaldı.

“Kar değil bereket yağdı”

Göl seviyesinin yükselmesiyle kayığının suya battığını belirten Nail Sağlam, “Göl seviyesi yükseldi bizim kayıkta suyun içinde kalmış, onu çıkartmaya geldik. Kar yağışının ermesiyle seviye yükseldi buda bizi mutlu ediyor. Kar değil bereket yağdı” dedi.

“Gözle görülür bir yükselme var”

Gölün doluluk oranını görünce sevindiğini belirten üniversite öğrencisi Cem Kobaş, “Gölün bu kadar yükselmesi çok iyi. Sakaryalı olarak bu durum gurur verici çünkü burası çoğu şehrin içme suyu kaynağı ve bu kadar yüksek olması gayet güzel. Karlar eriyince sular yükseldi, bu da iyi bir şey kaynak çoğaldı. Bu su eskiden sazlıkların yakınındaydı şimdi bayağı ilerilere geldi ve bayağı gözle görülür bir yükselme var. Vatandaşlar olarak şuna dikkat etmeliyiz, sularımızı kirletmeyelim onları koruyalım çünkü o bizim geleceğimiz, o olmazsa biz bir hiçiz” diye konuştu.

Burak Can Tokyürek – Orkun Kaya

Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

Tesettürlü Escort

Yeğenimi gezdirmeye çıkardım. Götünü siktim

Ben normalde işim gereği ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir ilde yaşıyorum. Bu yaşadığım yerde çok uzak olduğundan mecburen senede bir defa ailemin yanına geliyor ve onları görüyorum. Geldiğim zaman bütün kardeşlerim ve özellikle de ailem beni gördüğü için çok sevinir ve çok mutlu olur.

Şimdi ben geldiğim zaman bütün yeğenlerim de beni özlediklerinden paylaşamazlar. En büyük ablamın bir kızı var. Bir kız ama o kadar seksi ve o kadar güzel ki yolda görsem kesinlikle laf atar ve onu yatağımda sikmek için de her şeyimi ortaya koyarım.

Ben seksi bir erkeğim ve en büyük ablamın kızı da bana çekmiş olacak ki çok seksi bir kızdı. Bende 3 yıldır onu görmediğim halde tahmin ediyordum büyüdüğü zaman seksi olacağını ve gerçekten de seksi bir kadın karşımdaydı. Sarıldık öpüştük biraz daha sonra küçüklüğünde ki gibi bacağıma uzandı.

Ben iyice azdım. O yeğenimi mutlaka sikmek istiyordum. En sonunda nasıl sikeceğim konusunda bir plan yaptım. Bir arkadaşımın beni davet ettiğini söyledim. Benimle gelmek isteyip istemediğini sorduğum zaman o da hemen kabul etti.

Zaten çok sıkılıyordum dedi. Bende tamam haydi gidelim dedim. Gittiğimiz zaman biraz eğlendik arkadaşlarımın ona nasıl baktığını fark edince açıkçası çok kıskandığım için akşam yemeğine kalmadan haydi kalkalım dedim. Yeğenim de şaşırdı arkadaşlarım da şaşırdı.

Ama yeğenimle en yakın arkadaşımın özel ilgilenmesine kimse kusura bakmasın ama göz yumamazdım. Yolda giderken yeğenim Dayı neden bir anda kalktık. Ne güzel hazırlık yapıyorduk yemek yiyecektik dedi. Bende ona Murat sana nasıl bakıyordu fark etmedin mi dedim.

Evet fark ettim ama bu her zaman karşılaştığım bir durum ben alışkınım erkekler hep beni elde etmek ister dedi. Bir kahkaha attı. Attığı kahkaha resmen orospu gülüşü gibiydi. Bu yüzden delirdim. Arabayı ters bir yola soktum kimsenin gelmesini ve görmesini istemiyordum.

Bu sırada da söylenmeye başladım. Erkeklere bu şekilde neden davranıyorsun diye azarlıyordum. Annem babam karışmıyor sen bana karışamazsın dedi. Ben daha da sinirlendim ve arabayı çektiğim ıssız yerde hemen acil bir fren yaptım. Bu çok korkmuş gibiydi ben arabadan indim ve onu da kolundan tutup indirdim.

Dayı ne oluyor lütfen diyordu bana ben onu arabaya yasladım ve öpmeye başladım. Önce boynunu öpüyordum. Hiçbir tepki vermiyor bağırmıyor sadece dayı lütfen diyordu. Daha önce kaç kişiye siktirdin çabuk söyle dedim. O da hiç kimseye siktirmedim dedi.

İnanmadım bu kadar azgın yeğen mutlaka birilerine vermiştir diye düşünüyordum. Ben en çok sikimi yalatmayı seviyordum. Hem de bir kadın ağzına alıp saatlerce sikimi yalasa aşırı mutlu olur ve keyiflenirdim. Yeğenime teklif ettim dayının sikini yalamak ister misin dedim.

Hemen önümde diz çöktü ve sikimi yalamaya başladı. Ben ona sokuyordum. Yeğenimde profesyonel bir şekilde yalıyordu. Ama bu yetmiyordu. Yeğenimi domalttım ve amından içeriye soktum. Bana önünün kapalı olduğunu söylerken yalan söylediğini tahmin ediyordum.

Aynen dediğim gibi de oldu. Ben soktukça ne kan geldi ne başka bir şey Ben güzel bir şekilde yeğenimi siktim. Domaldığı için yüzünü göremiyordum ama ben çok arzuladığım için ve çok hızlı siktiğim için domaldığı yerde dizlerim tutmuyor dedi az kalsın düşecekti.

Yeğenim benden önce boşaldı ben de duramadığımdan artık sikimi amından çıkardım ve dışarıya doğru attırdım. Daha sonra hiçbir şey olmamış gibi üzerimizi giyindik ve arabaya atladığımız gibi eve gittik.

Yengemi tatmin etmek görevi bana düştü

Akbatı Escort Bayanlar

Yengemi tatmin etmek görevi bana düştü.

Sizlere bu hikayemi Zonguldak’tan yazıyorum. Ben 22 yaşındayım. Benim hayatımda çok sevdiğim ve çok değer verdiğim bir kadın var. 5 yıldır birlikteyiz ve bir iş bulsam hemen evlilik teklifi yapacağım ama iş bulamadığım için sorun burada başlıyor.

Kız arkadaşımın ailesi sürekli olarak kız arkadaşıma artık yaşının geçtiğini ve evlenmesi konusunda baskı yaptığı için biz bir süre sonra ayrılmak zorunda kaldık. Çünkü benim ailemin durumu hiç iyi değildi. Bu yüzden evlensem bana ve karıma bakamayacaklardı.

Kaçırmayı düşündüm. Ama ona da cesaret edemediğimden ayrıldım. Bu ayrılmamızda en çok da abimin payı olduğu için içten içe de ona karşı kin tutmaya başladım. Mesela onun ayrı evi olsaydı 10 yıldır bizimle aynı oturuyorlar gayet iyi olurdu.

Ama bir türlü abim kendi götünü toparlayıp da bizim evden ayrılmadığı için de ben bu çok sevdiğim kadından ayrılmak zorunda kaldım. Ve başka biriyle evlendiğini duyunca da çok üzüldüm. Çok ağladım ama yapacak başka bir şey yoktu. Rusya da çalışması için abime bir fırsat çıktı.

En çok ben destekledim. Gitsin ve biraz para kazansın. Belki de beni de aldırırdı. Ama abim bir gitti ve bir daha da dönmedi. Yengem 2 yıl geçmesine rağmen hala çocuklarıyla birlikte bizde kalıyorlardı. Yengemin kocasız kalması benim karısız olmam bu durumda ikimiz birlikte olabilir ve birlikte sikişebilirdik.

Ama etik olarak bu durum asla mümkün olmayacak ve asla da istediğim gibi olmayacaktı. Bu şekilde durumlar giderken ben de sonunda iş buldum çalışmaya başladım. Bizimkiler bir gün köye gitmek zorunda kaldı. Evde ben yengem ve çocuklar kaldık.

Biz akşam yemeğini yemeye başladık ve daha sonrasında çocukları yatırdıktan sonra yengemle birazcık sohbet ettik. Sadece havadan sudan konuşuyorduk. Yengem en sonunda abimden şikayet etmeye başladı. Abim sadece para yolluyor onun dışında bizimle ilgilenmiyor dedi.

Bende Rus kadınlarının ne kadar güzel olduğunu kesin bir karı bulmuştur dediğim zaman yengem çıldırır gibi oldu. Artık yenge sende kendi başının çaresine bak bence dedim. Yengem daha da sinirlendi. Odasına gitmek istediği zaman tuttum yengemi ve kendime doğru çektim.

Ne yapıyorsun sen delirdin mi azdın mı karısızlık senin başına vurdu allahından bul deyip bana bir tokat attı. Ben karısız kaldıysam sen de kocasız kaldın hem kocan seni kaç karıyla aldattı senin haberin var mı. Gel benim ol bu gece sik özlemişsindir dedim.

Bana bakakaldı. Olmaz nasıl olur ki dedi. Bende artık olacağını söyledim üzülme sen dedim ve dudaklarına bir buse kondurdum. Biraz çekinmiş olabilir ama ellerimle götünü tuttuğumdan ve öpmeye başladığımdan da yengemin hoşuna gittiğini düşünüyordum.

Ve evet işte yengemde bana karşılık veriyordu. Uzunca bir süre öpüştükten sonra yengem de bende soyunduk. Benim sikim çok büyük değil ama işlevi çok iyi. Uzun zamandır ir karı sikmediğimden ilk sikiş çok çabuk olacağını da zaten biliyordum. Bu yüzden siktiğim zaman karının inleyeceğini ve karının kendinden geçeceğini biliyordum.

Sonuçta yengem de uzun zamandır sikilmiyordu. Aynen de dediğim gibi oldu. Ben sikimi soktuğum zaman hemen boşaldım. Sorun değildi. 10 dakika içinde ikinciye başlayacağımızı biliyordum. Bu süre zarfında yengemin amını yalamaya başladım. Yengem de zaten o sırada boşaldı.

Biz güneş doğana kadar sikişmeye ve yengemi her pozisyonda da sikmeye devam ettim. Benim aldığım aynı zevki yengem de aldı.

Sayfa 40 of 40 1 38 39 40